ID KOD ALANADI prio kmz koordinat il ilce koy iletisimil iletisimilce iletisimkoy yukseklik yuzolcumu dagadi amenajman odun ot yagis notlar sos10 eko10 Gen Herb AgacYas Toprak Explore Research poligon ZONE "2" "ANK01" "Feruz" "2" "ANK_01_Feruz" "40.2333674618,32.463787475" "Ankara" "Ayaş" "Feruz" "(312) 712 10 03" "(312) 736 10 30" "Erdoğan ÇALIŞKAN 0533 360 4255" "1100-1200" "230" "

2006/ Beypazarı/ Güdül/ 366,367,470/ ÇkMab3, Ma3, BM-T/ Toprak Koruma M, Toprak Koruma Çk Ağaçlandırma

2005/ Kızılcahamam/ Kızılcahamam/ 521/ BMBt/ (Harita 2005, Plan 2016) 

 

 

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Kızılcahamam Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Kızılcahamam ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 10.4`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 550 mm. 20 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 78 yağış miktarıyla en fazla yağış Aralık ayında görülmektedir. 20.4 sıcaklıkla Temmuz yılın en sıcak ayıdır. Ocak ayında ortalama sıcaklık -0.4 olup yılın en düşük ortalamasıdır. Yılın en kurak ve en yağışlı ayı arasındaki yağış miktarı: 58 mm Yıl boyunca ortalama sıcaklık 20.8 dolaylarında değişim göstermektedir.

" "

1. S.Uslu`da bahsi geçmiyor. 2. Alan: 230 ha 3. Karadeniz geçiş bölges içinde 4. Izole durumu: 3-5 km civarında orman kütleleri var. 5. Rakım: 1100-1200 m 6. Tür dağılımı: 7. Amenajman planında yer alma durumu:

" "0" "0" "3" "ANK_02" "2" "ANK_02_Memlik" "40.0495567659,32.7328006059" "Ankara" "Yenimahalle" "Memlik" "(312) 315 54 34-35" "(0312) 526 26 26" "İlhan ALGAN 0532 523 2741" "1000-1400" "220" "

2013/ Ankara/ Ankara/ 204-206/ Mbc2,Mbc1,Mab2,BM,BMDy/ Toprak Koruma M Koruya Tahvil

 

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Yenimahalle Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csa olarak adlandırılabilir. Yenimahalle ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 11.5`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 390 mm. 22.2 sıcaklıkla Temmuz yılın en sıcak ayıdır. Ocak ayında ortalama sıcaklık 0.0 olup yılın en düşük ortalamasıdır.

" "

1. S.Uslu`da bahsi geçmiyor. Ama bahsi geçen Güvenç ormanı ile birlikte değerlendirilebilir. 2. Alan: 220 ha 3. Kapalılık: %10`dan fazla 3. Iran-Turan bölgesi 4. Izole durumu: Nispeten izole 5. Rakım: 1000-1400 m 6. Tür dağılımı: 7. Amenajman planında yer alma durumu:

" "0" "0" "4" "ANK_03" "4" "ANK_03_Asagiyurtcu" "32.5090612909,39.8196222389" "Ankara" "Aşağıyurtçu" "1000-1150" "380" "Yok" "1. S.Uslu`da bahsi geçmiyor ama bahsi geçen Dodurga vs orman parçaları ile bağlantılı olabilir.2. Alan: 380 ha3. Kapalılık: %10`dan fazla3. Iran-Turan bölgesi 4. Izole durumu: Nispeten izole 5. Rakım: 1000-1150 m6. Tür dağılımı: 7. Amenajman planında yer alma durumu:" "0" "0" "5" "ANK04" "Yapracık" "1" "ANK_04_Yapracik" "39.8704466714,32.5709090493" "Ankara" "Etimesgut" "Yapracık" "1000-1200" "160" "Meşe Dağı" "

2013 / Ankara / Ankara / 327-328 / Mbc1, Mab2, Ma, BM / Toprak koruma - M koruya tahvil

" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakıODOSOAAçıklama
Crataegus monogynaGeyik dikeni   X Birkaç tane
Crataegus orientalisAlıç  XX Birkaç tane
Jasminum fruticansBoruk  XX  
Populus albaAkkavak   X Dere içi
Prunus sp.Yaban eriği  X   
Prunus spinosaÇakal eriği   X  
Quercus pubescensTüylü meşe   X Hakim tür. Hakim tür dışındaki odunsu türler genelde az.
Rhamnus sp.Cehri   X Birkaç tane
Rosa caninaKuşburnu   X  
Rosa sp.Kuşburnu   X  
Ulmus campestreOva karaağacı   X 1 birey görüldü. 
" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakı ODOSOAAçıklama
Acantholimon sp.Çoban yastığı   X  
Aethionema sp.Taş çanta   X  
Allium sp.Yabani soğan   X  
Anagallis sp.    X  
Anchusa sp.Sığır dili  X   
Astragalus sp.Geven   X  
Centaurea sp.Peygamber çiçeği   X  
Centaurea urvilleiÇoban dikeni  X   
Centaurea virgata   X   
Cichorium sp.Hindiba  X   
Consolida sp.Hazeran  X   
Dianthus spKaranfil   X Beyaz çiçekli
Echinops sp.Kirpi/topuz dikeni  XX  
Echium sp.Engerek otu  X  Genelde görülenden farklı tür
Equinophora sp.Çörtük  X   
Erodium sp.Leylek gagası, dönbaba  X   
Eryngium campestreBoğa dikeni  XX Yaygın
Euphorbia sp.Sütleğen   X 2 tür
Festuca sp.Yumak otu  XX Yaygın
Globularia sp.Küre çiçeği  X   
Malva sp.Ebegümeci  X   
Marrubium sp.Boz ot  XX  
Medicago sp.Yonca   X  
Nepeta sp.Yarpuz   X  
Onopordum sp.Devedikeni  X   
Onosma sp.Emzik otu   X  
Phlomis sp.Çoban çırası/çalpa  XX  
Pilosella sp.Atmaca otu   X  
Plantago sp.Sinir otu   X  
Salvia sp.Adaçayı   X Mor çiçekli
Scabiosa sp.Uyuz otu   X  
Senecio sp.Kanarya otu  X   
Solanum sp.İt üzümü   X  
Stachys sp.Dağ çayı   X  
Teucrium sp.Basurotu/acı yavşan  XX  
Tragopogon sp.Yemlik/tekesakalı  X   
Verbascum sp.Sığırkuyruğu  XX  
Xeranthemum sp.Kağıt çiçeği   X  
 Akrep otu, bambul otu  XX  
 Büyük pıtırak   X  
 Büyük pıtırak benzeri  X  Fotoğrafı çekildi. 
 Kazayağı  X  Kokulu
 Küba çan çiçeği benzeri  X  Fotoğrafı çekildi. 
 Kurşun otu  X   
 Madımak   X  
 Pamuk dikeni   X  
 Pıtırak  X   
 Yabani buğday  X   
" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Yapracık Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger`e göre iklim Csb`dir. Yapracık ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 10.0`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 426 mm. 11 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 56 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir. 20.6 sıcaklıkla Temmuz yılın en sıcak ayıdır. Ocak ayında ortalama sıcaklık -1.4 olup yılın en düşük ortalamasıdır. Yılın en kurak ve en yağışlı ayı arasındaki yağış miktarı: 45 mm Yıl boyunca ortalama sıcaklık 22.0 dolaylarında değişim göstermektedir.

" "

14 Ekim 2017`de arazi inceleme çalışması yapıldı. 


1. S.Uslu`da bahsi geçmiyor. Ama bahsi geçen Dodurga, Şehitali vs. ile birlikte değerlendirilebilir. 2. Alan: 160 ha 3. Kapalılık: %10`dan fazla 3. Iran-Turan bölgesi 4. Izole durumu: Nispeten izole 5. Rakım: 1000-1200 m 6. Tür dağılımı: Meşe, .. 7. Amenajman planında yer alma durumu:

 

 

" "

Web Güncelleme: 24.02.2018

ANK04_Yapracık Köyü

12.02.2018 Tarihli Saha Araştırması

GENİŞLETİLMİŞ RAPOR

1.   Rapor

Kısa Tarihçe ve Genel Bilgiler: ANK04 kodlu ormanın çevresindeki köylerden biri olan, Ankara’nın Etimesgut ilçesine bağlı Yapracık köyü ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Köyün Ankara Ulus’a yaklaşık 25 km, Etimesgut ilçesine 15 km uzaklıkta olduğu belirtilmiştir.

1842-43 yıllarında Hatipoğulları, Kocaoğulları ve Halitoğulları olmak üzere 3 sülalenin (bundan 3 nesil öncesinin) Haymana’nın Yaprakkale köyünden gelerek bu bölgeye yerleştiği bildirilmiştir.

Nüfus: Yapracık köyünün günümüzde yazın 170 hane, kışın 40 hane olup, nüfusunun ise yazın 500, kışın 100 civarında olduğu ve köyde yaş ortalamasının 40 olduğu anlatılmıştır.

Eğitim: Köyde okuma yazma bilmeyen 3-5 kişi olduğu; eskiden beri kız ve erkek çocuklar arasında eğitim anlamında ayrım gözetilmediği ve şu anda okuyan öğrenciler arasında kız sayısının erkeklerden fazla olduğu belirtilmiştir. 15-16 öğrencinin ilkokul ve ortaokul eğitimi, 5-10 öğrencinin ise lise eğitimi için TOKİ Yapracık bölgesine taşımalı sistemle gittiği öğrenilmiştir.

Göç: 1980’lerden sonra iş ve okul sebebiyle 10 hanenin Etimesgut ve Sincan başta olmak üzere Ankara’ya göç ettiği ifade edilmiştir. Son 10 senedir kentten köye göçün olduğu; buraya geri gelip ev yapan yaklaşık 100 hanenin geçici olarak burada kaldığı söylenmiştir. Köy sınırları içinde hepsi villa olmak üzere 9 yapı kooperatifi olduğu ve köyün Yapracık TOKİ’ye sınırı bulunduğu için, yeni yapılan 80 villada yaşayan yaklaşık 170 kişinin ikametgâhının bu köyde olduğu anlatılmıştır.

Örgütlenme: 1999 yılında kurulup 10 sene sonra feshedilen, 2011’de yeniden kurulan bir cami derneği olduğu ifade edilmiştir.

Doğadan Toplanan Bitki ve Mantar: Eski dönemlerde köylünün kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar madımak, çiğdem, kekik, alıç, ahlat, beyaz mantar ve meşe mantarı toplandığı, günümüzde ise hiçbirinin toplanmadığı söylenmiştir.

Hayvancılık ve Hayvan Otlatma Düzeni: 1970’li yıllarda köyde, 1.000 küçükbaş (100 keçi, 900 koyun) ve 170 büyükbaş (kara inek, alaca) olduğu; şu anda 3 aileye ait olmak üzere 700 küçükbaş (50 keçi, 650 koyun) ve 4 kişiye ait 30 büyükbaş (alaca) hayvan bulunduğu belirtilmiştir. Küçükbaş hayvanların kurbanlık, büyükbaşların süt eldesi ve satış için bakıldığı bildirilmiştir. Köyde toplam 15-20 kovan olduğu ve kovanların evlerin önüne konulduğu ifade edilmiştir.

Köyün çevresindeki kentleşme sebebiyle hayvanların boş olan tüm arazilerde otlatıldığı, kar ve soğuk olmadığı sürece büyükbaş ve küçükbaş hayvan otlatmasının devam ettiği söylenmiştir. Büyükbaş için çoban tutulmazken, küçükbaş için Suriyeli ve Afgan çobanların tutulduğu belirtilmiştir.

Ekilebilir Alanlar Dışındaki Arazi Varlığı ve Faydalanma Şekilleri: Köydeki 12 bin dönüm ekim alanının 6 bin dönümünün ekilip geri kalanının nadasa bırakıldığı bildirilmiştir. Bu alanlardan imar geçtiği için tarım toprağı olarak kalan kısımların yok denecek kadar az olduğu ifade edilmiştir. Toprakların %75’inin imar için satıldığı, kalan topraklara arpa ve buğday ekildiği söylenmiştir.

Eskiden var olan geniş çayırlığın ve harman yerlerinin şimdi imar alanı olduğu ve geriye 2 dönüm mera ile küçük bir meşelik alan kaldığı belirtilmiştir. Son senelerde yağışın az olması sebebiyle hayvan otlatılan alanların da verimsiz olduğu bildirilmiştir.

Köyde 10 kişinin emlakçılık yaptığı, dışarıdan da hayli emlakçının olduğu ve arazilerdeki konutların hızla satılmaya devam ettiği; tüm yapıların 1-2 sene içinde satılacağının öngörüldüğü ifade edilmiştir.

Yaban Hayatı ve Avcılık: Köyde tavşan, tilki, kurt, yılan, fare, şahin, kartal, bıldırcın, keklik, göde (güvercin) türlerinin olduğu; tüm türlerin %60 oranında azaldığı, kurt ve bıldırcın türlerinin ise tükendiği belirtilmiştir. Yaban hayatını olumsuz yönde etkileyen sebeplerin ise ilaçlama, şehirleşme ve avcılık olduğu bildirilmiştir. Ağustos ayında dışarıdan avcıların gelerek keklik, bıldırcın ve tavşan avladığı; yaban hayvanlarının, BOTAŞ’ın tel örgüye aldığı yaklaşık 5 bin dönümlük bölgeye kaçarak yaşamını sürdürmeye çalıştığı söylenmiştir. Gelen kaçak avcıların köylü tarafından gerekli yerlere şikayet edildiği fakat geri dönüş alınamadığı belirtilmiştir.

Ormanlarda Eski ve Mevcut Durum: Eskiden meşeliklerin şimdiye nazaran çok daha sık olduğu fakat genişliğinin şimdiki yayılım alanı ile aynı olduğu bildirilmiştir. Ormanlık alanın en fazla 100 dönüm olduğu ifade edilmiştir. Bölgede eskiden anız yakıldığı ve orman alanına hiç yangın sıçramadığı söylenmiştir. Orman alanının ağaçlandırılması için köylünün sözlü ve yazılı talebi olduğu ama geri dönüş alamadığı belirtilmiştir. Hafta sonları ve yazın yoğun olarak gelen piknikçilerin bölgeye çöp bıraktığı, ağaçların dallarını kırıp yaktığı ve belediyenin bölgeden taş alırken meşelere zarar verdiği bildirilmiştir. Mevcut ormanın tel örgüye alınması gerektiği ve hayvanların bölgeye girişinin engellenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Ormanlardan Geçmişte Nasıl Faydalanıldığı: Eskiden beri hayvanların ormanlık alanlarda otlatıldığı söylenmiştir. Eski dönemlerde ormandan mantar toplandığı, pelidin toplanıp koyuna verildiği ve köylü tarafından kestane gibi yendiği belirtilmiştir.

Ormanlardan Günümüzde Nasıl Faydalanıldığı: Ormanlık alanda hayvan otlatması ve dışarıdan gelen ziyaretçiler tarafından piknik yapıldığı bildirilmiştir.

Ormanların Kültürel Boyutu: Eskiden önemsenmeyen aylantus ağacının şimdi bahçelere ekildiği ve sahip çıkıldığı ifade edilmiştir.

Eskiden beri, ağaç kesenin ağız ve yüzünün yamulacağına inanılması sebebiyle ormanlık alandan ağaç kesimi yapılmadığı bildirilmiştir.

Eğitim ve Uygulanan Projeler: 1990-94 yıllarında dikiş-nakış kursu verildiği, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından yardımlar hakkında bilgilendirme için gelenlerin olduğu söylenmiştir.

Yapracık Köyünün Sorunları: Köyün başlıca problemlerinin köyün yakınına kadar ulaşan doğalgaz hattının köylü tarafından kullanılmaması ve altyapının yetersizliği olduğu belirtilmiştir.

2.   Analiz

Araştırma verilerine göre, orman alanının değişmesinin ve bu alanın maruz kalacağı tehlikeleri ekonomik, sosyal, kültürel ve ekolojik yönden açıklamak mümkündür.

Konut için arazi talebi ve inşaat faaliyetleri, hayvan otlatması ve avcılık kalıntı orman alanını ve ekosistemini tehdit etmektedir.

Yapracık köyünün Ankara’ya 25 km, Etimesgut ilçesine 15 km uzaklıkta olması cazibe merkezi olmasını sağlamış, topraklarının büyük bir kısmı imar için satılmış ve yapı kooperatifleri kurularak konutlar inşa edilmiştir. Bu konutların çoğunda yaşamın başladığı, kalanların da bir iki sene içinde satılmasının beklendiği ifade edilmiştir. Bu durumun bölgedeki insan sayısının hızla artmasına neden olarak kalıntı orman üzerindeki insan baskısını artıracağı dikkate alınmalıdır.

Bölgede hızla ilerlemeye devam eden şehirleşme sebebiyle mera alanının yok denecek kadar azaldığı köylü tarafından bildirilmiştir. Mera alanının azalması ile birlikte hayvanlar otlatılmak için ormanlık alana çıkarılmaktadır. Bu da kalıntı orman arazisi üstünde baskı oluşturmaktadır. Bu durum köylülerin eskiden orman alanının daha sık olduğunu söylemelerinden anlaşılmaktadır. Küçükbaş hayvanların orman alanında otlatılması, hem toprağın sertleşmesine ve su geçirgenliğinin azalmasına hem de bitkilerin çıkışının engellenmesine neden olmaktadır. Hayvan otlatmasının kontrollü bir şekilde yapılabilmesi için bölgede yem bitkisi ekimi desteklenmelidir. Otlatma planı ile hayvanların daha sağlıklı beslenip, verimlerin artacağını anlatmalı ve uygulamalar yapılmalıdır.

Ayrıca, şehirleşmenin getirdiği olumsuz koşullar yaban hayatı üzerinde de tehlike arz etmektedir. Bölgede avlanmanın yasak olmasına rağmen kaçak avcılığın yapılması, zaten azalmış olan yaban hayatını tükenme noktasına getirmektedir. Avlanan keklik ve bıldırcın türlerinin yok olmasının köylünün üretimini ciddi anlamda etkilediği; bu hayvanların yok olması ile artan süne ve kımılın tarım alanlarına zarar verdiği; bununla mücadele için köylünün ilaç kullanmak zorunda kaldığı ve sonuç olarak toprağın kirlendiği bilinmektedir. Köylülerin kullanmak zorunda kaldıkları kimyasal miktarı toprağın kalitesini olumsuz etkilemekte ve bu durum toprağın kendini temizleme kapasitesini de düşürmektedir. Bu topraklarda üretilen besinleri kullanan hayvan ve insanların bu kimyasallara maruz kalması sonucu hastalıkların artması gibi olumsuz durumlarla karşılaşılacağı düşünülmeli, bütün bu durumların birbirine bağlantılı olduğu fark edilmelidir. Bu konuda Türkiye’de bir an önce ciddi çalışmalar başlatılmalıdır.

Belediyenin bölgeden taş alırken meşelere zarar vermesi de bu kalıntı orman alanında dikkate alınması gereken bir konudur. Bu durumla ilgili olarak belediye ile iletişime geçilerek bu alanın önemi anlatılmalı ve bu alanın zarar görmeden korunması ve gelecek nesilllere aktarılması için işbirliğine gidilmelidir.

Kalıntı ormanın bugünlere gelebilmesinde önemli bir etkenin de inanç boyutu olduğu anlaşılmaktadır. Köylülerin ağaç kesenin ağız ve yüzünün yamulacağına inanması sebebiyle ormanlık alandan ağaç kesimi yapılmadıkları öğrenilmiştir.

Ankara çevresindeki diğer köylerde olduğu gibi bu bölgede de arazi rantıyla ve şehirle iletişimlerinin artmasıyla kırsal kültürden uzaklaşarak şehirli kültürüne yakınlaşılmıştır. Bunun sonucu olarak kültürel ve sosyal olarak farklılaşmış, üretim toplumundan daha çok tüketim toplumu haline gelmişlerdir.

Orman Bakanlığı başta olmak üzere Valilik, kaymakamlık, ilgili belediyeler, demokratik kitle örgütleri ve o bölgede yaşayan köylüler ve yeni yaşayacaklarla birlikte bu bölge için planlar yapılmalı ve eğitim çalışmaları başlatılmalıdır. Orman alanın korunmasının tek bir boyutunun olmadığı fark edilerek bütüncül bir bakış açısı yaratılmalıdır. Eğer bu önlemler alınmasa kalıntı ormanın kendini toparlamasının zor olduğu görülmektedir.

" "

Ankara`nın Eskişehir yolu çıkışında, yerleşim yerlerinin hemen yanı başında bulunan ANK04 kodlu Yapracık meşe ormanı KD-GB doğrultusunda uzanan bir tepenin ağırlıkta Kuzey ve Kuzeybatı yamaçlarını kaplamaktadır. Hafif meyilli yamaçlardan oluşan uzunca tepeyi G-K yönlü bir dere yatağı ikiye bölmektedir. 

Yaklaşık 1000-1200m yükseltiler arasında bulunan kalıntı ormandaki hakim tür tüylü meşe olup, ormanın çevresi tamamiyle tarım arazileriyle çevrili iken yer yer tarlalar ormanın içlerine de sokulmaktadır. Ormanın içlerinde hala faal olan tarlalar olduğu gibi, eskiden tarla olup terkedildiği anlaşılan yerler de bulunmaktadır. Ormana geçiş zonunu tarlaların yanı sıra sığırkuyruğu, koyun yumağı ve çakır dikeninin hakim olduğu seyrek örtülü bozkır da teşkil etmektedir. Ormanı çevreleyen geçiş zonunda genç meşe sürgünleri üzerinde aşırı otlatma baskısı izleri tespit edildi. Benzer şekilde, orman içindeki meşe gençliği koyun otlatmasından dolayı hep yenmiş durumda ve gençlik gelişimi genel olarak çok zayıf durumda. Ormanın hakim tüylü meşeler ortalama 10-20cm çap, 4-5m boy ve yaş arasında değişmektedir. Ormandaki tüylü meşelerde önemli bir sağlık problemi gözlenmedi. Orman genellikle 1-kapalı (%20 civarı) olup, yer yer meşe ocağı öbekleri bulunmaktadır. Tüylü meşe dışında ormanda diğer odunsu türlerden alıç, geyik dikeni, kuşburnu, çakal eriği, boruk ve karaağaca rastlanmaktadır. Diğer kalıntı ormanlara göre Yapracık ormanındaki odunsu türlerin çeşitliliği ve yoğunluğu az olarak değerlendirilebilir. Orman çevresindeki hakim otsu türler koyun yumağı (Festuca sp.), sığırkuyruğu (Verbascum sp.) ve çakır dikeni (Eryngium campestre) iken, orman içinde bu türlere ilaveten yaygın olarak geven (Astragalus sp.) ve çoban çırası (Phlomis sp.) türleri de gözlenmektedir. Bitki türleri yanı sıra arazi çalışmasında açıklık alanlarda puf mantarı ve meşe altlarında Boletus sp. mantarı gözlendi.  

Ormanın batı tarafında bazı tortul kayaç geçişleri olsa da, alanın genelinde volkanik kayaç yapısı hakim. MTA`nın jeolojik formasyon haritasına göre alandaki formasyon orta-Miyosen yaşlı bazalt olarak belirtilmektedir (http://yerbilimleri.mta.gov.tr/anasayfa.aspx). Toprak numunesi alınan noktada yapılan değerlendirmeye göre, toprak derin, alt tabakalarda kil ve kireç oranı yüksek. Alanda yüzeylenen kayaçlar üzerinde çok fazla liken ve yosunlar görüldü.

Yaban hayatı olarak arazi çalışması sırasında alanda tilki, tavşan, yılan, kertenkele görüldü. Bir yırtıcı kuş dahil çeşitli kuş türleri ve çok fazla karınca yuvası gözlendi.

Alandaki en önemli insan baskısı olarak koyun otlatması öne çıkmaktadır. Meşe gençliğinde ve alt dallarında, boruk gibi diğer odunsu türlerde otlatmanın izleri yoğun şekilde gözlenmektedir. Otlatma dışında arazi sırasında gözlenen çöpler, piknik ateşi yerleri alanın piknik amaçlı olarak yoğun biçimde kullanıldığını gösteriyor. Orman içindeki piknik çöpleri dışında alanda inşaat molozu dökülen çöplük alanlar da bulunmakta. Diğer taraftan ormanı çevreleyen tarım arazileri dışında kimi yerlerde tarlaların orman içine kadar sokulmuş olması, geçmişte tarla için ormanda kesimlerin yapıldığına işaret ediyor. Kimi yerlerde orman içinde açılmış eski tarlalar terkedilmiş durumda. Ayrıca, arazi çalışması sırasında rastlanan fişekler ormanda avcılığın da yoğun olduğunu gösteriyor. 

 

" "
GENEL NOT: Sonbaharda yaprakların dökülmesi başlamış. Ayrıca yapraklarda hastalık belirtileri var. 
#TÜRTANIM
LAYAN
MATERYALBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇSINIRDIŞ
ANK04G01Quercus pubescensADYaprakKBX  122239,8706232,57537Tipik. Sonbahar kuruması başlamış.
ANK04G02Quercus pubescensBAYaprakDX  122839,8690032,57334 
ANK04G03Quercus pubescensBAYaprakBX  122139,8692632,57284Yapraklar kurumaya başlamış.
ANK04G04Quercus pubescensBASürgünBX  121139,8693932,57265Sağlıklı sürgün
ANK04G05Quercus pubescensBASürgünGBX  118439,8684132,57217 
ANK04G06Quercus pubescensBASürgünKBX  117539,8672832,56964 
ANK04G07Quercus pubescensBASürgünK X 116339,8672632,56842Taze sürgün
ANK04G08Quercus pubescensBASürgünKBX  118239,8683032,56486Geniş yapraklı. Yaprakları kurumaya başlamış.
ANK04G09Quercus pubescensMGSürgünKBX  116639,8686532,56189 
ANK04G10Quercus pubescensBASürgünKX  113039,8695532,56687Tarla sınırı
ANK04G11Quercus pubescensYTSürgünBX  118339,8708532,56991 
ANK04G12Quercus pubescensYTSürgünKBX  121339,8710532,57497 
" "
#CİNSBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK04H01Quercus pubescensGBX  118439,8684132,57217 
ANK04H02Quercus pubescensBX  118239,8675232,57057 
ANK04H03Crataegus orientalisKBX  117039,8686132,56168 
ANK04H04Quercus pubescensKBX  123939,8696432,57662Küçük yapraklı
" "
#CİNSÇAP (cm)BOY
(m)
TEPE ÇAPI (m)YAŞBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK04Y01Quercus pubescens185,5 75KBX  122239,8706232,57537 
ANK04Y02Quercus pubescens154,5 90BX  118239,8675232,57057 
" "
#Numune Derinliği (cm)BAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK04T011-5KX  120539,8712032,57543Organik maddece zengin humus altı toprak
ANK04T025-38KX  120539,8712032,57543İkinci en gelişmiş toprak
ANK04T0338-70KX  120539,8712032,57543Kil oranı yüksek, sert. Küçük kireç parçacıkları var.
ANK04T0470-110KX  120539,8712032,57543Ana kaya üstü, çok sert. Kireç birikimi yüksek.
" "1" "1" "1ZQzU0xpCw_8SKtdL0K5K66lYIIQS4TZ0" "B4" "6" "ANK05_" "4" "ANK_05_Guvenc" "40.125281456,32.7385541326" "Ankara" "Kazan" "Güvenç" "(312) 814 10 03" "(0312) 814 53 00/01/02" "Mehmet VURAL 814 28 83" "1000-1400" "4200" "

Var

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Kazan Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Kazan ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 11.0`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 452 mm. 15 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 61 yağış miktarıyla en fazla yağış Aralık ayında görülmektedir. 21.4 sıcaklıkla Temmuz yılın en sıcak ayıdır. Ocak ayında ortalama sıcaklık -0.2 olup yılın en düşük ortalamasıdır. Yılın en kurak ve en yağışlı ayı arasındaki yağış miktarı: 46 mm Yıl boyunca ortalama sıcaklık 21.6 dolaylarında değişim göstermektedir.

" "

1. S.Uslu`da geçiyor: `Nitekim Ankara civarında Güvene köyünde tespit ettiğimiz eskiye ait karaçam ormanı, bugün hemen hemen yok olmuş durumdadır. Halbuki bu ormanlarda eskiden vurulmuş geyik boynuzlarını bugün köy evlerinde görmek mümkündür` 2. Alan: 4200 ha 3. Iran-Turan bölgesi (ama Karadeniz geçiş bölgesine 20 km civarı yakında) 4. Izole durumu: ?? 5. Rakım: 1000-1400 m 6. Tür dağılımı: 7. Amenajman planında yer alma durumu:

" "0" "0" "7" "ANK05" "Memlik" "1" "ANK_05a_Memlik_Ck" "40.0904049726,32.7397415483" "Ankara" "Yenimahalle" "Memlik" "1450m" "0.5" "Beltarla" "

2013 / Ankara / Ankara / 189 / Çkcd1 / Doğa koruma Çk /


ANKARA Orman İşletme Şefliği Fonksiyonel Orman Amenajman Planı (s363) Karaçam Doğayı Koruma Ormanı İşletme Sınıfında: Burada yayılış gösteren ormanlar, genelikle saf Karaçam ve Karaçam’ın asli tür olarak karışım oluşturduğu doğal meşcerelerdir. Plan ünitesinde oldukça az sayılabilecek bir alanda yayılış gösterirler. Bağlum’un kuzeyinde Aktaş Tepe’nin güneydoğusunda ve Memlik köyünde yer alan Karaçam meşcereleri plan ünitesinin geçmiş dönemlerdeki orman varlığıyla ilgili ciddi birer örnektirler. Bu işletme sınıfında yer alan ormanların plan ünitesinin ekolojik şartları dikkate alındığında ekonomik bazdaki getirilerinden ziyade ekolojik getirilerinin önemi bir hayli fazladır. Buralarda amaç bu ormanların varlığının korunması ve arttırılması yönünde olmalıdır. Bu nedenden dolayı ayrı bir işletme sınıfı olarak belirlenmiştir. 

" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakıODOSOAAçıklama
Berberis sp.Kadın tuzluğu/karamuk  xx  
Cotoneaster sp.Dağ muşmulası  xx  
Crataegus orientalisAlıç  xx  
Crataegus sp.    x  
Elaeagnus angustifoliaKuş iğdesi   x  
J. fruticansBoruk   x  
Juniperus oxycedrusKatran ardıcı  xx  
Pinus nigra subsp. pallasianaAnadolu karaçamı  xx  
Prunus divarcataYunus eriği  x   
Prunus spinosaÇakal eriği  x   
Pyrus communisYaban armudu   x  
Pyrus elaeagnifoliaAhlat  xx  
Quercus pubescensTüylü meşe   x  
Quercus sp.    x  
Rosa caninaKuşburnu  xx  
Rosa sp.Kuşburnu   x  
Sorbus umbellataBeyaz yapraklı üvez   x  
Viburnum lantanaTüylü kartopu  xx  
" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakıODOSOAAçıklama
Acantholimon sp.Çoban yastığı  x   
AdonisKeklik gözü/kan damlası  x   
AnchusaSığır dili  xx  
Anthemis sp.Papatya  x   
Artemisia sp.Yavşan x    
Astragalus anthylloidesŞişik geven  x   
Astragalus microcephalusGeven  xx  
Capsella bursa-pastorisÇoban çantası   x  
Carlina sp.Domuz dikeni  x   
Coronilla variaKörigen  xx  
CrepisTüylü kanak   x !!! Emin değiliz.
Cruciata tauricaKırım güzeli  x   
ErodiumLeylek gagası, dönbaba  x   
Euphorbia sp.Sütleğen  x   
Festuca sp.Yumak otu  xx  
Gallium sp.Yoğurt otu  xx  
Globularia sp.Küre çiçeği  xx  
Helianthemum sp.Güneş gülü  x   
Hypericum sp.Kantaron  x   
Iris sp.Süsen  xx  
MenthoNane   x  
moltkia aureaSaeıkesen  x   
Moltkia coeruleaMavikesen  x   
MyosotisUnutmabeni  x   
Onosma sp.Emzik otu  x   
Phlomis sp.Çoban çırası/çalpa  xx  
PotentillaBeşparmak otu  x   
RanunculusDüğün çiçeği  x   
Reseda sp.Muhabbetotu  x   
Salvia sclareaTüylü adaçayı  x   
Salvia sp.Adaçayı  x   
Thymus sp.Kekik  xx  
TragopogonYemlik/tekesakalı  xx  
Verbascum sp.Sığırkuyruğu  xx  
Vinca herbaceaCezayir menekşesi  xx  
Viscum albumÖkse otu  x   
" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Memlik Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Memlik ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 9.5`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 470 mm. 13 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 62 yağış miktarıyla en fazla yağış Aralık ayında görülmektedir. 20.0 sıcaklıkla Temmuz yılın en sıcak ayıdır. Ocak ayında ortalama sıcaklık -1.8 olup yılın en düşük ortalamasıdır. Yılın en kurak ve en yağışlı ayı arasındaki yağış miktarı: 49 mm Yıl boyunca ortalama sıcaklık 21.8 dolaylarında değişim göstermektedir.

" "
Memlik Mahallesi MuhtarıMemlik Mahallesi AzasıOGM İşletme Şefi                
İlhan AlganMuzafferİbrahim Polatlı    

0312 396 9065

0532 523 2741

0543 605 3966056 248 5748    

Ulaşım: Araç ile Memlik içerisinden kuzey yönüne 550m ilerle. Sola dön. 2.7km ilerle, tekrar sola toprak yola dön. Yaklaşık 800m sonra aracı park et. Solda ormanı göreceksin, yaya olarak devam et...


12 Kasım 2016 Arazi inceleme notları: Hobi bahçelerinden Karaçam ormanına çıkılan noktada katran ardıcı (Juniperus oxycedrus) toplulukları yoğunlaşıyor. Katran ardıçları alanın yeniden orman olmaya eğilimli olduğunu göstergesi. Katran ardıçlarının başladığı, mülkiyetin bittiği sınırın koordinatları 40.09297° 32.74311° ve yükseklik 1413 olarak ölçüldü. Ormanın girişinde geçen yıl dikimi yapılan karaçam fidelerinin hiçbirinin kalmayışı da şaşırtıcı bir gözlemdi. Alanda 200 karaçam bireyinin olduğu tahmin edildi. Kalıntı ormanının batısındaki sarp yamaçta çakal eriğinin erozyonu engelleyici önemli etkisi gözlendi. Gözlemlenen kuş türleri: alakarga, karatavuk, keten kuşu, kızıl gerdan. [Rapor/Peren Tuzkaya] Fotoğraflar [İnceleme parkuru]


Bu alan OGM Orman Ağaçları ve Tohum Islah Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından marjinal karaçam ormanları araştırma/uygulama projesi kapsamında değerlendirilmiştir, Alanda bulunan 25 farklı karaçamdan doku örnekleri alınarak genetik analizleri yapılmış, bu analizler mevcut 4 farklı tohum mesceresindeki örneklerle karşılaştırılmıştır. Yine alandan alınan tohum örneklerinden (diğer bölgelerden toplanan örneklerle birlikte) fidanlar yetiştirilmiş, fidanlar Konya Ilgın deneme sahasına aktarılmıştır, gelişimleri gözlem altında tutulmaktadır.


Bağlantılar

Memlik, Yenimahalle - Vikipedi

http://memlik.tr.gg/K-Oe-Y-Ue-M-Ue-Z.htm

" "

Web Güncelleme:23.01.2018

ANK05_Memlik Köyü

16.05.2017 Tarihli Saha Araştırması

GENİŞLETİLMİŞ RAPOR

1.   Rapor

Kısa Tarihçe ve Genel Bilgiler: Ankara’ya uzaklığı 22 km olan Memlik köyü, köylülerin aktardığına göre 700 senelik tarihe sahiptir. Abalı Dedenin 1351 yılında buraya yerleşmesi ile köy kurulduğu, eski adının Memlük olup daha sonra Memlik olarak söylenegeldiği aktarılmıştır. Memlük, Arapça bir kelime olup, birinin malı olan; kul, köle anlamına gelmektedir. Köklerinin Orta Asyadan geldiği söylenmiştir. Köyde Kızılcahamam Sürüler köyünden cami hocası olarak gelip yerleşmiş ve kök salmış bir ailenin olduğu, daha önceki dönemlerde ise bu topraklarda Ermeniler yaşadığı aktarılmıştır. Zaman içinde köy arazilerinin %70’inin köy dışından kişilere satıldığı öğrenilmiştir.

Nüfus: Köyde yaz-kış yaklaşık 256 hane bulunduğu ve nüfusunun 850-900 civarında olduğu söylenmiştir. Yaş ortalaması 35-50 arasında olduğu aktarılmıştır.

Eğitim: Köyde herkesin okuma yazma bildiği ve kız-erkek ayrımı gözetmeksizin çocuklar ve gençler okula gönderildiği ifade edilmiştir. Köyde beş öğretmen ve bir müdürün bulunduğu ilkokulda 78 öğrenci eğitim aldığı söylenmiştir. Ortaokul için Yakacık bölgesine taşımalı okula, lise öğrenimi için Ankara’ya gidildiği anlatılmıştır. Üniversite seviyesi dahil okuyan öğrenciler arasında kızların sayısının erkeklere kıyasla fazla olduğu aktarılarak köyden çıkan yüksek öğretim mezununun 5-10 civarında olduğu söylenmiştir.

Göç: Köyden şehre göç olduğu, yılda ortalama 3-5 ailenin çocuklarının eğitimi için şehre göçtüğü, buna karşılık 3-5 ailenin de emekli olup köye yerleştiği öğrenilmiştir.

Örgütlenme: Köyün bir çok sorununun 1994’te kurulan ve merkezi köyde bulunan Memlik Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından çözüldüğü, ayrıca derneğin köyde yerinin  de olduğu ifade edilmiştir.

Doğadan Toplanan Bitki ve Mantar: Doğadan evlek, kuzu göbeği mantarları ile akgöynek, madımak, övelek ve kuzu kulağı gibi bitkilerin kendi ihtiyaçları için ilkbaharda mayıs ayı içinde toplandığı öğrenilmiştir. Yemişene kürçalgısı denir. Orman alanından ise bitki ve mantar toplanmadığı aktarılmıştır.

Hayvancılık ve Hayvan Otlatma Düzeni: Köyde eskiden 5 küçükbaş sürü (1 sürü 400-450 adet) ile 2 büyükbaş sürünün 20 Mart’ta meraya çıkıp aralık sonunda döndüğü öğrenilmiştir. Köyde şu anda kendi ihtiyaçlarını karşılamak için hayvancılık yapan 2 aile ile Mardin ve Kars illerinden gelen ve besicilik yapan 7 aile bulunduğu kaydedilmiştir.

Ekilebilir Alanlar Dışındaki Arazi Varlığı ve Faydalanma Şekilleri: Köyde çayır ve mera bulunduğu fakat hayvancılık yapılmadığı için merada çevre mahalle ve köylerde hayvancılık yapanlar tarafından otlatma yaptırıldığı ve köylünün de bundan hoşnut olmadığı öğrenilmiştir. Hayvanların otlarken aynı zamanda ekinlere ve Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan fidan dikim alanlarına zarar verdiği söylenmiştir. Köyde ormanlık alan, kavaklık ve söğüt alanlar bulunduğu; kavaklık ve söğütlükten yakacak ve ev yapımında kullanmak amacı ile ağaç kesimi yapıldığı aktarılmıştır. Köyde 2 adet gölet bulunduğu fakat sularının azaldığı ifade edilmiştir. Daha önce Angut kuşları gelirken şimdi gelmemektedir.

Yaban Hayatı ve Avcılık: Yöredeki yabani hayvanların kurt, çakal, tilki, yılan, tavşan, keklik, bıldırcın, akbaba, şahin, kartal yaban domuzu olduğu öğrenilmiştir. Mevcut hayvanların sayısı azalırken, domuz sayısının önceye göre arttığı bildirilmiştir. Köy halkına göre türlerin azalmasının sebebi fazla avlanmaya maruz kalmaları; domuz sayısının artma sebebi ise çakal ve kurtların sayısının azalmasından kaynaklandığı olarak söylenmiştir. Yaban domuzunun sayısını azaltmak ekin zamanı (ağustos ayı) çıkıldığı, kışın da tavşan avına gidildiği aktarılmıştır. Avlanmak için köy halkından ormana çıkanlar olduğu gibi dışarıdan da köy civarına avlanmaya gelen avcılar bulunmaktadır. Avlanma, ekonomik gelir elde etmek amacıyla değil, bireysel ihtiyaçlar için yapılmaktadır.

Ormanlarda Eski ve Mevcut Durum: Köydeki ormanlık alanın karaçam ormanı olduğu ve bu orman 200-300 senelik olduğu öğrenilmiştir. Ormanlık alanın hiç değişmediği, hep aynı olduğunu söylenmiştir. Orman alanında tohum atma olmamaktadır. Orman alanının geliştirilmesi için Orman Müdürlüğüne arazi verildiği ve onların da ağaçlandırma yaptığı aktarılmıştır. Yapılan ağaçlandırma alanlarına çevredeki yerleşim yerlerinden hayvan sürüleri geldiğinden dolayı fidan dikimlerinde başarı sağlanamadığı kaydedilmiştir. Bir kez anız yakmadan dolayı orman alanında yangın olduğu ve köylülerin çabası ile söndürüldüğü anlatılmıştır. Orman idaresi ormana sık gelmemektedir. Orman alanından kimsenin ağaç kesmediği, herkesin burayı kutsal alan olarak gördüğü eklenerek bu alana yönelik hiçbir tehdit bulunmadığı söylenmiştir.

Ormanlık alan için önceden araştırma çalışması yapılmadığı söylenmiştir. Araziye Ankara Üniversitesi’nden, ODTÜ’den ve Maden Teknik Arama Enstitüsü’nden gelenlerin olduğu ancak bunların gelme amaçlarının ne olduğunun köylü tarafından bilinmediği aktarılmıştır.

Ormanlardan Günümüzde Nasıl Faydalanıldığı: Orman kutsal bir alan olduğundan hiçbir şekilde yararlanma olmadığı, bu alandan bitki ve mantar toplanmadığı gibi piknik dahi yapılmadığı ifade edilmiştir. Orman alanının olduğu bölgeye Dede Çamı denildiği ve bu bölgede ulu birinin yattığına inanıldığı anlatılmıştır. Bu bölgeden tek bir çalı dahi götürenin iflah olmayacağına inanılmaktadır. Orman alanının üstünde 7- 10 yıl önce bir mezar çevrildiği; fakat bu mezarın kim tarafından çevrildiğinin bilinmediği söylenmiştir. Orman ile ilgili bir inanışta siğil ile ilgili olduğu, elde çıkan siğiller için Dede Çamının olduğu ormanlık alanda bir dal parçası kırıldığı (ama ayrılmaz) o dal parçası kururken siğillin de kuruduğuna inanıldığı aktarılmıştır.  

Ormanların Kültürel Boyutu: Ormandan ağaç kesen birkaç köylünün iflah olmadığına inanıldığı, bundan dolayı bu bölgede kesinlikle ağaç kesilmediği kaydedilmiştir. Abalı Baba Türbesi’nin yanında bulunan meşe ağaçlarının kutsal ağaç olduğu, bunların 1970’li yıllardan sonra kuruduğu aktarılmıştır. Bir rivayete göre; Abalı Baba, Hacı Bayram-ı Veli ile buluştuklarında sohbet esnasında, gelenlerden biri şöyle der; Ya Mübarek, yerin hoş güzel, havadar fakat gölgeliğin yokmuş. Abalı Baba hemen yerinden kalkıp ocaklarda yanmakta olan üç meşe palamudu ağacını alır, ayrı ayrı yerlere diker ve “pürlen ya mübarek” dediğinde o anda uçları yanmakta olan ağaçlar yemyeşil gölgelikli ağaçlar olurlar, gölgesinde yemeklerini yerler. Türbenin olduğu yerdeki meşelere palamut denmektedir.

Eğitim ve Uygulanan Projeler: Köyde tarım teşkilatından tohum tanıtım eğitimi ve tarla başı eğitimleri yapılmıştır. Şu an aktif bir eğitim projesi uygulaması yoktur.

Memlik Köyünün Sorunları: Köyün en önemli sorununun konumundan dolayı köy ve şehir arasında kalması ve bunun yarattığı sorunlar olarak söylenmiştir. Köylerinin ya köy ya şehir olarak tanımlanması gerektiğini düşündüklerini aktarmışlardır. Ayrıca köyün dernek binası ve taziye evinin olmamasını da eksiklik olarak gördüklerini ifade etmişlerdir.

2.   Analiz

Araştırma verilerine göre, köylünün hiç değişmediği dediği orman alanını ve bu alanın maruz kalacağı tehlikeleri ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden açıklamak mümkündür.

Köyün Ankara’ya 22 km uzaklıkta olması, buranın köy dışından kişiler için cazibe noktası olmasını sağlamıştır. Bundan dolayı köy topraklarının %70 dışarıya satılmıştır. Köyün girişindeki emlak bürolarının çok olması, geri kalan topraklarının da gelecekte satılacağı anlamına gelmektedir diyebiliriz. Bu bölgenin el değiştirmesinin Dede Çamı bölgesinde bulunan orman alanı üzerinde ileriki tarihlerde bir baskı oluşturacağını tahmin etmek zor değildir.

Köyde türbesi olan Abalı Dede ile Dede Çam alanında yatan ulu bir kişi olduğuna inanıldığı için bu orman alanı bugüne kadar korunmuştur. Köyde toprak alan ve yerleşen insanlar tarafından köylülerin o bölgeye ait inançlarına saygı gösterip göstermeyecekleri bilinmemektedir. Şimdiden Dede Çam bölgesindeki kalıntı ormanın etrafında haftasonu evleri yapılmaya başlanmıştır. Kentin genişlemesinin yansımalarını on yıl içinde daha yoğun olarak burada görülecektir. Belediyelerin bu alanları kent ormanı yapma tehlikesi de ayrı bir boyut olarak değerlendirilmelidir.

Köyde hayvancılık yapılmamaktadır. Fakat hayvancılık yapan çevre köylerin Memlik köyünün meralarında hayvan otlattığı, bu hayvanların ağaçlandırma yapılan alanlara da girerek fidanları yediği ve bu arada kalıntı orman bölgesine de girdiği anlaşılmaktadır. Çevre köylerde hayvancılık yapanlarla görüşmeler yapılarak, kalıntı orman bölgesinde otlatma yapmamaları konusunda bilinçlendirilmeli ve yem bitki desteği verilerek kontrollü otlatma yapılması sağlanmalıdır.

Yaban hayatının tükenme noktasına gelmesinin en önemli nedenlerinden biri de avcılıktır. Bölgede kontrolsüzce yapılan yasal ve kaçak avcılık bölgenin yaban hayatının üzerinde büyük tehdit oluşturmaktadır. Bunun önüne geçebilmek için ilgili kurumların bu bölgeleri ava açmadan önce bilimsel araştırma yapmaları önerilmektedir. Her bölgeyi ava açmak gibi bir amaç olmamalı, bu bölgede azalan veya yok olan hayvan türlerinin o bölgeye ne gibi sorunlar oluşturabileceği öngörülmelidir. Buna verilecek en iyi örneklerinden biri de keklik ve bıldırcının yok olmasının tarım alanlarındaki süne ve kımılın çoğalmasına neden olduğunun bilinmesidir.

Köydeki göletlerin sularının azalması ve kuş türlerinin bu bölgeye gelmemesinin nedenleri sağlıklı bir şekilde araştırılıp, sorunların tespit edilip, çözüm üretilmelidir.

Kalıntı orman alanında anız yakılmasından dolayı orman yangını olduğu bilgisi verilmiştir. Orman alanı anız yakılması, piknik yapılması ve çevresindeki oluşan hobi bahçelerinden dolayı yangın riskine açıktır. Bundan dolayı bu bölgede anız yakanlar ile görüşülüp anız yakmalarına sebep olan nedenleri ortadan kaldıracak çalışmalar (anız biçiminin dipten yapılması sağlanarak yakılmasının önüne geçilmesi gibi) yapılmalıdır. Ayrıca piknik yapanlar ve hobi bahçesi sahipleri ile görüşülüp kalıntı orman ve oluşabilecek riskler konusunda bilgilendirilmelidir.

Sonuç olarak, ekonomik, kültürel ve sosyal sebeplerle orman üzerinde insan baskısının artacağı düşünülmekte, bu riskleri azaltabilmek için Valilik, kaymakamlık, ilgili belediyeler, demokratik kitle örgütleri ve o bölgede yaşayan köylüler ve yeni yaşayacaklarla birlikte bu bölge için koruma, planlama ve eğitim çalışmaları başlatılmalıdır.

" "

ANK 05a kodlu Memlik kalıntı ormanı, Güvenç, Sürsefa, Sarıbeyler ile sınırlanan daha geniş bir orman parçasının güney ayağında bulunmaktadır. Memlik köyünün hemen kuzey-batısındaki bu kalıntı orman köylülerce “Dede çam mevkii” olarak anılmakta olup, yaşlı karaçamlardan oluşan bir meşçeredir. Peyzaj olarak saha iki kuru su akarı arasında, ortalama %30 eğimli ve doğu bakılı bir yamaç üzerindedir.

1405-1470 m yükseltileri arasında yer alan kalıntı ormanın doğusu hobi bahçeleri ve bozkır karışımı ile, kuzeybatı sınırı  burçak tarlaları ile ve batı yönü ise tepenin zirvesiyle çevrelenmiş olup, güney sınırında daha bir dik yamaca açılmaktadır.   

Memlik kalıntı ormanı, ortalama 200-250 yaşlarında, 40-60 cm çap ve17-20 metre boya sahip  ve 2-kapalı (%40-70) bir karaçam meşçeresidir (Çkd2). Alınan yaş karotlarına göre, 100 yaşından sonra çap artımının yavaşladığı gözlenmiştir. Orman içinde hakim karaçamın dışında en yaygın görülen diğer odunsu türler katran ardıcı, kadın tuzluğu ve dağ muşmulasıdır. Orman altı örtüsü yoğun biçimde otsu bitkilerle kaplı olup, en yaygın görülen otsu türler yumak, geven, küre çiçeği, iris ve körügendir . Ormanı çevreleyen geçiş zonunda (doğu ve güney sınırlar incelendi) gözlenen hakim odunsu türler katran ardıcı, alıç, ahlat, kuşburnu, dağ muşmulası, tüylü kartopu ve kadın tuzluğu iken; hakim otsu türler ise adaçayı, yoğurtotu, geven, emzik otu, korunga,sığır kuyruğu, cezayir menekşesi, küre çiçeği ve şalpa’dır.

Orman alt sınırında 3-5 m boylarında genç bireylere rastlanmakla birlikte orman içi ve çevresinde doğal gençlik gelişimi çok zayıf olarak değerlendirilebilir. Ormandaki karaçamlar genel olarak sağlıklı olmakla birlikte ökseotu gözlenmiştir. Toprak yapısının uygun görülmesine rağmen gençlik gelişiminin zayıf olması öncelikle yoğun odunsu-otsu bitki örtüsünden dolayı tohumların toprakla buluşma engeline bağlanabilir.  Diğer taraftan, üç çevresinin hobi bahçeleriyle çevrili olması ve büyük baş hayvancılık mandıralarından dolayı Memlik kalıntı ormanında ileri seviyede insan ve hayvan baskısı olduğu değerlendirilebilir. Kalıntı ormanın kuzey sınırında ağaçlandırma çalışması izlerden anlaşılmış ancak tek bir fidan dahi tutmamış olduğu tespit edilmiştir. Ahmet Demirtaş`ın 2014 yılında yaptığı geziden karaçam ağaçlandırması yapıldığı öğrenilmiştir.   

Toprak yapısının (doğu-bakılı) orman içinde ve yakın geçiş zonunda kahverengi orman toprağı olduğu, güney doğuya, hobi bahçelerine doğru ise bozkır toprağına dönüştüğü görülmüştür. Ormanın kuzey sınırında yaşlı bir karaçamın altında yaklaşık 3m uzunluğunda, 2m derinliğinde, tahminen define amaçlı açılan bir çukur tespit edilmiştir. Bu çukurda yapılan toprak incelemesine göre kiltaşı (şist) olarak tahmin edilen anakayanın yaklaşık 60cm`den itibaren başladığı, toprak yapısının killi balçık olduğu gözlenmiştir.

Yaban hayatı olarak sahada birçok noktada tarla faresi izlerine rastlandı ve türü tespit edilemeyen bir yırtıcı kuş gözlendi. İnceleme esnasında herhangi bir mantar türüne rastlanmamakla birlikte Memlik köyünde yapılan görüşmede ormandan mantar toplandığı bilgisi alınmıştır. Güney yönünde bulunan Rıza Baba Türbesi`nin yaklaşık 20 yıl kadar önce ortaya çıktığı köy azası tarafından dile getirilmiştir.

" "
#TÜRTANIM
LAYAN
MATERYALBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇSINIRDIŞ
ANK05aG01Juniperus OxycedrusSürgünD X 145040.0914832.74040Dişi
ANK05aG02Pinus nigraSürgünD X 141140.0907332.74065 
ANK05aG03Juniperus OxycedrusSürgünD X 142140.0900032.74044Dişi
ANK05aG04Pinus nigraSürgünDX  143240.0893832.74023 
ANK05aG05Quercus pubescensSürgünDX  143440.0895332.74007 
ANK05aG06Pinus nigraSürgünDX  144240.0894732.73973 
ANK05aG07Juniperus OxycedrusSürgünDX  144240.0894732.73973Dişi
ANK05aG08Pinus nigraSürgünDX  146040.0899932.73913 
ANK05aG09Juniperus OxycedrusSürgünDX  146040.0899932.73913Dişi
ANK05aG10Pinus nigraSürgünKX  145140.0905832.73946 
ANK05aG11Juniperus OxycedrusSürgünKX  145140.0905832.73946Dişi
" "
#DerinlikBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
cmİÇSINIRDIŞ
ANK05aT0130D X 144440.0894932.73951Yoğun geven popülasyonu var
ANK05aT0240DX  142040.090732.74062 
" "1" "1" "1ycBLB-8iGihj-7nIN_7s5OSIrLg" "A4" "8" "ANK_05B" "2" "ANK_05b_Sursefa_Ck" "40.1547632749,32.7626339232" "Ankara" "Kazan" "Kılıçlar" "(0312) 814 10 03" "(0312) 814 53 00/01/02" "Abdullah KOCABAŞ 816 40 20, 816 40 16" "121" "

2013 / Ankara / Ankara / 91, 98 / Çkcd1, Çkcd3, Çkbc1-e, Çkbc3, Çkc2, BÇk / Doğa koruma Çk, Rekreasyon Çk

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Yenimahalle Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csa olarak adlandırılabilir. Yenimahalle ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 11.5`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 390 mm. 22.2 sıcaklıkla Temmuz yılın en sıcak ayıdır. Ocak ayında ortalama sıcaklık 0.0 olup yılın en düşük ortalamasıdır.

" "

12 Kasım 2016 Arazi gezisi notları: Alan kullanımı ve büyüklüğü bakımında Beynam Kalıntı Ormanı’nı andırıyor. Sürsefa Çamlığı da Beynam Ormanı gibi piknik alanı olarak kullanılıyor. 1 ve 2 kapalı olduğu düşünülen Sürsefa Çamlığı karaçaçam ve karaçamların altında yer yer katran ardıcından ibaret bitki örtüsüne sahip. Karaçamların boniteti düşük. Ağaçların pek çoğu kısa boylu, şişkin gövde ve tepeden basık forma sahip, bu görünümleriyle adeta yaşlı bonzaileri andırıyorlar. Fosil cenneti gibi bir alan olan Sürsefa Çamlığı’nda neredeyse her adımda kabuklulara ait pek çok taş olduğu gözlendi. [Peren Tuzkaya]


 

" "1" "0" "9" "ANK_06" "4" "ANK_06_Samut" "33.1865339392,40.0672123402" "Ankara" "1200-1900" "8000" "1. S.Uslu'da bahsi geçmiyor. 2. Alan: 8000 ha3. Kapalılık: %10'dan fazla3. Iran-Turan bölgesi (Karadeniz geçiş bölgesine 40-50 km mesafede)4. Izole durumu: İdris dağı ormanları ile bağlantılı görünüyor5. Rakım: 1200-1900 m6. Tür dağılımı: Sarıçam, Karaçam, Meşe, ..7. Amenajman planında yer alma durumu: Evet" "0" "0" "10" "ANK06A" "Samut" "1" "ANK_06a_Samut_oz" "40.0889741237,33.1582570276" "Ankara" "Akyurt" "Bozca (Samut)" "(312) 844 14 35" "(0312) 844 10 97" "Mehmet ERCAN 0536 500 7890" "1310-1430" "39,4" "

2010 / Ankara / Çubuk / 730 / BM / Toprak koruma - M (Koruya tahvil) /

" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakıODOSOAAçıklama
Colutea cilicia Patlangaç  XX  
Cotoneaster sp.Dağ muşmulası   X  
Crataegus orientalisAlıç  X   
Crataegus sp.    X 3 çekirdekli, 4 çekirdekli
Elaeagnus sp.İğde  X  Dere içi
Jasminum fruticansBoruk   X  
Prunus divaricataYunus eriği  XX  
Prunus sp.Yabani erik   X Prunus spinosa`dan farklı
Prunus spinosaÇakal eriği   X  
Pyrus elaeagnifoliaAhlat  XX  
Quercus pubescensTüylü meşe   X Hakim tür
Quercus sp.Meşe   X Q. pubescens benzeri
Rhamnus sp.Cehri   X  
Rosa caninaKuşburnu  XX  
Salix albaAksöğüt   X Dere içi
" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakıODOSOAAçıklama
Achillea sp.Civanperçemi  XX  
Alyssum sp.Kuduzotu   X Aethionema da olabilir. 
Anthemis sp.Papatya  X   
Astragalus microcephalusGeven  X   
Astragalus sp.Geven  XX Astragalus microcephalus dışında 2 tür daha var. 
Centaurea virgata   X   
Cichorium sp.Hindiba  XX  
Convolvulus sp.Tarla sarmaşığı  X   
Echinops sp.Kirpi/topuz dikeni  XX  
Echium sp.Engerek otu  X   
Eryngium campestreBoğa dikeni  XX  
Euphorbia sp.Sütleğen  XX  
Festuca sp.Yumak otu  XX  
Hypericum sp.Kantaron   X  
Lactuca sp.Yabani marul  X   
Lotus corniculatusGazel boynuzu   X  
Marrubium sp.Boz ot  XX  
Noaea sp.   X   
Onosma sp.Emzik otu  X   
Phlomis sp.Çoban çırası/çalpa  XX 2 tür
Potentilla sp.Beşparmak otu  X   
Rumex sp.Labada, efelek  X   
Salvia sclareaTüylü adaçayı   X  
Salvia sp.Adaçayı  X   
Sanguisorba sp.Çayır düğmesi  X   
Scabiosa sp.Uyuz otu  X   
Silene sp.Nakıl   X  
Teucrium sp.Basurotu/acı yavşan  X   
Teucrium sp.    X Pembe çiçek açan
Thymus sp.Kekik  X   
Verbascum sp.Sığırkuyruğu  XX  
Vicia sp.Fiğ   X  
 Kirpibaşı  X   
 Madımak  X   
" "

Akyurt şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger`e göre iklim Csb`dir. Akyurt ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 9.9`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 449 mm. 12 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 61 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

13 Ekim 2017`de arazi inceleme çalışması yapıldı.


12 Kasım 2016 Arazi gezisi notları: Akyurt ilçe merkezinden geçip Ankara-Çankırı yolunda ilerlerken Kızık Köyü’ne doğru sağa sapıldı. Kızık Köyü’nden sonra Samut Köyü’ne doğru dar vadi tabanı boyunca ilerlendi. Samut Köy merkezine gelmeden hemen bitişiğinde Quercus pubescens (tüylü meşe) hâkim türünün olduğu kalıntı ormana varıldı. Vadi yamacında güneydoğu bakılı yamaçta konumlanmış olan tüylü meşe ormanında alçak kot 1312 m olarak ölçüldü. Kayaç yapısının feldspat olduğu düşünüldü. Ormanın önünde, yol kenarında etrafı tel örgülerle çevrilmiş ve sedir ağaçlandırmasının yapıldığı mezarlık olduğu gözlendi. Köy merkezinde bir kadınla yapılan sohbetten köy halkının meşeliği yakacak ya da başka bir amaçla kullanmadığı öğrenildi. Samut köy meydanında tabelasının olduğu Quercus ithaburensis subsp. macrolepis (Anadolu Palamut Meşesi) anıt ağacı ziyaret edildi. Ege Bölgesi’nin iç kesimlerinde olması beklenen bu türün Orta Anadolu’da bulunması düşündürücüydü. 

[Rapor/Peren Tuzkaya] [Fotoğraflar]


https://www.facebook.com/Akyurt-Samut-K%C3%B6y%C3%BC-125120114185017/


 Samut ocağı!?

" "

Web Güncelleme:19.01.2018

ANK06a_Samut Köyü

 28.11.2017 Tarihli Saha Araştırması

 GENİŞLETİLMİŞ RAPOR

1.   Rapor

Kısa Tarihçe ve Genel Bilgiler: ANK06a kodlu orman arazisinde bulunan Akyurt ilçesine 9 km uzaklıkta olan Samut köyü ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Samud köyünün kafkas ve abaza kökenli olduğu, yerlileri olan Topallar sülalesinin İstanbul’dan, Dağlı Mehmetler sülalesinin Kızılcahamam’dan, Kel Ahmetler sülalesinin ise Kalecik’ten geldiği aktarılmıştır. Köyün tarihinin pek bilinmediği, önceden bu bölgenin her tarafının ormanlık olduğu ve bunun için buraya yerleşildiği söylenerek kendilerinden önce de bu bölgede yörüklerin yaşadığının anlatıldığı belirtilmiştir.

Nüfus: Köyde yazın 35 hane ve 300 nüfus olduğu, kışın ise 27 hane 240 nüfusa düştükleri ve yaş ortalamasının 55 olduğu öğrenilmiştir.

Eğitim: Köyde 10 yaşlı kadının dışında herkesin okuma yazma bildiği, eskiden ulaşım olmadığı için kız çocuklarının okutulamadığı fakat 1980’den sonra herkesin okula gittiği anlatılmıştır. Şu anda köyde okul olmadığı; ilkokul, ortaokul ve lise olmak üzere toplam 15 öğrencinin taşımacılıkla Akyurt ilçesine gittiği, dışarıda yaşayan 10’na yakın üniversite mezunu olduğu ifade edilmiştir.

Göç: 1970’li yıllarında 70-80 olan hane sayısının 1984’li yıllarında 44’e düştüğü, 1990-1995 yılları arası nüfusun iyice azaldığı ve göç edenlerin daha çok Ankara’ya ve Akyurt ilçesine yerleştiği söylenmiştir.

Örgütlenme: 1991 yılında bir cami derneğinin kurulduğu fakat yürütülemediğinden kapandığı belirtilmiştir.

Doğadan Toplanan Bitki ve Mantar: Doğadan adaçayı, meşe palamudu, ahlat, kuşburnu, karamuk, madımak, evlek mantarı, kekik, mayasır otu, alıç ve muşmula toplandığı, İdris’e kiraz ve vişne aşılandığını, bitkilerin baharda nisan, mayıs ve haziran aylarında toplandığı ve satmak için değil kendi ihtiyaçları için kullanıldığı söylenmiştir.

Hayvancılık ve Hayvan Otlatma Düzeni: Hayvanların nisan ayında meraya çıktığı, kar yağana kadar otlatma yapıldığı söylenmiştir. 1970’li yıllarda 5.000 koyun ve keçi olduğu, şimdi ise küçükbaş hayvanın kalmadığı; 1970’li yıllarda 300 olan büyükbaş hayvan sayısının şimdi 500’e yükseldiği anlatılarak köyün geçim kaynağının büyükbaş hayvancılığı olduğu ifade edilmiştir. Büyükbaşlar için 2 adet Afgan çobanın olduğu, küçükbaş hayvan olmadığından sadece büyükbaş hayvanların köyün etrafından otlatıldığı belirtilmiştir. Eskiden meradaki verimliliğin daha iyi olduğu, hayvanın eti ve sütünün daha lezzetli olduğu söylenmiştir.

Ekilebilir Alanlar Dışındaki Arazi Varlığı ve Faydalanma Şekilleri: Çayır ve meralarının olduğu, meraların 1/3’ünün kaldığı, 2/3’ünün meşelik olduğu söylenmiştir. Bayırda olan toprakların ekilmediği, kavaklık ve söğütün köyde olduğu ama eskiden para etmesine rağmen şimdi kazanç getirmediği için kimsenin uğraşmadığı aktarılmıştır.

Yaban Hayatı ve Avcılık: Köyde domuz, keklik, tavşan, bıldırcın, yılan, kaplumbağa, kirpi, tilki, kurt, leylek, şahin, atmaca, kartal, karga, sansar, porsuk, gelincik, fare olduğu söylenerek 20 yıl önce görülmeyen domuzun artık çoğaldığı, keklik ve bıldırcında azalma olduğu, ala güvercinin ise neslinin tükendiği belirtilmiştir. Diğer hayvanlarda ise  artmanın olduğunun söylendiği kayda geçirilmiştir. Köyde avcıların olduğu, Akyurt ve Ankara’dan da avcıların köye geldiği ve keklik, bıldırcın ve tavşan avladıkları anlatılarak tavşan ve bıldırcının hasat sonrası, kekliğin ise kışın avlandığını söylenmiştir.

Ormanlarda Eski ve Mevcut Durum: 1970’li yıllarda hem ormanın az olduğu, hem de keçi ve koyun otlatması, yakacak ihtiyacı, mezar yapımı, öküzleri engellemek için boyunlarına takacak yapımı gibi sebeplerle kesildiği ifade edilmiştir. Şimdi ise yakacak ihtiyacı olmadığı ve hayvan otlatması bittiği için ormanın hem sıklaştığı, hem de genişlediği ifade edilmiştir. Günümüzde köyün ormandan hiç faydalanmadığı, meşeliğin tel örgüye alınması için müracaat edildiği, tel örgüye alındıktan sonra meşelerin kesim dönemlerinde kesim işinin kendilerinin yapılmasının isteneceği belirtildi. Orman idaresinin meralara ve tapulu yerlere ağaçlandırma (meşe, sedir, karaçam) yaptığı, ormanda yangın olmadığı, dağda çoban ateşinden çalıların yandığı, pikniğin orman içinde değil dere kenarında yapıldığı dolayısıyla ormana hiçbir tehdidin olmadığı söylenmiştir.

Ormanlardan Geçmişte Nasıl Faydalanıldığı: Hayvan otlatıldığı, yakacak ihtiyacının karşılandığı, cenaze için mezara konmak için kesim yapıldığı, öküzleri engellemek için boyunduruk yapma amacıyla kesildiği ve yemek için palamut toplandığı aktarılmıştır.

Ormanlardan Günümüzde Nasıl Faydalanıldığı: Meşeliklerden hiçbir şekilde faydalanmadıkları bundan dolayı da meşelikte genişleme ve sıklaşma olduğu söylenerek yakacak için meşelikte kesim yapılmadığı, burada yatır ve kutsal alanın da olmadığını belirtilmiştir. Köyün içinde ve dağda 2 tane anıt meşe ağacı olduğu, yürüyüş gruplarının ara sıra geldiği söylenmiştir. Yakacak ihtiyacının kavak ve söğüt keserek karşılandığı öğrenilmiştir.

Köylünün sadece kendi ihtiyacı kadar ormandan mantar topladığı, köyün suyunun kendi cazibesi ile dağdan geldiğini ama bu suya belediye saat takıp 2 senedir su parası aldığını, köyde arıcılıkla uğraşan az kişinin toplam 150 kovanının olduğu belirtilmiştir.

Ormanların Kültürel Boyutu: Köyde ve dağda 2 adet anıt meşe ağacı olduğu, köydeki anıt ağacın tescillendiği; inanışa göre dişi ağrıyanların ağaca çivi çaktığında iyileştiğini, elinde siğil çıkanların bu ağaçtan bir dal parçasını kırdığında iyileştiği, sütü kaynatırken bu ağacın kurumuş parçalarının ateşe atıldığında sütün kesilmeyeceğine inanıldığı söylenmiştir.

Eğitim ve Uygulanan Projeler: Köyde uygulanan proje olmadığını, halk eğitimin önceden açtığı el sanatları (dikiş-nakış) kursu ve arıcılık kursu olduğu söylenmiştir.

Köyün Sorunları: Meraların azalması, çoğalan domuz sürüsü, köyde cep telefonlarının çekmemesi ve ormandan kendi cazibesi ile köye gelen suyu para ile satın almaları durumlarının köyün sorunları olduğunu ifade etmişlerdir.

 

2.   Analiz

Köyün hane sayısı 1970’li yıllarında 70-80 hane iken günümüzde 27 haneye düşmüştür. İnsan baskısı, tarımsal ve hayvansal faaliyetler azalması, kalıntı orman üzerindeki baskıyı da azalmıştır. Kalıntı ormanda ve çevresinde toplanan bitkilerin sadece kendi ihtiyaçları kadar ve az kişi tarafından toplanması önemli bir baskı unsuru olarak görülmemektedir. Yine de bilinçli ve kontrollü yapılması için bilgilendirme yapılmalıdır.

1970’li yıllarda 5.000’nin üzerinde küçükbaş ve 300’ün üzerinde büyükbaş hayvan olduğu ve bunların genellikle kalıntı orman bölgesinde otlatıldığı öğrenilmiştir. Günümüzde küçükbaş hayvancılık yapılmamaktadır ve büyükbaş hayvancılık birincil geçim kaynağı haline gelmiştir. Büyükbaş hayvanlar ırk inekleri olduğundan dolayı geniş alanda otlatma yapmaya uygun değillerdir. Daha çok köyün çevresindeki alanlarda otlatma yapılmaktadır. Bundan dolayı kalıntı orman alanında hayvan baskısı tamamen kalkmıştır.

Köyde eskiden yakacak ihtiyacı ormandan karşılandığı günümüzde ise kavaklık ve söğütler para etmediği için bunların yakacak olarak kullanıldığı söylenmiştir. Dolayısıyla kalıntı ormandan yakacak için ağaç kesilmemektedir. Eskiden mezarların içine koymak ve öküzleri engellemek için boyunduruk yapmak gibi amaçlarla gerçekleşen kesim de artık yapılmamaktadır.

Orman idaresinin kalıntı orman içinde ve çevresinde yaptığı veya yapacağı ağaçlandırma çalışmaları dikkatli yapılmalıdır. O bölgeye uygun, hatta o bölgede yaşayan ağaç türlerinden ağaçlandırma yapması, kalıntı ormanın sürekliliği için önemlidir.

Meşeliğin tel örgüye alınması için müracaat edildiği, tel örgüye alındıktan sonra kesim yapılmasını istenileceği söylenmiştir. Bu çalışmaların yapılırken bölgenin sosyal, ekonomik ve ekolojik koşulları değerlendirilmelidir.

Ormanda daha önce de yangın olmadığı öğrenilmiş, piknik yapılmadığı için de kalıntı ormanda yangın riskinin az olduğu düşünülmektedir.

Bölgede en önemli sorun avcılıktır. Hem köyde hem de dışarıdan avcıların olduğu ve yasal veya kaçak avcılığın yapıldığı anlaşılmaktadır. Bunun için ilgili kurumlar ve yöre halkı ile birlikte bölgede yapılan avcılığın kontrol altına alınması gerekmektedir.

1970’li yıllarda azalan kalıntı orman alanının günümüzde hem genişlediği hem de sıklaştığı anlaşılmaktadır.

" "
#TÜRTANIM
LAYAN
MATERYALBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇSINIRDIŞ
ANK06aG01Quercus ithaburensisADYaprakGB  X134940,0842133,16380Köy içi. Anıt meşe >510 yaşında
ANK06aG02Quercus pubescensSUYaprakGB X 140140,0881033,16094 
ANK06aG03Quercus pubescensADYaprakGBX  139840,0877033,16108? Değişik yaprak yapılı. H02
ANK06aG04Quercus pubescensADYaprakGBX  139840,0877033,16108?? İkinci değişik. H03
ANK06aG05Quercus pubescensADYaprakGBX  139840,0877033,16108Normal Q. pubescens. H01
ANK06aG06Quercus pubescensADYaprakGBX  137040,0864033,16077Normal. Y01 ~150 yaş. 
ANK06aG07Quercus pubescensADYaprakGBX  137440,0894633,15888Kurumuş bölgeden
" "
#CİNSBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK06aH01Quercus pubescensGBX  139840,0877033,16108G05
ANK06aH02Quercus pubescensGBX  139840,0877033,16108? Türü farklı olabilir. G03
ANK06aH03Quercus pubescensGBX  139840,0877033,16108G04
ANK06aH04Crataegus sp.BX  138340,0876433,16057 
ANK06aH05Crataegus sp.GB X 140940,0887133,16115 
" "
#CİNSÇAP (cm)BOY
(m)
TEPE ÇAPI (m)YAŞBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK06aY01Quercus pubescens317 150GX  137040,0864033,16077Hakim ağaç. G06
ANK06aY02Quercus pubescens195-6 100GBX  138740,0877633,16059Orta ağaç
" "

13.10.2017 tarihli arazi çalışmasında toprak örneği alınmamıştır.

" "1" "1" "1xTvUXrSgP8A2H7ZiHi5hln2Rz_sLHYb6" "A4" "11" "ANK06B" "Ahmetadil" "1" "ANK_06b_AhmetAdil1" "40.0939846036,33.2273494524" "Ankara" "Akyurt" "Ahmetadil" "1300-1522" "335" "

2013 / Ankara / Elmadağ / 104-105, 137-138 / Mab2, Mab3, Mb1, Mbc1, BM, BM-E /  Toprak korum - M (koruya tahvil) / (ANK06b)

2013 / Ankara / Elmadağ / 259-260, 316-317 / Çsbc2, Çsbc1, ÇsÇkbc2, ÇsÇkbc1, ÇsÇka0, ÇsSBma0, Bma0, ÇsBma0 / Toprak koruma - Çs plantasyon / (ANK06c)

" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakıODOSOAAçıklama
Acer hyrcanumTüylü akçaağaç   X  
Amelanchier rotundifoliaKaragöz  XX  
Berberis crataeginaKaramuk  X   
Berberis vulgarisKadın tuzluğu  X   
Crataegus orientalisAlıç  X  Kırmızı meyve 5 çekirdek. Sarı meyve, meyvede 2-3 yaprakçık var
Crataegus monogynaGeyik dikeni  X   
Colutea cilicia Patlangaç  X   
Cotoneaster nummulariusDağmuşmulası  XX  
Euonymus latifoliusPapaz külahı  X   
Salix albaAksöğüt   X  
Sorbus umbellataBeyaz Yapraklı Kuş Üvezi  X   
Sorbus torminalisAkçaağaç yapraklı üvez  X   
Quercus macrantheraİspir meşesi   X  
Quercus pubescensTüylü meşe   X  
Quercus vulcanicaKasnak meşesi   X Hakim tür
Populus nigraKarakavak   X  
Pyrus elaeagnifoliaAhlat  XX  
Viburnum lantanaTüylü kartopu  XX  
Ligustrum sp. (vulgare)Kurtbağrı   X  
Lonicera etruscaEtrüsk Hanımeli  X   
Malus sylvestrisYaban elma  XX  
Jasminum fruticansBoruk  X   
Prunus cocomiliaDağ eriği   X  
Prunus spinosaÇakal eriği  X   
Prunus mahaleb Mahlep   X  
Rosa caninaKuşburnu  X   
Rosa sp.   X   
Ulmus campestreOva karaağacı   X  
Rubus fruticosusBöğürtlen   X  
" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakıODOSOAAçıklama
Achillea santolinoidesSarı civanperçemi  X   
Achillea sp.Civanperçemi  X   
Aegilops sp.Yabani buğday  X   
Agrimonia eupatoria (MV)Fıtıkotu  X   
Alkanna sp.Havaciva otu  X   
Anagallis arvensis   X   
Anthemis sp.Papatya   X  
Anthemis wiedemanniana Bozkır papatyası  X   
Artemisia sp.Yavşan  X   
Asyneuma lobelioidesKüba çan çiçeği   X  
Astragalus lydius Sipil geveni   X   
Astragalus plumosusGeven * Tavşantopağı  X   
Campanula glomerata    X  
Campanula latifolia Çançiçeği   X Karadeniz yayılışlı ama çok benziyor
Campanula sp.    X  
Capsella bursa-pastorisÇobançantası   X  
Centaurea sp.Peygamber çiçeği   X  
Centaurea virgata   X   
Chenopodium sp.Sirken   X  
Cichorium sp.Hindiba   X Mavi renkli
Convolvulus sp.Tarla sarmaşığı  X   
Cota tinctoria (Anthemis ??)Boyacı   X  
Cousinia sp.Kızandikeni  X   
Crocus ancyrensisAnkara çiğdemi   X  
Cruciata sp.Sarılıkotu  X   
Crocus sp.Çiğdem   X  
Cyanus triumfettiiGökbaş  X   
Cynodon dactylonAyrıkotu   X  
Cynoglossum officinaleKöpekdili   X  
Dianthus calocephalus Karanfil   X  
Dianthus sp.Karanfil   X  
Digitalis lamarckiiYüksük otu  XX  
Digitalis sp.Yüksük otu  XX  
Dipsacus sp.Fesçi tarağı  X   
Echinops sp.Kirpi/topuz dikeni  X   
Echium sp.Engerek otu   X  
Echinaria capitataDolama otu  X   
Eryngium campestreBoğa dikeni  X   
Euphorbia sp.Sütleğen  X  2 tür
Eupatorium cannabinumKuzu pıtırağı   X  
Festuca sp.Yumak otu  X   
Fragaria vescaDağ çileği   X  
Geranium sp.Turna gagası  XX  
Hordeum sp.Yabani arpa  X   
Hypericum sp.Kantaron   X  
Hyoscyamus sp.Banotu  X   
Iris sp.Süsen   X  
Lactuca sp.Yabani marul  X   
Legousia sp.Kadınaynası   X  
Linaria sp.Nevruzotu   X  
Lysimachia verticillaris    X  
Marrubium sp.Boz ot   X  
Matthiola sp.Yabani şebboy   X  
Onopordum sp.Devedikeni  X   
Phlomis sp.    X  
Picnomon sp.Pamukdikeni   X  
Pilosela sp.Atmaca otu   X  
Plantago sp.Sinirotu   X  
Plumbago sp. Kurşunotu   X  
Polygonum sp.Madımak  X   
Potentilla sp.Beşparmak otu   X  
Pteridium aquilinum Eğrelti   X  
Rumex sp.Labada   X  
Salvia cryptantha    X  
Salvia sclareaTüylü adaçayı   X  
Sanguisorba sp.Çayır düğmesi  X   
Scabiosa sp.    X  
Scorzonera sp.Tekesakalı  X   
Scrophularia sp.Sıracaotu   X  
Scutellaria sp.Kaside   X  
Sedum sempervivoidesAl damkoruğu   X  
Sideritis galaticaKırçayı   X  
Stachys annua    X  
Stachys creticaKuduzotu   X  
Teucrium chamaedrysMaya Otu  X   
Thymus sp.Kekik  X   
Trifolium sp.Üçgül   X  
Urtica dioicaIsırgan  XX  
Xeranthemum annuumKağıt çiçeği   X  
Verbascum sp.Sığırkuyruğu  X  2 farklı tür
Vicia craccaDağ fiği   X  
Viola sp.Menekşe   X  
" "

Akyurt şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger`e göre iklim Csb`dir. Akyurt ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 9.9`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 449 mm. 12 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 61 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

11Aralık2016`da keşif gezisi yapıldı, alınan notlar: Uzaktan Ahmedtadil’in fotoğrafını çekebileceğimiz bir noktada durarak Ahmetadil’in kuzey bakısına baktık. Parçalanmış orman kalıntı orman ekosistemleri gördük. Uzaktan görebildiğimiz kadarıyla karaçam, meşe, akçaağaç, karaağaç var. “Gürgen, saçlı meşe olabilir mi acaba” soru olarak kaldı. [Kozayağına doğru döndükten sonra günün en güzel süprizlerinden, sığırcık sürüsüyle karşılaştık, koskaca bir tarlayı kaplamış, cıvıl cıvıllardı.Tüm ekip çok neşelendi, fotoğraf çekmek ve seslerini dinlemek için çok kısa bir mola verdik. AD’den Kozayağını geçince sağa giden yolda anıt cevizler olduğunu öğrendik. Akyurt Park ve Bahçeler Müdürü’nün de buralı olduğunu ve gerektiğinden kendisinden bilgi alabileceğimizi buraya not düşelim. II. Durağımıza doğru ilerlerken yolun solunda kalan Eskiköy’deki kalıntı ardıç ormanına da uzaktan baktık [Çiğdem Önal].

 

https://www.facebook.com/AHMETAD%C4%B0L-K%C3%96Y%C3%9C-TANITIM-SAYFASI-259350563683/

" "

Web Güncelleme: 23.01.2018

ANK06_Ahmetadil_Köyü

07.10.2017 Tarihli Saha Araştırması

GENİŞLETİLMİŞ RAPOR

1.   Rapor

Kısa Tarihçe ve Genel Bilgiler: Ahmetadil köyü Ankara iline 56 km, Akyurt ilçesine 24 km uzaklıktadır. ANK_06b kodlu meşe kalıntı ormanı Ahmetadil köyünün hemen güney-güneybatısındaki yamaçları kaplamaktadır. Ahmetadil köyü muhtarı Ersan Yılmaz ile yaptığımız görüşmede, köyün eski yerleşiminin bugünkü yerinden daha yüksek rakımda olduğu, köyün şimdiki bulunduğu yerin 250-300 yıl önce orman olduğu öğrenilmiştir.

Nüfus: Muhtar’dan alınan bilgiye göre köyün hane sayısı 115, toplam nüfusu ise 350’dir.

Eğitim: Köydeki 30 kadar öğrencinin okula taşımalı sistem ile Kozayağı mahallesine gittiği, köyde okumuşların çoğunun lise terk olduğu ve nadiren üniversite mezunu çıktığı belirtilmiştir.

Göç: Köydeki hayvancılık (besicilik) tesisleri ve iş imkanları nedeniyle köyden dışarı göçün nispeten az sayıda olduğu kaydedilmiştir.

Örgütlenme: Günümüzde faal olmasa da köyde 40-50 üyeli bir kooperatifin olduğu, ayrıca dayanışma derneğinin bulunduğu öğrenilmiştir.

Doğadan Toplanan Bitki ve Mantar: Ormanın hemen çevresindeki geçiş zonunda bolca alıç, ahlat, kuşburnu, armut çalı/ağaçları bulunmasına rağmen sadece kendi ihtiyaçları için toplandığı, gelir amaçlı toplanmadığı belirtilmiştir.

Hayvancılık ve Hayvan Otlatma Düzeni: Ahmetadil köyünün orman köyü olması sayesinde ORKÖY’ün teşviklerinden çokça faydalanıldığı, köyde 20 besicilik tesisi ve 5 arıcılık desteğinin ORKÖY’den sağlandığı vurgulanmıştır. Günümüzde köyde 2.000 civarı büyükbaş hayvan (çoğunluğu besicilik tesislerinde), 1.500-2.000 civarı koyun ve 100 civarı keçinin bulunduğu öğrenilmiştir. Hayvancılığın yoğun biçimde yapıldığı Ahmetadil köyünde orman çevresinde mera alanlarının bol olması nedeniyle orman içinde otlatmaya gerek olmadığı ve yapılmadığı kaydedilmiştir.

Ekilebilir Alanlar Dışındaki Arazi Varlığı ve Faydalanma Şekilleri: Bu konuda bilgi alınmadı.

Yaban Hayatı ve Avcılık: Ormanda yaban hayatı olarak, domuz, tavşan, tilki, çakal, kurt, karaca/ceylan olduğu tahmin edilen bir tür (dışkıları arazi çalışmasında ormanın sık bölümünde gözlendi), kokarca, gelincik, sincap, gelengi türlerinin yaşadığı kaydedilmiştir. Domuzların son zamanda çok arttığı, artık köydeki tarlalarda nohut, mısır gibi ürünlerin domuz baskısı yüzünden yetiştirilemediği belirtilmiştir. Ayrıca ormana keklik salındığı söylenmiştir. Eskiden gözlenen kartalın da artık yaşamadığı belirtilmiştir.

Ormanlarda Eski ve Mevcut Durum: Günümüzde ormandan oldukça aşağı bir yükseltide bulunan köy yerleşiminin çok eskiden orman olduğu aktarılmıştır. Bu bilgiye dayanılarak, ormanın geçmişte daha geniş bir alanı kapladığı anlaşılmaktadır*. Ahmetadil kalıntı ormanının niye günümüze kaldığına ilişkin ise muhtar tarafından eskiden daha fazla olan ormanları insanların keserek tüketemediği görüşü belirtilmiştir. Ormanda günümüzdeki baskı ve faaliyetlere ilişkin, geçen yıl 3 defa yangın çıktığı (tahminen avcı/çoban kaynaklı) söylenmiştir. Bu yangınlara karşı ormanın kenarına/çevresine yol yapılmasının yangına müdahaleyi kolaylaştıracağı önerilmiştir. Meşe kalıntı ormanında OGM tarafından seyreltme yapıldığı, ancak kesim sonrası çıkan kerestenin köylüye dağıtılacağı beklenirken verilmediği söylenmiştir. Mera alanlarını daraltacağı düşüncesiyle ormanda herhangi bir ağaçlandırma istenmediği de vurgulanmıştır.

Ormanlardan Geçmişte Nasıl Faydalanıldığı: Geçmişte, 1970’lerde, nüfusun daha kalabalık (750 civarı) olduğu dönemde toplamda 10.000 civarı hayvanı içeren sürü olduğu ve keçi sürüsünün daha fazla olması nedeniyle ormanın o zamanlarda otlatmaya daha fazla maruz kaldığı anlatılmıştır. Muhtar, dedelerinin zamanında ormandan yaşlı meşelerin ev yapımı için kesildiğini, ayrıca yakacak odun temini ve otlatma için ormanın geçmişte yoğun biçimde kullanıldığını belirtmiştir.

Ormanlardan Günümüzde Nasıl Faydalanıldığı: Günümüzde ormandan nasıl faydalanıldığına ilişkin; orman içinde otlatmanın, yakacak-yapacak kereste teminin artık olmadığı kaydedilmiştir. Ormanın köye katkıları olarak yağmuru bölgeye çektiği, köyün su kaynağının ormandan geldiği fakat su kaynağı bol olsa da bahçelerde aşırı tüketim nedeniyle yetmediği, orman köyü olmaları sayesinde ORKÖY’den hayvancılık ve arıcılık ile ilgili farklı teşviklerin alınabildiği, ormandaki yoğun geven örtüsünün erozyonu önlediği anlatılmıştır. Ormanın bulunduğu arazinin dik yamaçlardan oluşması ve sıklığı nedeniyle piknik amaçlı kullanımın olmadığı, ancak Ankara’nın farklı yerlerinden gezmeye gelenlerin olduğu söylenmiştir.

Ormanların Kültürel Boyutu: Ahmetadil köyünde ormana atfedilen manevi değer olarak Dedekoru dedikleri bir alanın olduğu ve 70-80ha büyüklüğünde olan bu Dedekoru bölgesinden kimsenin kesim yapmadığı kaydedilmiştir. Köyün ormana doğru çıkışında hemen yol kenarında yaşlı ve anıtsal boyutlarda bir mahlep ağacı gözlendi*. Ancak, köylülerin “lüzumsuz ağaç” görerek herhangi bir önem vermediği öğrenilmiştir.

Eğitim ve Uygulanan Projeler: Ahmetadil köyünün orman köyü olması sayesinde ORKÖY’ün teşviklerinden çokça faydalanıldığı, köyde 20 besicilik tesisi ve 5 arıcılık desteğinin ORKÖY’den sağlandığı belirtilmiştir.

Köyün Sorunları: Köyde artan besicilik tesislerinden kaynaklı kirlilik köyün en önemli sorunu olarak dile getirildi.

*Bu cümleler proje sırasındaki gözlemlere dayanmaktadır.

2.   Analiz

Ahmetadil köyü, ORKÖY’ün hayvancılık teşviklerinden faydalanan, özellikle besicilik ve hayvancılığın yoğun biçimde gerçekleştirildiği, nispeten dışarı az göç veren büyükçe (nüfus 350) bir orman köyüdür. Köyün ekonomik gelirinin iyi olduğu değerlendirildiğinde, hayvancılık faaliyetlerinin yakın dönemde azalmadan devam edeceği öngörülebilir. Diğer taraftan, ormanın çevresindeki arazilerin engebeli yapısı ve tarım arazilerinden ziyade ağaçlı bozkır niteliğinde olması nedeniyle otlatma için bolca mera alanı bulunmakta ve yoğun hayvancılığa rağmen ormanın otlatma için kullanılmasına ihtiyaç yaratmamaktadır. Ancak, ormanı sınırlayan bölgede bulunan meşelerde otlatma baskısının izleri belirgin gözükmekte olup, otlatmanın bu şekilde devam etmesi halinde ormanın dışarı doğru genişlemesine engel teşkil edeceği değerlendirilebilir.

Otlatma dışında orman için önemli bir tehdit olarak yangın belirtilmektedir. Köylüler tarafından yangına erken müdahale için ormanın çevresine yolların açılması önerilmekle birlikte yol açılması durumunda piknik vb. etkinliklerin artması ile ormana karşı daha fazla tehdidin ortaya çıkacağı ve yangın çıkma olasılığının da artacağı değerlendirilmelidir. Avcılık da, diğer kalıntı ormanlarda olduğu gibi ilave bir tehdit olup, Ahmetadil ormanının yaban hayatı zenginliği düşünüldüğünde kaçak avcılığa karşı önlemler geliştirilmesi önemlidir.

Arazi çalışması yapılan ANK_06b kodlu alandan geçen D-B yönlü yolun üst tarafında meşelerde OGM tarafından aşırı bakım kesimi yapıldığı ayrıca ağaçların yoğun biçimde su sürgünü verdiği de arazi çalışması sırasında tespit edildi. Ankara civarında farklı meşe türlerini barındıran ve zengin yaban hayatına sahip bir kalıntı orman niteliğindeki Ahmetadil’in korumaya alınması ve bakım kesimlerinin durdurulması önerilmektedir.

" "

ANK_06b kalıntı ormanı Ankara`nın Akyurt ilçesine 24km mesafede bulunan Ahmetadil köyünün (mahallesi) hemen Güney-Güneybatı bitişiğindeki yamaçlarda başlamakta, genelde Kuzey/Kuzeybatı/Kuzeydoğu bakılı yamaçları kaplamaktadır. Kalıntı ormanın bulunduğu arazi genelde yüksek eğimli (40-50°) topoğrafyaya sahip olup, yamaçlar arasında mevsimsel akış gösterdiği anlaşılan dereler bulunmaktadır.

Ahmetadil kalıntı ormanında hakim tür İspir meşesi olmakla birlikte karışık bir meşçere olarak değerlendirilebilir. İçinde yürümesi zor olacak kadar sık olan ormanda meşe türleri yanında çalı türleri de yoğun biçimde gözlenmektedir. Ormana geçiş zonunu çok çeşitli çalı ve ağaççıkların orta sıklıkta bulunduğu ağaçlı bozkır oluşturmaktadır.  Ahmetadil meşe ormanı 1370m yükseltide başlamakta olup, hakim İspir meşesi dışında orman sınırında ve içinde odunsu türler olarak alıç (birden fazla tür), karamuk, kuşburnu, geyik dikeni, ahlat, çakal eriği, yunus eriği, kasnak meşesi, kurtbağrı, beyaz yapraklı üvez, akçaağaç yapraklı üvez, papaz külahı, dağ muşmulası,  karagöz, etrusk hanımeli ve tüylü kartopu türlerine rastlanmaktadır. Ormana geçiş zonundaki hakim otsu türler koyun yumağı, geven, boğa dikeni, sütleğen, çalba ve sığırkuyruğu iken orman içinde yaygın olarak geven, koyun yumağı ve sığırkuyruğu otsu türlerine rastlanmaktadır. Ormanın geçiş zonunda otlatma baskısı nedeniyle meşe türlerinin gençlik gelişimi zayıf olarak değerlendirildi. Orman içinde otlatma izlerine rastlanmaması ve yer yer meşe gençliği gözlenmesine rağmen ormanın sık yapısı nedeniyle gençlik gelişimi için uygun ortam bulunmamaktadır. Diğer taraftan, orman içinde bazı bölgelerde meşelerde kesim gerçekleştirildiği tespit edilmiş olup, kesim yapılan yerlerde meşe sürgünleri yaygın olarak gözlendi. Ahmet adil kalıntı ormanındaki meşeler ortalama  10-20cm (25-30cm örnekler de var) çap, 8-10m (dere içlerinde 12-13m) boy arasında değişmektedir. Arazi çalışması gerçekleştirilen ANK_06b kodlu yamacın orta kesiminden D-B yönünde yol geçmekte olup, yolun alt tarafı 3-kapalı özelliğinde, yolun üst tarafı ise yer yer 1-2 kapalı özelliğindedir. Alandaki ağaçların sağlık durumu genel olarak iyi değerlendirilmekte olup, önemli bir sağlık problemi gözlenmemiştir.

Kayaç yapısı olarak alanda yer yer serpantinli bölgeler gözlendi. Alınan toprak örneğine göre, toprağın kil oranı (ve su tutma kapasitesi) yüksek tespit edildi.

Yaban hayatı olarak arazi çalışması sırasında alanın çevresinde tilki ve orman içinde domuz gözlendi. Ayrıca kuş türlerinden karatavuk, alakarga, yabani güvercin, ve ispinoz gözlendi. Ayrıca orman içinde bir ölü ağaç kütüğünde arı kolonisine rastlandı. Köy muhtarı ile yapılan görüşmeye göre eskiden olan kartal ve keklik artık tükenmiş.

Orman içinde herhangi bir otlatma izine rastlanmadı, ancak ormanı sınırlayan geçiş zonunda otlatma baskısı belirgin olarak gözlendi. Arazi çalışması yapılan ANK_06b kodlu alandan geçen D-B yönlü yolun üst tarafında meşelerde aşırı bakım kesimi yapıldığı, ağaçların yoğun biçimde su sürgünü verdiği tespit edildi. Ormandan faydalanmalar olarak ise, Ahmetadil köyünün içme suyu kaynağının ormandan geldiği, ayrıca köyde arıcılık yapıldığı öğrenildi.

" "
#TÜRTANIM
LAYAN
MATERYALBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇSINIRDIŞ
ANK06bG01Quercus sp.ADSürgünK X 138240,0958033,21577İspir meşesi olabilir. H02 
ANK06bG02Quercus macrantheraADSürgünGX  140140,0952333,21467 
ANK06bG03Quercus macrantheraADSürgünKX  146140,0932433,21382 
ANK06bG04Quercus sp.ADSürgünKX  147240,0945533,21598Kasnak meşesi olabilir. H07
ANK06bG05Quercus macrantheraADSürgünKX  146340,0946733,21930 
ANK06bG06Quercus macrantheraADSürgünKX  142040,0956333,21992 
ANK06bG07Quercus macrantheraADSürgünK X 135640,0967033,21782 
ANK06bG08Quercus pubescensADSürgünD  X129040,1055033,2243 
" "
#CİNSBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK06bH01Rosa sp.K X 1370  Koordinat bilgisi kmz rota kaydında
ANK06bH02Quercus sp.K X 138040,095833,21577İspir meşesi olabilir. G01
ANK06bH03Quercus macrantheraGX  139540,0952333,21467İspir meşesi. G02
ANK06bH04Quercus sp.KBX  143540,0941133,21322İspir meşesi olabilir. 
ANK06bH05Quercus macrantheraKBX  147540,0932333,21256 
ANK06bH06Quercus sp.KBX  147540,0932333,21256İspir meşesinden farklı bir tür olabilir
ANK06bH07Quercus sp.KX  147240,0945533,21598Kasnak meşesi olma olasılığı yüksek
ANK06bH08Quercus macrantheraD  X1290  İspir meşesi
ANK06bH09Quercus sp.D  X1290  İspir meşesi
ANK06bH10Quercus vulcanicaD  X1290  Kasnak meşesi
" "
#ÇEVRE (cm)BOY (m)YAŞCİNSBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK06bY01711170Quercus macrantheraKX  146240,0946333,21995İspir meşesi
ANK06bY0258885Quercus macrantheraKX  144340,0951133,21983İspir meşesi
" "
#Numune Derinliği (cm)BAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK06bT01Ana kayaKX  146840,0945633,2174675-100cm
ANK06bT02A horizonuKX  1468  38-75cm
ANK06bT03B horizonuKX  1468  24-38cm
ANK06bT04C horizonuK   1468  0-24cm
" "1" "1" "1C03yhqmwlgbQWel3xvqiCQUtoW0" "A4" "13" "ANK_07" "4" "ANK_07_İdris_dagi" "33.3435952374,40.0910216537" "Ankara" "800-1500" "7000" "Var" "1. S.Uslu'da bahsi geçmiyor. 2. Alan: 7000 ha3. Kapalılık: %10'dan fazla3. Iran-Turan bölgesi (Karadeniz geçiş bölgesine 40-50 km mesafede)4. Izole durumu:Akyurt ormanları ile bağlantılı görünüyor5. Rakım: 800-1500 m6. Tür dağılımı: Ardıç, Akçağaç, Meşe, ..7. Amenajman planında yer alma durumu: Evet" "0" "0" "14" "ANK_07A" "2" "ANK_07a_İdris_dagi_Eskikoy" "40.1281440852,33.2958197267" "Ankara" "Kalecik" "Eskiköy" "(312) 857 10 12" "(312) 857 10 36 / 857 15 20" "Halil Gümüş 0533 244 01 88" "1205-1220" "5,7" "İdris Dağı" "

2013 / Ankara / Elmadağ / 110 / Arcd1 / Doğayı koruma - Ar işletme /

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Kalecik Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger`e göre iklim Csa`dir. Kalecik ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 12.0`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 398 mm. 11 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 54 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

https://www.facebook.com/Ankara-Kalecik-Eskik%C3%B6y-115206375210266/

http://kalecik.com.tr/moduller.asp?no=18

" "1" "0" "15" "ANK_07B" "2" "ANK_07b_ID_SeyhMahmut1" "40.1010972155,33.3252370181" "Ankara" "Kalecik" "Şeyhmahmut" "(312) 857 10 12" " (312) 857 10 36 / 857 15 20" "Bilal Benli 0541 238 73 75" "900-1070" "216" "İdris Dağı" "

2013 / Ankara / Elmadağ / 113,146-148 / Mb1, Mab2, MArab2, ArMab2, BAr, BM-T / Toprak korum - M (koruya tahvil) /

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Kalecik Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger`e göre iklim Csa`dir. Kalecik ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 12.0`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 398 mm. 11 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 54 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

http://kalecik.com.tr/moduller.asp?no=41

" "0" "0" "16" "ANK07" "İdris Dağı" "1" "ANK_07c_ID_SeyhMahmut2" "40.0809595731,33.309009107" "Ankara" "Kalecik" "Şeyhmahmut" "1270-1600" "60,7" "İdris Dağı" "

2013 / Ankara / Elmadağ / 265 / Dyab2, BDy, BMAr-T / Toprak koruma - M (koruya tahvil)

" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakı ODOSOAAçıklama
Acer campestreOva akçaağacı  XX  
Acer hyrcanumTüylü akçaağaç   X  
Berberis crataeginaKaramuk  XX Geçiş zonunda yaygın
Celtis tournefortiiÇitlenbik X   Tarla kenarı
Colutea cilicia Patlangaç   X  
Corylus avellanaAdi fındık   X  
Corylus colurnaTürk fındığı   X  
Cotoneaster sp.Dağ muşmulası  XX  
Crataegus monogynaGeyik dikeni  XX  
Crataegus orientalisAlıç  XX  
Crataegus sp.    X 5 çekirdekli
Euonymus latifoliaPapaz külahı   X  
Euonymus verrucosaPapaz külahı   X  
Jasminum fruticansBoruk  XX  
Juniperus excelsaBoylu ardıç   X  
Juniperus foetidissimaKokulu ardıç   X  
Juniperus oxycedrusKatran ardıcı   X  
Malus sylvestrisYabani elma  XX  
Prunus divaricataYunus eriği  XX  
Prunus mahalebMahlep   X  
Prunus spinosaÇakal eriği  XX  
Pyrus elaeagnifoliaAhlat  XX  
Quercus macrantheraİspir meşesi   X  
Quercus pubescensTüylü meşe  XX  
Quercus vulcanicaKasnak meşesi   X  
Rosa caninaKuşburnu  XX  
Rosa sp.Kuşburnu   X Bodur
Salix viminalisSepetçi söğüdü   X  
Sorbus torminalisAkçaağaç yapraklı üvez   X  
Sorbus umbellataBeyaz yapraklı üvez   X  
Ulmus glabraDağ karaağacı   X  
Viburnum lantanaTüylü kartopu  XX  
 Süs kızılcığı   X  
" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakı ODOSOAAçıklama
Acantholimon sp.Çoban yastığı   X  
Achillea sp.Civanperçemi  X   
Alhagi sp.    X   
Allium sp.Yabani soğan   X  
Astragalus sp.Geven  XX Yaygın. 3 tür görüldü. 
Campanula sp.Çan çiçeği   X  
Centaurea virgataPeygamber çiçeği  X   
Cichorium sp.Hindiba  X   
Dianthus spKaranfil   X  
Echinops sp.Kirpi/topuz dikeni   X  
Echium sp.Engerek otu  X   
Ephedra majorDeniz üzümü   X  
Eryngium campestreBoğa dikeni  XX Yaygın.
Festuca sp.Yumak otu  XX Geçiş zonunda yaygın
Globularia sp.Küre çiçeği  X   
Morina persicaMerdiven çiçeği   X  
Phlomis sp.Çoban çırası/çalpa  X   
Pilosella sp. Atmaca otu  X   
Pteridium aquilinumKartal eğreltisi   X  
Salvia sp.Adaçayı   X 1-1,5 m boy yapan türü
Sanguisorba sp.Çayır düğmesi  X   
Scabiosa sp.Uyuz otu  X   
Scorzonera sp.    X  
Sedum sp.Kayakoruğu   X  
Sideritis sp.Dağ çayı   X  
Thymus sp.Kekik  XX  
Vicia sp.Fiğ   X  
 Kaya eğreltisi   X  
" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Kalecik Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger`e göre iklim Csa`dir. Kalecik ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 12.0`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 398 mm. 11 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 54 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

Web Güncelleme: 30.01.2018

ANK07d_Gölköy Köyü

05.11.2017 Tarihli Saha Araştırması

GENİŞLETİLMİŞ RAPOR

1.   Rapor

Kısa Tarihçe ve Genel Bilgiler: ANK07d kodlu orman arazisinin bulunduğu yerleşim alanı olan Ankara’nın Kalecik ilçesine bağlı (ilçeye 7 km uzaklıkta) Gölköy sakinleri ile görüşülmüştür.

Köyün adını girişindeki gölden (şimdi çayırlık) ve alt taraftaki Köşşek gölünden aldığı ve değişmeden günümüze kadar geldiği ancak eskiden köyde yaşayan “Gül Hatun” adlı bir kadının adından alındığı söylentisinin olduğu da kaydedilmiştir. Geçmişi hakkında detaylı bilginin olmadığı belirtilen köye Horasan’dan göçenlerin olduğu öğrenilmiştir.

Nüfus: Yaz-kış nüfusu değiştiği söylenen köyde yazın 66, kışın 60 hanenin yaşadığı ve yaklaşık nüfusun 250 olduğu belirtilmiştir. Yaz-kış arasındaki nüfus farkının, emeklilerin köyde ev yapıp Ankara’dan gelip gitmelerinden kaynaklandığı ifade edilmiştir. Eski seçimlerde 210 olan seçmen sayısının 190’a düştüğü, yaş ortalamasının 40 civarı olduğu, 0-25 arası nüfus yaklaşık 50-60 iken 50-80 yaş arası yaklaşık 70 kişi olduğu iletilmiştir.

Eğitim: Köylülerin %95’inden fazlasının okur yazar olduğu (en fazla 4-5 kişinin çok yaşlı olduğu için okuma-yazma bilmediği), köyde 2 sene öncesine kadar aktif olan bir ilkokul bulunduğu ve çocukların ilkokul 4’e kadar burada okuduğu belirtilmiştir. 25-30 ilköğretim ve 10 lise öğrencisinin Kalecik’e taşımacılıkla gittiği, erkek sayısının kızlardan daha fazla olduğu, cinsiyetler arasında okutma ayrımının eskiden de günümüzde de olmadığı, okumaya meyilli olan herkesin okutulduğu ifade edilmiştir.

Üniversite ve yüksekokul mezunu olup köyde yaşayan gençlerin bulunduğu, bunların fen bilgisi öğretmeni, jeoloji mühendisi, ziraat mühendisi olduğu söylenmiştir. Köyde oturup Ankara’da dershaneye giden ve halen üniversite okuyanların da olduğu aktarılmıştır. Örnek olarak Kırıkkale Üniversitesi’nde fen bilgisi öğretmenliği okuyan bir öğrenci olduğundan bahsedilmiştir. Üniversite mezunu olup köy dışında ikamet eden 200’den fazla kişi olduğu, aralarında postane müdürü (Seyit Karataş), gazeteci (Derya Sazak), doktor ve avukat bulunduğu da eklenmiştir.

Göç: 1963-64 yıllarında 450 seçmen, 987 nüfus, 150 hane olduğu; 1973-1980 yılları arasında (arazi insanları doyurmaz hale geldikten sonra) köyden Ankara’ya göçlerin başladığı ifade edilmiştir. Gidenlerin; Dikmen, Önder, Çiğdem, Hasköy, Baraj Mahallesi gibi Ankara’nın birçok yerine dağıldıkları, günümüzde ise daha çok Pursaklar, Üreğir, Sincan ve Saray’da oldukları, mobilyacılık ve devlet memurluğu gibi işlerle uğraştıkları belirtilmiştir. Son yıllarda, köy dışında yaşayan dört-beş kişinin köye geri geldiği ve kendisine ev yaparak burada yaşamaya başladığı aktarılmıştır.

Örgütlenme: 1974 yılında, yem getirme, köylünün ürünlerini satma gibi işler için (şimdiki muhtarın babasının ilgilendiği) bir kooperatif kurulduğu, 8-10 sene aktif çalıştığı, ancak köy halkı arasında çıkan haksızlık dedikoduları yüzünden kapatıldığı ifade edilmiştir. Köylü, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bir toplantısında; ORKÖY olan köylerin destek alması için kooperatif, şirket vb. kurması gerektiğini öğrendikten sonra bu amaçla 2 sene önce bir kalkınma kooperatifi kurmuştur. Bu kooperatifin halen 15-16 üyesi olduğu aktarılmıştır.

Doğadan Toplanan Bitki ve Mantar: Doğadan kişisel ihtiyaç için ilkbaharda ve sonbaharda kekik, mantar (gök göbeği), evlek mantarı (kültür mantarına benzeyen), meşe mantarı (zehirli diye yenmiyor), kuzu göbeği (siyah olan değil, dışı beyaz içi siyah), deli mantar (çok sert olduğu için yenmiyor), kuşburnu, dağ elması, dağ eriği, alıç, yemişen, ahlat, karamık, kekik, böğürtlen (bük), yemlik, kıvşayık, madımak (kadımak), dağ pancarı, ısırgan (yemeği yapılır), toplubaşı (yemeklik, kavrulur), öfelek (yemeklik), at ovazı, dağ fındığı (ayı fındığı-türk fındığı) ve armut gibi meyve (aşılı ve çeşidi çok fazla), bitki ve mantarların toplandığı belirtilmiştir.

Hayvancılık ve Hayvan Otlatma Düzeni: Eskiden 15.000 koyun ve tiftik keçisinin (yarı yarıya) olduğu, 1983’lerde tiftiğin kilosunun 3.100 TL iken, 500 kilosuyla bir traktör alacak kadar iyi para kazanıldığı ancak günümüzde tiftik keçisi yerine kıl keçisi ve çoğu koyun olan 3.000 küçükbaşın kaldığı belirtilmiştir. Eskiden, sayısı 500’e çıkmayan manda ve öküzün yanı sıra 300-350 kara sığırın bulunduğu, şimdi ise 1.000’i buzağı olan 3.000 büyükbaş (Simental, Montofon) ile 300-400 kara sığır olduğu ve hepsinin merada otladığı iletilmiştir. 4 yıl öncesine kadar çoğu kara sığırken melezleşerek Simental’e dönen büyükbaşlar olduğu, çok az Holstein ve Montofon bulunduğu söylenmiştir. Kara sığırın eti sarı olduğundan ucuza satılıyor gerekçesiyle bunları kestikleri söylenmiştir. Büyükbaşların sürü halinde meraya çıktığı, 30 kadar kişinin hayvancılık yaptığı, herkesin kendi hayvanını güttüğü söylenmiştir. Bunun yanında eskiden 2, günümüzde ise 1 Afgan çoban çalıştırdıkları öğrenilmiştir.

Kalecik’in 50 köyü arasından en yoğun hayvancılık yapılan yerin bu köy olduğunu belirten köylüler, hayvanlarını meşelik arazi dâhil her yerde otlattıklarını (30-40 bin dekardan fazla), hatta Şeyhmahmut’un, Yalım’ın, Kayadibi’nin bir kısmında da bu köyün otlattığını aktarmıştır. Köy mahalle olmadan (yaklaşık 10 sene) önce, muhtarın her yıl kışın karlı zamanlarında yolun bir tarafının otlatılmasını yasakladığı anlatılmıştır. 1994’te, Polatlı Kargalı köyüyle kardeş köy çalışmaları kapsamında, köye yabancı profesörlerin geldiği, düzenli otlatma çalışması yapıldığı, yemlik için Macar fiğ, tülü fiğ, koca fiğ getirdikleri aktarılmıştır. Çalışma sonrasında, hayvan girmemesi için kapatılan yere hayvan yayılınca çalışmanın yarım bırakıldığı ifade edilmiştir. Günümüzde düzenli otlatma yapılmadığı belirtilmiştir.

Eskiden yeterli olan meraların büyükbaş sayısındaki artışla birlikte yetersiz hale geldiği söylenmiştir.

Ekilebilir Alanlar Dışındaki Arazi Varlığı ve Faydalanma Şekilleri: Köyde, köylüye sormadan kadastro çalışması yapıldığı ve köylünün meralarının ormana dönüştürüldüğü aktarılmıştır. Bu olay sonrasında köylüler dava açarak (yaklaşık 13-14 milyar TL’lik) haklarını geri kazanmışlardır.

Geçmişte ekilen Macar fiğini hayvanlar yemediği ve nemli ortamda hızlı bozulduğu için yulaf ekmeye geçtikleri anlatılmıştır. Daha önce korunga da ekildiği, korunganın faydalarını bildikleri fakat artık kullanmadıkları da eklenmiştir. 3 bin dönüm tarım arazisi olduğu, yarısının (dağlar dışındaki bölgeler – 1.500 dönüm) nadasa bırakıldığı ifade edilmiştir.

Köyde eskiden kereste olarak satılmak üzere kavaklık ve söğütlük yetiştirildiği, artık yetiştiriciliğin olmadığı, eskiden kalanların ise (ara sıra) yakacak ve odun olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Köy çevresinde 6 tane göl bulunduğu, büyük gölde sürekli su olduğu, heyelan olan bölgenin bataklık olduğu söylenmiştir.

Yaban Hayatı ve Avcılık: Yörede bulunan yabani hayvanlar; kurt, sansar, tilki, tavşan, porsuk, yılan, fare, akrep, kartal, atmaca, leylek, keklik, akbaba, bıldırcın, gök karga, domuz, ceylan benzeri bir hayvan (görülmüş), karaca (görülmüş) ve baykuş olarak sıralanmıştır.

Domuzun eskiden olmadığı, 1995’ten günümüze ise aşırı arttığı; buna karşın atmaca, tilki, kurt, kartal, gök karga ve kekliğin eskiden çok olduğu, günümüzde ise hiç kalmadığı belirtilmiştir. Otomatik tüfekle avcılığın artması, gübre ve ilaçlama hayvanların azalmasının sebebi olarak öne sürülmüştür. Süne ve kımılın bir ara çok olduğu fakat şimdi yok olduğu ifade edilmiştir.

Köylülerin dağda hayvan güderken tek tük tavşan vurması dışında avcılık yapmadığı fakat avlanma için (genelde Ankara’dan) bölgeye yabancı avcıların geldiği, köye bir desteklerinin de bulunmadığı belirtilmiştir. Dışardan gelen avcılar köylüler tarafından şikâyet edildiğinde, Milli Parklardan yetkililerin gelip kontrol yaptığı fakat genelde avcıların ruhsatlı oldukları gerekçesiyle köylü yararına bir sonuç alınamadığı aktarılmıştır. Eskiden Kalecik’in aşağısı ile bu bölgenin her yıl dönüşümlü olarak av sezonuna açıldığı fakat günümüzde alan kısıtlaması olmadan her iki tarafın da açık olduğu, sadece avcı sayısında kısıtlama olduğu iletilmiştir.

Ormanlarda Eski ve Mevcut Durum: Kalıntı ormanda eskiye göre çoğalma olduğu, alanının genişlediği ve içinin sıklaştığı belirtilmiştir. Ormanda saplı ve tüylü meşe, ahlat, katı ağaç (kötü ağaç – çınar yapraklı akçağaç), fındık, çoban çırası, kuşburnu, tavşan elması ve dağ eriği bulunduğu, bu ormandan yalnızca bu köyün faydalandığı hatta civar köylerin ormanlarından da bu köyün faydalandığı ifade edilmiştir. Ormanın, köylerine yağmuru tutarak fayda sağladığını düşündükleri öğrenilmiştir. Ormanı iyileştirmek ve geliştirmek için bir girişimlerinin ve orman kendiliğinden büyüdüğü için ağaçlandırma taleplerinin olmadığı ve orman dışında bir arazide ağaçlandırma çalışmaları yapmadıkları söylenmiştir. Meralarda yangın çıktığı fakat orman bölgesinde hiç yangın olmadığı, anız yakmadıkları aktarılmıştır.

Orman İdaresi’nin ya da bekçilerinin ormana gelip-gittiği, köye gelen avcılarla ilgili bilgi almak için köye de uğradıkları aktarılmıştır.

Köylüler, ormandan ağaç kesilmesine izin vermeyeceklerini belirtmiştir. Ormanın iyileştirilmesi için otlatmanın ayarlanması gerektiğini düşünen köylüler, ormana yönelik en büyük tehdidin yangın ve kesilme olabileceğini belirtmişlerdir. Köydeki insanların bu husustaki hassasiyetlerini belirtmek adına kendi tarlalarındaki meşeyi dahi kesmediklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca ormanın yakınlarında 1994 ya da 1998’de 1 sene boyunca çalıştırılan ve 500 ton krom çıkarılan krom madeni bulunduğu öğrenilmiştir.

Ormanla ilgili bir araştırma yapıldıysa dahi bilmedikleri, set yapmak için bir şirketin geldiği, 10-15 yerden numune aldığı, “derelere bent yapın, çok dik yerlere dal dikin” dendiği fakat dere genişliğinin 6 m’den fazla olması nedeniyle uygulanmadığı ifade edilmiştir.

Ormanlardan Geçmişte Nasıl Faydalanıldığı: Köyde eskiden bulunan 2-3 köy odasına sonbaharda ormandan kötülerinden birkaç odun alındığı, baharda da köyün bekçisinin (büyükşehir yasası çıktıktan sonra uygulama kaldırılmış) yaş dalların toplanmasına izin vermediği için kadınların kuru dalları topladığı aktarılarak bekçinin yaylalara odun götürenleri de kontrol ettiği ve ceza kesme yetkisinin olduğu belirtilmiştir. Ormandan hayvanlar için geven toplandığı ve halen ormanda fazlaca geven bulunduğu da eklenmiştir. Ormandan bitki ve mantar toplanarak da faydalanıldığı söylenmiş, “hayvanlar her yerde otluyor, bildik bileli otlatma oluyor” denmiştir. Ev yapma gibi amaçlarla ağaç kesilmediği de belirtilmiştir.

Ormanlardan Günümüzde Nasıl Faydalanıldığı: Ormandan ticari amaçlarla faydalanılmadığı, kişisel kullanım için bitki toplandığı, meşeliklerin bölgesinden sulama suyu geldiği, köyün suyunun dağdan geldiği belirtilmiştir. Erozyon olan bölgelerin bulunduğu, köyün alt tarafının heyelan bölgesi olduğu ifade edilmiştir.

Köyde arıcılık yapanların olduğu, yılda toplam 150-200 kovan çıktığı, kovanların genelde köyün altında kalan bölgeye, kırlara koyulduğu, yıla bağlı olarak çiçek bol olursa verimin arttığı belirtilmiştir. Elde edilen balın çoğunluğunun köylü tarafından kullanıldığı, artanının kilosunun 40-50 TL’ye satıldığı ifade edilmiştir.

Ormandan günümüzde yakmak için odun, hayvanlar için ot,dal toplanmadığı, fakat ormanda hayvan otlatıldığı, orman içine olmasa da etrafa piknik için gelenlerin olduğu aktarılmıştır. Ormanda yatır olmadığı, manevi bir değer taşımadığı, eskiden yağmur duası için dağa çıktıkları, fakat günümüzde köy konağından ileriye gitmedikleri, yağmur duasını da köyde yaptıkları ifade edilmiştir. İdris Dağı’nda mağaraların bulunduğu, ormana yürüyüşe gelenlerin olduğu söylenmiştir.

Ormanların Kültürel Boyutu: Köyde ormanla ilgili şarkı, hikâye, türkü olmadığı; 2-3 kişinin anca kucaklayabildiği, dede pelit denilen yaşlı bir meşe ağacı olduğu ve artık kuruduğu, fakat eskiden çaput bağlandığı, nal çakıldığı, çocuğu olmayanlar ya da sütten kesilenlerin odun getirip altında yaktığı, “dede çarpar” diye kimsenin ormandan odun yakmadığı anlatılmıştır. Bazı yaşlı ağaçların kökünden devrildiği ifade edilmiştir.

Eskiden ağaçların para ettiği, geçimini odunculuktan sağlayanların olduğu, kömür ve elektrik olmadığı için köylülerin ağaçları koruyup kolladığı fakat şimdi para etmediği için sahiplenilmediği söylenmiştir.

Eğitim ve Uygulanan Projeler: Köyde geçmişte halk eğitim tarafından sürekli dikiş nakış kursu verildiği, başka kurs olmadığı; günümüzde uygulanan bir proje olmadığı, köyün ORKÖY olduğu ve 15 kişinin güneş enerjisi sistemlerini kurdurarak ORKÖY’den faydalandığı belirtilmiştir.

Gölköy Köyünün Sorunları: Görüşmeye katılanlar köyün sorunları sorulduğunda, hayvan atığı bertarafı ve evlenme probleminin yanı sıra en önemli üç sorunları ve istekleri arasında ilk olarak ahır yeri belirleme ve sistemli bir ahır yapmak istediklerini belirtmişlerdir. Bir diğer önemli sorun olarak heyelandan dolayı köyün yerinin değiştirilmesi gerektiğini, sıralarını beklediklerini aktarmışlardır. Son olarak ise kanalizasyonun dereye akmasının köy için sorun yarattığını ifade etmişler, bu sorunu Ankara Büyükşehir Belediyesinin kırsal kalkınmasının çözebileceğini düşündüklerini iletmişlerdir.

2.   Analiz

Araştırma verilerine göre, orman alanının değişmesini ve bu alanın maruz kalacağı tehlikeleri ekonomik, sosyal, kültürel ve ekolojik yönden açıklamak mümkündür.

Köyde nüfusun azalması ile birlikte ekonomik faaliyetlerde azalmalar olmuştur. Köyden kente göçlerin yoğunlaşması sonrası büyük kentlere göçen kişilerin, köyleri ile iletişim içinde olması ve köydeki kişileri etkilemesi, köyde yaşayanların da doğaya bakış açılarını geliştirmelerini ve değiştirmelerini sağlamıştır.

Gölköy eskiden küçükbaş hayvancılığın (koyun, tiftik keçisi) yoğun yapıldığı, şimdilerde ise bu sayının azaldığı, az sayıda kıl keçisi ve koyundan oluşan küçükbaş hayvancılık yapıldığı bir köydür. Bundan dolayı meralarda ve kalıntı orman alanında küçükbaş hayvan baskısı azalmıştır. Eskiden yerli ırk olan kara sığırla büyükbaş hayvancılık yapılmakta ve bunlar mera ve kalıntı ormanda otlatılmakta iken günümüzde büyükbaş hayvanların ırkları değiştirilerek daha çok Simental ırkına dönüştürülmüştür. Bu ırk hayvanları, uzun mesafe otlatmaya gidemediklerinden uzak mesafedeki mera ve kalıntı orman alanında büyükbaş hayvan baskısı kalmamış; fakat köyün yakın çevresindeki mera ve kalıntı orman alanında bu baskı artmıştır. Gölköy’de hem hayvancılığın gelişmesi hem de mera ve kalıntı orman üzerindeki baskının azaltılması mümkündür. Daha önce bu bölgede mera ıslah çalışmaları yapılmış fakat başarı elde edilememiştir. Köyde yaşayanların köylerinin meralarını ve kalıntı ormanlarını iyileştirmek ve geliştirmek istedikleri görülmektedir. Eğer bu bölge, yöre halkı ile birlikte iyi planlanabilirse hem mera ıslahı hem de kalıntı ormanların korunması sağlanabilir. Bu bölgeye özgü, doğru yem bitkisi üretimi desteklenip, çoğaltılabilir. Dolayısıyla hem yem bitkisi açığı kapatılmış olacak, aynı zamanda da mera ve kalıntı orman bölgelerine hayvanların çıkış zamanları da kontrol altına alınmış olacaktır.

Bölgede toplanan bitki ve mantarlar doğa üzerinde bir baskı oluşturmaktadır. Doğal değerleri konusunda hassas olan köylülere bu konuda eğitim verilirse bitki ve mantar toplamalarını daha bilinçli yapacakları düşünülmektedir.

Her bölgede olduğu gibi bu bölgede de bilinçsiz avcılık sorun olarak görülmektedir. Yaban hayatının tükenme noktasına gelmesinin en önemli nedenleri olarak avcılık, kimyasal ilaç ve gübreler ön plana çıkmaktadır. Kalıntı ormanda, köylüler (çok az) ve dışarıdan gelen avcılar tarafından kontrolsüz olarak avcılık yapılmaktadır. Bunun önüne geçebilmek için ilgili kurumlar bu bölgeleri ava açmadan önce bilimsel araştırma yapmalıdırlar. Köylülerden aldığımız bilgilere dayanarak, eskiden bir yıl izin verilip, bir yıl ava kapatıldığı, şimdilerde ise her bölgeye her sene av izni verildiği anlaşılmıştır. Bir an önce bu uygulamadan vazgeçilmelidir.

Eskisi kadar hayvan baskısı ve diğer faaliyetler olmadığından kalıntı orman bölgesinde eskiye göre sıklaşma ve genişleme olmuştur. Eskiden orman için tutulan bekçiler, kalıntı ormanların bugüne kadar gelmesinde önemli bir etken olmuştur.

Ormanlarda eskiden hayvanlara yedirilmek üzere geven toplanıldığı fakat günümüzde çok olmasına rağmen eskisi kadar geven toplanılmadığı anlaşılmaktadır. Gevenlerin çok olması bu bölgede hayvan baskısının olduğu anlamına gelmektedir.

Orman bölgesinde bugüne kadar yangın olmamıştır. Fakat orman yangını için önlem alınması gerekmektedir.

Gölköy’ün kapalı bir havza olması ve köylülerin ortak iş yapma kültürünün olmasından dolayı bu bölge örnek kalıntı orman bölgesi olarak çalışılabilecek bir bölgedir.

" "

Akyurt, kalecik, Elmadağ ilçeleri ve Hasanoğlan Mahallesi arasında yer alan İdris Dağı Ankara yakınındaki en yüksek noktadır. Bu niteliği ile Dağın her yamacı farklı orman yapılarını barındırmaktadır. Dağın kuzey ve kuzeydoğu yamaçlarında meşe-akçaağaç-üvez türlerinin oluşturduğu ormanlar dikkat çekicidir. Kalecik İlçesi sınırlarında kalan Gölköy ile Kozayağı arasında kalan ve kuzey kuzeydoğu bakılı yamaçta, kapalılığı ve türleri değişen yapraklı ormanın benzerine yakın çevrede rastlanmaz.1100-1500 yükseltili yamaçta ve vadi içlerinde kalker kayalıklar vardır. Ormanın içinde eskiden açılmış ancak günümüzde terk edilmiş tarım arazileri vardır. Geçiş bölgesi olarak adlandırabileceğimiz yerlerde tarla, bahçe gibi tarım arazisi ile ormanın üst sınırları bozkırdır.

Eskiköy ile Gölköy arasında yer alan ormanın yapısı yükselti, bakı ve toprak yapısına bağlı olarak değişiklik gösterir. Kozayağı Köyü’ne (Mahallesi) yakın olan ve yükseltisi daha az olan(1200-1400 metre) yamaçlarda ova akçaağacının (Acer campestre) baskın olduğu ormanda karışıma tüylü meşe (Quercus pubescens), ispir meşesi (Quercus macranthera),akçaağaç yapraklı üvez (Sorbus torminalis), üvez(Sorbus umbellata), alıç(Crataegus orientalis) Alıç(Crataegus azarolus), yemişen(Crataegus monogyna) türleri girer. Gölköy ve Şeyhmahmut’un batısındaki yamaç ve vadilerde orman yapısı değişir. Baskın tür ispir meşesi (Quercus macranthera) olurken karışıma kasnak meşesi (Quercus vulcanica), tüylü meşe (Quercus pubescens), ova akçaağacı (Acer campestre) tüylü akçaağaç (Acer hyrcanum), akçaağaç yapraklı üvez (Sorbus torminalis), üvez (Sorbus taurica), türk fındığı (Corylus colurna), dağ karaağacı (Ulmus glabra), katran ardıcı (Juniperus oxycedrus), boylu ardıç (Juniperus excelsa) gibi türler girer. Bu ormanın sonbahardaki renk değişimleri göz alıcıdır. Sarı, turuncu, kırmızı, bordo ve yeşilin değişik tonlarının bir aradaki görünümdür söz konusu olan alanda yeterli flora çalışması yapılamamıştır.

Gölköy ve Şeyhmahmut köylerinin yukarısında(Batısı) yer alan eğimi değişmekle birlikte fazla olan yamaçlarda sarp kalker kayalıkları da bulunur. Toprak yapısı olarak kireçli ve killi toprak yapılarına rastlanır. Toprak yapısı ve su durumuna göre ağaçları boyları değişmekle birlikte 10-12m boy ve 20-30cm ortalama çapındadır.

Benzeri az bulunacak bu ormanın yapısal özellikleri ve kalıntı olma durumu ormancılık örgütü tarafından da bilinmemektedir. Bu nedenle yanlış bir ormancılık uygulaması ormana zarar verebilir. Bölgede küçük ve büyükbaş hayvanların orman otlatılması, ormanın kendini yenilemesini engelleyen bir baskı oluşturmaktadır. Bölgede taşocağı açılmasına izin verilmesi bu ormana zarar verir. Denetimsiz avcılığın yapıldığını ve bu durumun yaban hayvanları için tehdit oluşturduğunu ancak boyutunun bilinemediğini söyleyebiliriz.

Kapsamlı bir çalışma yapılmadığı için hayvanlar konusunda bölge halkının söylediklerini aktarabiliyoruz. Domuz, kurt, tilki, tavşan, şahin, keklik, karatavuk,alakarga sayılabilir.

" "
#TÜRTANIM
LAYAN
MATERYALBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇSINIRDIŞ
ANK07G01Quercus macrantheraADSürgün, yaprakDX  141340,0810533,31416H04
ANK07G02Quercus pubescensADSürgün, yaprakDX  142540,0809833,31395? Melez olabilir. H05
ANK07G03Quercus vulcanicaADSürgün, yaprakKX  143440,0810733,31266? Melez olabilir. 
ANK07G04Quercus pubescensYTSürgün, yaprakKX  144940,0807733,31257 
ANK07G05Quercus pubescensADSürgün, yaprakKX  153740,0786633,31040 
ANK07G06Juniperus oxycedrusYTSürgün, yaprakKX  153940,0785133,31045Erkek
ANK07G07Quercus macrantheraADSürgün, yaprakKX  149040,0787533,30861Sapsız meşe de olabilir. 
ANK07G08Quercus vulcanicaADSürgün, yaprakKX  148740,0791033,30774 
ANK07G09Quercus macrantheraADSürgün, yaprakKX  150040,0788433,30738 
ANK07G10Quercus macrantheraADSürgün, yaprakKDX  149240,0788733,30492 
ANK07G11Juniperus oxycedrusYTSürgün, yaprakKX  152440,0788833,30388Dişi
ANK07G12Juniperus oxycedrusADSürgün, yaprakKX  150440,0792133,30352Dişi
ANK07G13Juniperus oxycedrusADSürgün, yaprakKX  150440,0792133,30352Dişi
ANK07G14Juniperus oxycedrusYTSürgün, yaprakKX  151240,0791233,30311Dişi
ANK07G15Juniperus oxycedrusYTSürgün, yaprakK X 152540,0789133,30240Dişi
ANK07G16Quercus pubescensYTSürgün, yaprakKBX  139940,0810333,30424 
ANK07G17Quercus macrantheraADSürgün, yaprakKX  136740,0808633,30578 
ANK07G18Quercus pubescensYTSürgün, yaprakKX  135740,0808433,30660 
ANK07G19Quercus pubescensMGSürgün, yaprakKX  133240,0812433,30745 
ANK07G20Quercus pubescensYTSürgün, yaprakKX  125340,0818133,30950 
ANK07G21Quercus pubescensYTSürgün, yaprakKX  127540,0828133,31151 
ANK07G22Juniperus oxycedrusYTSürgün, yaprakKX  127040,0831333,31442Dişi
ANK07G23Quercus macrantheraADSürgün, yaprakKX  128240,0833133,31472 
ANK07G24Quercus pubescensADSürgün, yaprak0 X 123440,0818633,32404Tarla kenarı
" "
#CİNSBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
H01Acer campestreD X 134540,0813933,31668 
H02Crataegus monogynaKD X 138440,0808633,31521 
H03Acer campestreGDX  141340,0810533,31416 
H04Quercus macrantheraGDX  141340,0810533,31416 
H05Quercus pubescensDX  142540,0809833,31395? Melez olabilir. 
H06Quercus macrantheraDX  142840,0804633,31429? Melez olabilir. 
H07Quercus macrantheraDX  142840,0804633,31429? Melez olabilir. 
H08Corylus colurnaDX  141740,0804133,31445 
H09Sorbus umbellataKX  144740,0808133,31333 
H10Sorbus torminalisKX  144340,0809133,31323 
H11Acer hyrcanumKX  144340,0809133,31323 
H12Quercus vulcanicaKX  142840,0810333,31268? Melez olabilir. G03
H13Juniperus excelsaKX  143740,0810433,31261 
H14Quercus macrantheraKX  150940,0788033,30871? Sapsız meşe de olabilir.
H15Euonymus latifoliaKX  150940,0788033,30871 
H16Quercus vulcanicaKX  150240,0790033,30789G08
H17Ulmus glabraKX  130840,0830633,31224 
" "

15.10.2017 tarihli arazi çalışmasında yaş örneği alınmamıştır. 

" "

15.10.2017 tarihli arazi çalışmasında toprak örneği alınmamıştır. 

" "0" "1" "1BngSFct8fkJBl43Eynu9tcUtKBBH24c4" "A4" "17" "ANK_07D" "2" "ANK_07d_ID_Golkoy" "40.070137789,33.3766567929" "Ankara" "Kalecik" "Gölköy" "(312) 857 10 12" "(312) 857 10 36 / 857 15 20" "Kasım Kocakuşak 0538 311 21 83" "830-1310" "241" "

2013 / Ankara / Elmadağ / 154, 207-210 / Mab2, BMAr, BM / Toprak koruma - M (koruya tahvil)

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Kalecik Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger`e göre iklim Csa`dir. Kalecik ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 12.0`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 398 mm. 11 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 54 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

15 Ekim 2017`de arazi inceleme çalışması yapıldı.


https://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6lk%C3%B6y,_Kalecik

" "0" "0" "18" "ANK_07E" "2" "ANK_07e_ID_Golkoy2" "40.0437693547,33.3992543589" "Ankara" "Kalecik" "Gölköy" "(312) 857 10 12" "(312) 857 10 36 / 857 15 20" "Kasım Kocakuşak 0538 311 2183" "

2013/ Ankara/ Elmadağ/ 273,274/ Mbc1, Dyab3, BMDy, BM-E, BM-T, BM/ Toprak Koruma M Koruya Tahvil

 

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Kalecik Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger`e göre iklim Csa`dir. Kalecik ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 12.0`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 398 mm. 11 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 54 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "0" "0" "19" "ANK08" "Değirmenkaya-Kılçak" "1" "ANK_08_Degirmenkaya" "40.233553, 33.370465" "Ankara" "Kalecik" "Değirmenkaya" "900-1500" "298" "

2013 / Ankara / Elmadağ / 18, 27-36, 38-45 / Çkc1, Çkc3, Çkbc2, Çkbc3, Çkcd1, Mab2, BM, BM-E, BÇkM / Toprak Koruma - Meşe (koruya tahvil), Doğayı Koruma Çk, Gen koruma - Çk 

" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakıODOSOAAçıklama
Amelanchier rotundifoliaKaragöz   X  
Amelanchier vulgarisKaragöz   X  
Berberis crataeginaKaramuk   XX 
Berberis vulgarisKadın tuzluğu   XX 
Carlina sp.Domuz dikeni  X   
Colutea cilicia Patlangaç   X  
Cotoneaster sp.Dağ muşmulası  XX  
Crataegus monogynaGeyik dikeni  X   
Crataegus orientalisAlıç  XX  
Elaeagnus angustifoliaKuş iğdesi   X  
Frangula alnusBarut ağacı   X  
Genista sp.Katır tırnağı  XXX 
Jasminum fruticansBoruk  X   
Juniperus oxycedrusKatran ardıcı  XXX 
Ligustrum vulgareKurtbağrı  XXX 
Malus sylvestrisYaban Elması  XXX 
Paliurus spina-christiiKaraçalı   X  
Pinus nigra Karaçam   X Hakim Tür
Pinus sylvestrisSarıçam   X Sadece zirveye yakın yerde görüldü. 
Pinus nigra subsp. pallasianaAnadolu karaçamı      
Populus sp.Kavak   X Zirveye yakın yerde bulunan sarıçamın yanında Titrek Kavak görüldü - Populus tremula
Prunus divarcataYunus eriği  X X 
Prunus spinosaÇakal eriği  X   
Pyracantha coccineaAteşdikeni   X  
Pyrus communisYaban armudu  X   
Pyrus elaeagnifoliaAhlat  XX  
Quercus infectoriaMazı meşesi   X  
Quercus pubescensTüylü meşe  XX  
RhamnusCehri  X   
Rosa caninaKuşburnu  XXX 
Rosa sp.Kuşburnu    X 
Rubus fruticosusBöğürtlen   X  
Sorbus umbellataBeyaz yapraklı üvez   X  
Viburnum lantanaTüylü kartopu   X  
" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakıODOSOAAçıklama
Acantholimon sp.Çoban yastığı  XX  
Acantholimon ulicinumKardikeni   X  
Acantholimon venustum Kınalı kirpiotu  X X 
Acinos rotundifoliusGüvercin otu, Kayrak çayı    X 
Acroptilon repensKekre, Acıot  X   
Achillea sp.Civanperçemi  X   
Agrimonia eupatoriaKuzu Pıtrağı/ Fıtıkotu    X 
Ajuga chamaepitysMayasıl otu (acıgıcı)   X  
Allium rotundumYabani soğan  X   
Alyssum sp.Kuduzotu  XX  
Alyssum sibiricumKedidili  XX  
Andropogon ischaemumSakalotu   X  
Amaranthus albus Kömüş mancarı  X   
Artemisia sp.Yavşan  X   
Artemisia santonicumDenizyavşanı  X   
Artemisia spicigeraBozkır yavşanı   X   
Astragalus sp.Geven  XX  
Astragalus angustifoliusİnce geven  XX  
Astragalus microcephalusAnadolu kitresi   X   
Astragalus plumosusTavşantopağı   XX  
Bromus tectoriumKır bromu    X 
CarexAyakotu    XX 
Carlina oligocephalaDomuz dikeni  X   
Centaurea sp.Peygamber çiçeği   XX 
Centaurea urvilleiÇoban dikeni  X   
Cephalanthera sp.Çamçiçeği   X  
Cephalanthera rubraÇamçiçeği   X  
Chenopodium vulvariaKokar sirken   X  
Chenopodium botrysKızılbacak  XX  
Chondrilla junceaSakızotu   X  
Chrysopogon gryllusBuzağıotu  XXX 
Cicer sp.Nohut   X  
Cichorium intybusHindiba  X   
Cionura erectaBodurot / babrik  X   
Colutea cilicicaPatlangaç  X   
Coronilla variaKörigen  XX  
Cota tinctoriaBoyacı Papatyası    X 
Dactylis glomerataDomuz ayrığı   X  
Dorycnium pentaphyllumZehirli yonca   X  
Elymus repensSabankıran  X   
Ephedra sp.Deniz üzümü   XX 
Echinophora sp.Çörtük   XX  
Echinophora tournefortiiÇörtük / Dikenli Çördük  XX  
Echinophora tenuifoliaSarıçördük  X   
Eryngium campestreBoğa dikeni XXX  
Euphorbia sp.Sütleğen  XXX 
Euphorbia falcataEğri sütleğen  X   
Euphorbia macrocladaNeblul  XX  
Festuca sp.Yumak otu   XX 
Festuca callieri Çarşak yumağı   X  
Festuca valesiacaMeşe yumağı  XX  
Fibigia eriocarpaSikkeotu   X  
Gallium sp.Yoğurt otu  XX  
Genista alba   X   
Genista involucrataTop borcak  X   
Globularia trichosanthaKöse yayılımı  XX  
Globularia orientalisKüre çiçeği  XX  
Hedysarum variumBatalak    X 
Helichrysum sp.Altınotu   X  
Helichrysum plicatumAltınotu  XX  
Heliotropium europaeumAkrep otu XX   
Hieracium sp.Şahinotu   X  
Hieracium aff. pannosumAcıkanak   X  
Hyparrhenia hirtaDamsazı  XX  
Hypericum sp.Kantaron   X  
Hypericum heterophyllumYarayaprağı (Kantaron)    X 
Hypericum scabrumKarahasançayı (Kantaron)  X   
Inula ensifoliaKılıç andızotu    X  
Iris aff. kernerianaÇalı süseni   X  
Iris schachtiiKır süseni   X  
Jurinea ponticaKavotu   XX 
Koeleria cristataSorguçlu Gümüşotu  X   
Lonicera etruscaHanımeli,Çalı hanımeli  X   
Lotus aegeusNohudak    X 
LychensLiken   X  
Marrubium sp.Boz ot  X   
Morina persicaKüre çiçeği / Merdiven Çiçeği  X   
Muscari sp.Sümbül  XX  
Orabanche sp.Canavar otu   X  
Poa nemoralisOrman salkımı   XX 
Phleum pratenseÇayır itkuyruğu  X   
Phragmites australisKamış   X  
Picnomon acarnaKılçıkdiken  X   
Pilosella hoppeanagül tırnakotu   X  
Pilosella piloselloidesköse tırnakotu    X 
Plantago sp.Sinir otu   X  
PotentillaBeşparmakotu   X  
Potentilla rectaSu parmakotu   X  
Reseda sp.Muhabbetotu  X   
Salsola sp.Soda otu  X   
Salvia sp.Adaçayı  XX  
Salvia absconditifloraKara şalba  X?  
Sanguisorba minorÇayır düğmesi   XX 
Scabiosa sp.Uyuz otu    X 
Scabiosa argenteaYazı süpürgesi  X   
Scolymus hispanicusŞevketi bostan  X   
Sconzonera tomentosaAlabent   X  
Scrophularia libanoticaSıracaotu/ denekutnu  X   
Scutellaria sp.Kaside  XX  
Sedum albumÇobankavurgası   X  
Sedum hispanicumDamkoruğu  ?X  
Sedum sempervivoidesAl damkoruğu    X 
Sideritis montanakaraçay  X   
Silene sp.Nakıl  X   
Silene italicaYuğuşyüreği  XX  
Stachys creticaDeliçay  X   
StipaBozkır otu  XXX 
Teucrium chamaedrys Basurotu/acı yavşan  XX  
Teucrium orientaleKirveotu   XX 
Teucrium parviflorumBasurotu/acı yavşan   X  
Teucrium poliumAcıyavşan  X   
Thesium sp.Tezgüvelek    X  
Thymus sp.Kekik  XXX 
Thymus sipyleusSipil kekiği  XXX 
Trinia glaucaÜççatalotu    X 
Tulipa sp.   XX  
UmbelliferaeMaydanozgiller   X  
Verbascum sp.Sığırkuyruğu  X X 
Verbascum cheiranthifolium Bozkulak    X 
Vicia sp.Fiğ   X  
Vicia craccaKuş fiği    X 
Vincetoxicum canescensPanzehir otu    X 
Viscum albumÖkse otu  XX  
Xanthium spinosumPıtrak  X   
Xanthium strumariumKoca pıtrak  X   
" "

Değirmenkayada sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Değirmenkaya ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 9.8dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 458 mm. 13 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 64 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir. 20.3 sıcaklıkla Temmuz yılın en sıcak ayıdır. Ocak ayında ortalama sıcaklık -1.8 olup yılın en düşük ortalamasıdır. Yılın en kurak ve en yağışlı ayı arasındaki yağış miktarı: 51 mm Yıl boyunca ortalama sıcaklık 22.1 dolaylarında değişim göstermektedir.

" "

Kaymakamlık

Belediye

Değirmenkaya Köy Muhtarı

Kılçak Köy Muhtarı

Elmadağ Orman İşletme Şefi

Orman Muhafaza Memuru

03128571012

03128571036

Refik Yıldırım

Osman Bayram

İbrahim Kaya

Veysel Ergün

 

03128571520

05335926881

05356768103

05308845584

05336173229


1Ekim2017: 19 Mart 2017 tarihinde yapılmış olan ilk arazi çalışmasında genelde batı-güneybatı bakılı yamaç incelenmişti. Bu tarihte meşelerden alınan genetik örnekler kuru yapraklar olduğundan çalışmada kullanılamayacağı anlaşılmış, meşelerden yeniden genetik örnek alma gereksinimi doğmuştu. 01.10.2017 tarihli çalışmada bu defa doğu-kuzeydoğu bakılı yamaç boyunca ilerlendi. İlk çalışma sonrası hazırlanmış arazi raporuna eklenmek üzere notlar alındı. 19 Mart çalışmasındaki numaralandırma sürdürülerek genetik (G65-G76), herbaryum (H11-H19), yaş (Y10-Y12) örnekleri alındı. Mecit Vural`ın katkılarıyla flora not edildi. 

Sahanın doğu ve kuzeydoğu bakılı yamacında yapılan incelemede, orman sınırında ve içinde Juniperus oxycedrus (katran ardıcı) yaygın olarak görülmüştür. Sahanın geneline yayılmış olan Quercus pubescens (tüylü meşe) dışında noktasal olarak Quercus infectoria (mazı meşesi) ve diğer iki meşe türüne rastlanmıştır. 

Orman zemininde çok az görülen Pinus nigra (karaçam) gençliği, kapalılığın az olduğu güneş gören açıklıklarda bol miktarda bulunmaktadır. Bu durum, ormanın kendini yenileme gücünü barındırdığını göstermektedir. Karaçamın ortalama çapı 20-30 cm düzeyindedir. Geneli 2 kapalı olan kuzeydoğu yamacında 3 kapalı yerler de bulunmaktadır. Sahada Viscum album (ökse otu) bulunmaktadır, ancak Beynam ormanı kadar yaygın değildir. 

Kuzeydoğu yamacında, 1395 m yükseltideki orman içi açıklıkta Hypericum sp., Genista sp. ve Thymus sp.’nin (kekik) yaygın olduğu görülmüştür. 


17Mart2017de Elmadağ orman İşletme Şefi (OİŞ) İbrahim Kaya Ziyaret edilerek proje ve 19Mart2017 Pazar günü ANK08 alanına yapılacak inceleme gezisi hakkında bilgi verildi ve destek istenildi. OİŞ dernek faaliyetleri ve projeye yoğun ilgi gösterdi, bu kez gelemeyeceğini ancak derneğin diğer faaliyetlerine gelmek isteyacağını ifade etti. ANK08 Kalıntı ormanının Değirmenkeya ve Kılçak köy sınırları içerisinde kaldığını belirterek köy muhtarlarını arayarak planlamamız hakkında bilgi verdi, yardımcı olmalarını talep etti. Ayrıca Orman Muhafaza Memuru (OMM) Veysel Ergünü (05336173229) incelemede ekibe eşlik etmesi için görevlendirdi. 19Mart2017 Saat10:00da OMM, Değirmenkaya ve Kılçak köy muhtarları ile Değirmenkaya köy kahvesinde buluşmak üzere planlama yapıldı.[AD, SU, SÖ]


11Aralık2016`da keşif gezisi yapıldı, alınan notlar: Kul Dağları üzerindeki bu kalıntı orman parçasını Değirmenkaya tarafından inceledik. Sarıçama rastlayamasak da 1060m’de katran ardıcı ve tüylü meşelerin başladığını ve yükseldikçe de kuzey ve güney bakısında oldukça küçük ibreli karaçamlar olduğunu kaydettik. Yürüdüğümüz orman içi alan boyunca (köpek/kurt!) izlerin yanısıra çok sayıda tavşan izi ile ardıç kuşları ve karatavuk gördük. Yerlerdeki boş kovan ve önezelerden avcılığın yaygın olduğu anlaşılıyor. Orman içinde bazı ağaçlar (tohum almak üzere) seçkin (plus) ağaç olarak işaretlenmişti. Bu ormanın Beynam’a kıyasla genci yaşlısıyla daha dinamik bir orman olduğunu gördük. Karaçamlar üzerinde ökse otu yaygındı. Yaklaşık 100 hektarlık bu alanın kesinlikle kalıntı orman olarak değerlendirilmesi gerektiğine kanaat getirdik. - Değişken kapalılıklara sahip ama bulunduğumuz yere 3-3 diyebiliriz. [SU] - Katran ardıcı ormanlaşmayı hızlandırıyor. [AD] - Çok sayıda soğanlı bitki var. [TK] - Burası (50m2’lik bir alanı kastedilerek) tam bir iris bölgesi [AD] - Tüylü meşe gençken yapraklarını dökmüyor, yeşil kalıyor [AD] Değirmenkaya Kalıntı Karaçam Ormanından ayrıldıktan sonra Yeşilöz köyünde değişik taş mezar taşları gördük. Yahya Dede Türbesi’ne de uğramayı ihmal etmedik, buradaki anıt meşeleri ziyaret ettik. Türbeye hırsız girmiş, elinde kızılcık bastonu bir dede vahlanarak türbenin duvarında açılan gediği gösterdi, kapının kilidi ile de oynandığından kapı açılmıyordu. Bu esnada epey ziyaretçisi olan bir türbe olduğunu da belirtmek gerekiyor, yukarıdaki müştemilatta et kesenler ve bizimle birlikte türbeyi ziyarete gelmiş 8-10 kişi vardı. Tuğrul Bey ve Çiğdem kapıyı açtılar ve elbirliğiyle içerideki defterler ve dini vesika toplandı.Kızıl Deli türbesine uğramadan bir sonraki hedefimiz Gümerdiğin’e doğru yolumuza devam ettik [Çiğdem Önal].


 * S.Uslu`da bahsi geçmiyor. * Iran-Turan bölgesi (Karadeniz geçiş bölgesine 15 km mesafede) * Tür dağılımı: Sarıçam, Karaçam, Meşe, ...



 http://kalecik.com.tr/moduller.asp?no=15

http://kalecik.com.tr/moduller.asp?no=32

" "

Web Güncelleme: 25.2.2018

ANK08_Değirmenkaya ve Kılçak Köyleri

19.03.2017 Tarihli Saha Araştırması

GENİŞLETİLMİŞ RAPOR

1.   Rapor

Kısa Tarihçe ve Genel Bilgiler: Değirmenkaya köyünde ANK08 kodlu orman arazisinde bulunan, Ankara’nın Kalecik ilçesine bağlı Değirmenkaya köyü ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Köyün ilçeye uzaklığı 21 km’dir. Köyün 400 senelik bir tarihe sahip olduğu; Gelbulasın olan eski adını, üç tarafının kapalı, yalnızca dar bir cephesinin görünür olmasından ötürü söylenen “Gel de bulasın” cümlesinden aldığı; 1960 yılında toprak kayması sonucu aşağıya taşındığı ve isminin Değirmenkaya olduğu söylenmiştir. Köyün Çankırı-Şabanözü ve Erzurum’dan göç ederek bölgeye yerleşen 5-6 haneden köken aldığı belirtilmiştir.

ANK08 kodlu orman arazisinde bulunan, Ankara’nın Kalecik ilçesine bağlı Kılçak köyü ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Köyün ilçeye uzaklığı 20 km’dir. Kılçak köyünün eskiden Rum köyü olduğu, bu dönemden kalma yapıların kanıtı olarak farklı boyutlarda geçmeli taşlar, büyük dibekler ve testiler olduğu, bu dibeklerin Roma/Bizans döneminden kaldığına inanıldığı ve bu yüzden definecilerin köye geldikleri söylenmiştir. Köyün adının, eskiden köyde bulunan kıl keçilerinden dolayı “kıl çok” dendiği, zamanla bu söylenişin Kılçak’a döndüğü, heyelandan dolayı şimdiki arazisine taşındığı ama adının kullanılmaya devam ettiği aktarılmıştır.

Nüfus: Değirmenkaya köyünde kışın 57 olan hane sayısının, yazın 110-120’ye çıktığı, kışın 180-200 civarında olan nüfusun ise yazın 250-300 kişiye ulaştığı ve yaş ortalamasının 45-50 arasında olduğu söylenmiştir.

Kılçak köyündeki hane sayısının kışın 60-70 olup, yazın 140-150’ye çıktığı; kışın 140-180 olan nüfusun ise yazın 300-500 kişiye ulaştığı ve köyün yaş ortalamasının yazın 40, kışın 60-70 olduğu öğrenilmiştir.

Eğitim: Değirmenkaya köyünde okuma yazma oranının %95 civarında olduğu, kız-erkek farkı gözetmeksizin çocukların ve gençlerin okula gönderildiği ve okuyan öğrenciler arasında kızların sayısı erkeklere kıyasla fazla olduğu kaydedilmiştir. Köydeki okulun kapanmasından dolayı ilkokul ve ortaokulda okuyan 25 öğrencinin taşımalı sistemle Hasayaz’a gittiği, 10 lise öğrencisinin ise bir kısmının Kalecik’e günübirlik gittiği, bir kısmının Kalecik’te yurtta kaldığı söylenmiştir. Köyden çıkan yüksek öğretim mezunları olduğu (Ör: Latif Kurt - Ank. Uni. Fen Fak. Biyoloji; Erdoğan Böcek - Adalet Bakanlığı, Teknik İşler Dairesi Başkanlığı, Proje Kontrol Mühendisi) ifade edilmiştir.

Kılçak köyünde 5 ilkokul ve 1 lise öğrencisinin Çandır’a taşımalı sistemle gittiği, şu anda şehirde yaşayan ve nüfusu bu köye kayıtlı polis ve hakim olduğu söylenmiştir.

Göç: Değirmenkaya köyünden eğitim, iş ve eş bulabilmek için göç olduğu, köydeki anlayışa göre Ankara’ya giden erkek ne işle meşgul olursa olsun, hatta o anda işi olmasa bile köyden gelin alabildiği, köyde çalışan erkeğin ise ağa oğlu bile olsa kız alırken zorlandığı söylenmiştir. Köyden 600-700 kişinin şehre göç ettiği, göçün genellikle Ankara’da Saray, Pursaklar ve Akyurt ilçeleri ile İstanbul’da Gazi Osman Paşa ve Karadeniz Mahallelerine olduğu ifade edilmiştir.

Kılçak köyünde şehre göç olgusu yoğun olduğu; varolan köy nüfusunun 3 katının şehre gittiği aktarılarak göçenlerin Ankara’da Pursaklar ve Altındağ’da memur olarak çalıştığı aktarılmıştır.

Örgütlenme: Değirmenkaya köyünde 2001 yılında kurulan bir kalkınma kooperatifi olduğu fakat faal olmadığı; merkezi Ankara’da olup köyün adına kurulan 150-170 üyesi olan bir derneğin olduğu anlatılmıştır.

Kılçak köyünde dernek ve kooperatif bulunmamaktadır.

Doğadan Toplanan Bitki ve Mantar: Değirmenkaya köyünde ormandan çeşitli bitki ve mantar türleri topladıkları, toplanan bitki ve mantarlarla ticari amaçlı olmayan, evsel tüketim ihtiyacını karşıladıkları öğrenilmiştir. Ormandan meşe, içi kızıl, kavak (istiridye) mantarları ile orman ve çevresinden sütleğen, burgu otu, madımak (kadımalak), teke sakalı ve kekik bitkilerini topladıkları söylenmiştir.

Kılçak köyünde orman içinden ve açık alanlardan meşe mantarı, toprak kaldıran, evlek, kaymak, kuzu göbeği, yarım kulak, mor dudak mantarları ile yaygın olarak kekik toplandığı anlatılmıştır. Mantarların olgunlaşma durumlarına göre genellikle mayıs ve haziran aylarında toplandığı, toplanan mantar ve bitkiler ticari amaçlı değil, evsel ihtiyaçlar için kullanıldığı aktarılmıştır.

Hayvancılık ve Hayvan Otlatma Düzeni: Değirmenkaya köyünde büyükbaş hayvan (simental, karainek, siyah alaca (Holstein)) sayısının 500 ve küçükbaş hayvan sayısının iki sürüde (koyun, keçi) 300-400 civarında olduğu, hayvanların 15 Nisan civarında meraya çıktığı, 10 Kasım civarında köye geri döndüğü, köyde iki çoban olduğu ve köy dışından da çoban tutulduğu belirtilerek elde edilen sütün öncelikli olarak hanenin kendi ihtiyacını karşıladığı, fazla olan sütün ise köy içine veya dışarıya (ör: Kalecik Cezaevi’ne) satıldığı söylenmiştir. Hayvanlar için mera arazilerinin verimsiz ve dar olduğu belirtilmiştir.

Kılçak köyünün eskiden 2.000 küçükbaş hayvanı olduğu, günümüzde ise küçükbaş hayvanın kalmadığı; büyükbaş hayvana eskiden beri bakıldığı ve şu anda 130 büyükbaş olduğu, en çok hayvana sahip olan kişide 11-12 hayvan bulunduğu anlatılmıştır. 20 Nisan’da meraya çıkarılan hayvanların 15 Kasım civarı geri geldiği, hayvanlar için bir çoban tutulduğu söylenmiştir. Köyün büyük bir kısmının (yaklaşık 70 hane) emekli maaşı olduğu, bu sebeple hayvancılığa çok yönelmedikleri, hayvancılık yapanların da kurban bayramlarında köy içine ve dışına hayvan alım satımı yaptığı, elde edilen süt ve bundan üretilen peynirin öncelikli olarak hanenin kendi ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğu ifade edilmiştir.

Ekilebilir Alanlar Dışındaki Arazi Varlığı ve Faydalanma Şekilleri: Değirmenkaya köyünde arpa, buğday, macar fiği, nohut, yonca, korunga ekildiği ve bu alanlarda nadas sistemi uygulandığı anlatılmıştır. Köyde 1.500-2.000 dönüm çayır ve mera arazisi olduğu, bu alanların hayvancılık için yetersiz kaldığı, hazine arazilerinin ekilmediği, diğer arazilerin ekildiği söylenmiştir. Köyde ormanlık ve kavaklık alanların olduğu, kavaklık alandan yakacak temini için ağaç kesildiği, köyde göl-gölet, bataklık bulunduğu aktarılmıştır. Köyde linyit maden yataklarının da olduğu belirtilmiştir.

Kılçak köyünde 6-8 bin dönüm toplam tarım arazisi bulunduğu, bir kişide yaklaşık 300-400 dönüm tarla olduğu, bazı yerlerde bir sene buğday ekip diğer sene tarla nadasa bırakılırken az kişinin bir sene buğday, diğer sene macar fiği ektiği, bu üretimlerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için yapıldığı aktarılmıştır. Köyde genelde buğday, arpa, kavun karpuz üretimi yapıldığı, nohut ve mercimek üretiminin artan domuz sayısının zarar vermesinden dolayı azaldığı söylenmiştir. Ayrıca köyde linyit madeni yatağı, dere yatağı, bataklık, göl-gölet olduğu, eskiden gölde angıt kuşu, karabatak, kurbağa, yılan, çıyan ve balık varken, suyun çekilmesi ile birlikte bu hayvanların da yok olduğu belirtilmiştir.

Yaban Hayatı ve Avcılık: Değirmenkaya köyünde yabani hayvanlardan kurt, çakal, tilki, porsuk, yılan, tavşan, karaca, keklik, yaban domuzu olduğu, kurt, çakal, tavşan ve keklik sayısı azaldığı, domuz sayısının otuz sene önceye göre arttığı anlatılmıştır. Köy halkına göre türlerin azalmasının sebebinin bu türlerin fazla avlanmaya maruz kalması, domuz sayısının artma sebebi ise belediyenin ormana domuz bırakması olduğu, avlanmak için köy halkından ormana çıkanlar olduğu gibi dışarıdan da köy civarına avlanmaya gelen avcılar bulunduğu, hayvanlardan yaban domuzu, keklik ve tavşan öncelikli olarak avlandığı, kasım ayından 20 Ocak’a kadar tavşan ve keklik avı yapıldığı ifade edilmiştir.

Kılçak köyünde yaban domuzu, kurt, tilki, keklik, karaca, tavşan, angıt kuşu, karabatak, kurbağa, yılan, çıyan ve balık gibi yaban hayvanları olduğu, Ankara’dan (avlanma izni ile birlikte) köy civarına avlanmaya gelenlerin yanında köyden de avcılığa gidildiği, bu avcıların özellikle keklik olmak üzere, kurt ve yaban domuzu avı yaptığı; köyde 1980 yılından sonra domuz sayısı artıp, keklik ve kurt sayısının ise azaldığı anlatılarak köyden olan avcıların ticari amaçla değil, bireysel sebeplerle avcılık yaptıklarını söylenmiştir.

Ormanlarda Eski ve Mevcut Durum: Değirmenkaya köyündeki ormanlık alanın karaçam ormanı olup 100-150 senelik olduğu aktarılmıştır. Eskiden hayvan sayısının çok olduğu ve bunların orman içine girerek fidanların tepelerini yediği, dolayısıyla ormanın gelişmediği belirtilmiştir. Günümüzde hayvanlar ormana girmediği için hem ağaçların sıklığının arttığı hem de orman sınırının 50 yıl kadar öncesine göre %20 oranında genişlediği ve büyümeye devam ettiği ifade edilmiştir. Köyde TEMA Vakfı tarafından karaçam ve Alman Başkonsolosluğu tarafından mezarlık bölgesine meyve fidanları (elma, kayısı) ve sedir, idris (mahlep), karaçam ekimi/dikimi yapıldığı, bu ağaçlandırma çalışmalarının gerekli bakımları yapılmadığı için başarılı olmadığı belirtilmiştir. Üç yıl önce, Çandır köyü yönünden Değirmenkaya’ya doğru yayılarak gelen, anızdan kaynaklanan orman yangını olduğu ve köylülerin orman idaresini haberdar etmesiyle yangına müdahale edildiği söylenerek köylünün yasaktan dolayı anız yakmadığı aktarılmıştır. Ormanda 3 yerde su kaynağı olduğu, köyün yazın su sorunu yaşamadığı, orman ve çay kenarlarında piknik yapıldığı, başka köylerden insanların da piknik amaçlı ormana geldiği anlatılmıştır. Orman idaresinin ormana sık sık geldiğini ve denetleme çalışmaları yürüttüğü; idarenin geçen sene yolları genişlettiği ve ormanın içinden yangına müdahale edilebilecek yeni yollar açtığı söylenmiştir. Köylülere göre ormanlık alana yönelik tehditlerin otlatma, anız yakılması ve insan faktörü olduğu; ormanlık alanda önceden araştırma çalışması yapılmadığı, ancak arkeoloji öğrencilerinin eskiden akan şelalenin olduğu bölgeye sık sık geldiğini; fakat gelenlerin gezi mi, araştırma amaçlı mı geldiğinin köylü tarafından bilinmediği ifade edilmiştir.

Kılçak köyünde eskiden daha az olan orman alanının genişlediği, eskiden başka köylülerin avlanma ve piknik amaçlı ormana geldikleri ama şimdilerde piknik için gelen insan sayısının azaldığı; ormanlık alanda bundan önce yangın olmadığı gibi, yangın ve ormanda kaçak kesim gibi bir durumda köylünün gerekli yerleri hemen arayıp şikayette bulunacağını söylenmiştir. Ormandan odun temininin olmadığı, köylünün devletten gelen kömür yardımı ile ısındığı belirtilmiştir. Köyün içinde ağaçlandırma (karaçam-sedir) yaptıkları alanın olduğu ifade edilmiştir. Arıcılığın eskiden yaygın olduğu ve ormana da kovan konduğu; şimdi sadece 4-5 evin önünde arıcılık yapanın olduğu anlatılarak orman bakanlığından araştırma için gelindiği fakat köylü bu kişilerin tam olarak ne yaptıklarını bilmediklerini söylenmiştir. Köy halkına göre orman alanına yönelik en büyük tehdit insan faktörü ve yangındır. Köylü ormanın erozyon riskini önlediğine de inanmaktadır.

Ormanlardan Geçmişte Nasıl Faydalanıldığı: Değirmenkaya köyünde eskiden yakacak ihtiyacının ormandan karşılandığı, ormanda hayvan otlatması yapıldığı, 2 gün boyunca köylünün ormana giderek zibil adı verilen iğne yaprakları topladığı anlatılarak  30 sene önce dönemin muhtarının tanıdığı yakın aileleri bu belirlenen 2 günden evvel ormana gönderip oradaki zibilleri toplattığı, köylü de ancak daha yukarıda kalan zibilleri toplayabilince köylülerden birinin şikayet ettiği ve bunun üzerine zibil toplanmasının yasaklandığını söylenmiştir. Köyün çeşme suyunun ormandan geldiği, eskiden bir şelalenin olduğu, bu suyun tamamının içme suyu olarak köye verildiği ve şelalenin bu sebepten akmadığı belirtilmiştir. Eskiden ev önünde ve orman bölgesine kovanlarını koyarak arıcılık yapanların olduğu; ancak randıman alınmaması sebebiyle bu uygulamanın sona erdiği anlatılmıştır.

Kılçak köyünde eskiden kalıntı ormandan hayvan otlatılması, bitki toplanması ve yakacak odun temini için faydalanıldığı, arıcılık yapanların kovanlarını orman içi ve çevresine koyduğu söylenmiştir. Eskiden dam yapılırken ardıç ve karaçam ağaçlarının kullanıldığı, bu ağaçların üzerinin toprakla kaplandığı; yeni yapılan evlerde kavak ve söğüt ağaçlarının kullanıldığı ve yine üstlerinin toprak kaplandığı belirtilmiştir.

Ormanlardan Günümüzde Nasıl Faydalanıldığı: Değirmenkaya köyünde ormandan mantar ve bitki toplandığı, zibillerin soba tutuşturmak için ihtiyaç kadar toplandığı ve ormanda piknik yapıldığı, bunun dışında ormandan faydalanmadıkları aktarılmıştır.

Kılçak köyünde mantarlardan meşe mantarı, toprak kaldıran, evlek, kaymak, kuzu göbeği, yarım kulak, mor dudak ve otlardan da kekik toplandığı, köyün su kaynağının ormandan geldiğini ve ormanda piknik yapıldığı belirtilmiştir.

Ormanların Kültürel Boyutu: Değirmenkaya köyünün ormanında bulunan Pelidin Dede Türbesinin adını, çevresindeki anıt ağaç olan pelit (palamut meşesi) ağacından aldığı, köyde Pelidin Dede Türbesi çevresinden “hoca hastalığı” inancından ötürü “bir çöp dahi” alınmadığı, son 20 ila 25 seneden beri süregelen bu inanışa göre ormandan bir yaş ağacı kesenin iflah olmayacağı, kendisinin ve ailesinin perişan olup öleceğinin söylendiği, bu inanışla birlikte köylülerin ağaç sevgisi kazandıkları ifade edilmiştir. Birinin ağaç kesmek adına ormana çıktığını duyarlarsa hemen müdahale edeceklerini aktarmışlardır. Köyde dört türbenin bulunduğu, bu türbelere “dede” denildiği, en önemlilerinin Pelidin Dede Türbesi ve orman kenarında bulunan Çamırcık Türbesi olduğu, kuraklık olduğunda topluca yağmur duasına çıkıldığı ve yatırların gezildiği, yağmur yağınca şükür kurbanı kesildiği söylenmiştir.

Kılçak köyünde 3 türbenin bulunduğu, bunlara da “dede” dendiği aktarılarak, bu türbelerin en önemlisinin Sarı Dede olmak üzere, Kara Kavşak ve Dede Böğrü olduğu anlatılmıştır. Yağmur yağmadığında buralar yağmur duası için gezilirken bu yatırın yanına gidildiği ve yağmur yağdığında burada kurban kesildiği de belirtilmiştir. Kuraklık olduğunda 7 gün boyunca toplu yağmur duası yaptıkları; imam önde, köy halkı arkada olmak üzere köydeki tüm tepeler ve dedelerin (yatırlar) gezildiği ve yağmur yağınca şükür kurbanı kesildiği söylenmiştir. Yatır çevresindeki ağaçları kesmenin inançları gereği yasak olduğu, ağacı kesecek olan kişinin öleceğine inanıldığı; yine yatırların çevresinden bir çöp alanın bile öleceğine inanıldığı için buraların korunduğu da eklenmiştir.

Eğitim ve Uygulanan Projeler: Değirmenkaya köyünde halk eğitim tarafından dikiş-nakış ve halı dokuma eğitimi verildiği, şu an aktif bir eğitim projesi uygulaması olmadığı söylenmiştir.

Kılçak köyünün 2017 yılı itibariyle ORKÖY’den faydalanmaya başladığı ve bu sene köye güneş panellerinin takıldığı belirtilmiştir.

Değirmenkaya Köyünün Sorunları: Değirmenkaya köyünün temel sorunlarının; köy içinin ve arazi yollarının asfalt olmaması, kanalizasyon şebekesinin tıkalı olması ve köyün alt tarafındaki depo alanına dökülmesi olduğu söylenmiştir. Bu depo yalnızca bir kez boşaltılmıştır ve doğal arıtma yoktur. Köylü, bundan dolayı bölgede koku ve hastalık olabileceğini; kanalizasyon için devlet yardım ederse, köy halkının hemen toplanarak destek vereceğini belirtmiştir. Bunlar dışındaki sorunlar;

·         Köyde toplam dört çöp varili vardır. Köylü çöp vergisi vermekte fakat çöpler toplanmamaktadır,

·         Belediye bireysel taşımacılığı yasakladığı için Kalecik’ten Ankara’ya aktarmalı araçlar mevcuttur,

·         Köylünün devlete 1 TL’ye sattığı buğday köye 2 TL’ye un olarak dönmektedir. Köylü de bu şekilde emekleri harcandığı için rahatsızlık duymaktadır, şeklindedir.

Kılçak Köyünün Sorunları: Kılçak köyünün temel sorunları olarak köyden çok fazla göç olması ve köyde üretilen ürünler için bir kooperatifin bulunmaması söylenmiştir.

2.   Analiz

Araştırma verilerine göre, bu alanın maruz kalacağı tehlikeleri ekonomik, sosyal, kültürel ve ekolojik yönden açıklamak mümkündür.

Kırdan kente göç olgusu ile beraber düşünüldüğünde köyün nüfusunun azalması ile yakacak temini ihtiyacının azalması ve bu ihtiyacın ormandan değil var olan kavaklıklardan ve devletin kömür yardımından karşılanmasıdır. Eskiden çok olan hayvan sürülerinin orman alanında otlatılması orman üzerinde baskı oluşturmuş, son 20-25 yıllık süreçte hayvan sürülerinin azalması ile sürülerin orman alanına sokulmaması, orman üzerindeki baskıyı azaltmıştır. Bundan dolayı orman hem sıklaşmış hem de genişleme ortamı bulmuştur.

Orman alanında yöre halkı tarafından toplanan bitki ve mantarların daha bilinçli, dengeli ve zarar vermeden toplanması için eğitimler verilmesi gerekmektedir. Yöre halkı orman konusunda inanç düzeyinde hassas olduğu için bu eğitimin başarılı olacağını düşünülmektedir.

Bölgede yapılan avcılığın yaban hayatı üzerinde olumsuz bir etkisi olmaktadır. Yapılan avcılığın yaban hayatına verdiği zararlar dikkate alınarak avcılık kontrol altına alınmalıdır. Ciddi bir biçimde azalan yaban hayatının yok olmaması için bölgede avın yasaklanması değerlendirilmelidir.

Bölgede anız yakılması ve piknik yapılmasından dolayı orman yangını riski vardır. Anız yakan köylülere uygulamalı eğitim verilerek anız yakılmadan anız sorunun çözülebileceği anlatılmalıdır. Ormanda piknik yapanları bilgilendirici broşürler hazırlanıp dağıtılmalıdır.

Köylü köy sınırlarında bulunan karaçam ormanını “hoca hastalığı” inancından dolayı korunmaktadır. “Hoca hastalığı” inancı köylülerin ormana dokunmaması eğilimini başlatmıştır. Her iki köyde de orman inanç düzeyinde korunmaktadır; bunun, ormanın korunmasına dair kültürel bir bilinçlenme başlattığı öne sürülebilir.

Diğer bir yandan, orman içinden geçen yolların asfalt yapılması talebinde bulunmaları, köylülerin orman üstünde insan baskısını artırabileceğinin farkında olmadıklarının göstergesidir. Orman içine asfalt yol yapılması talebi, ormanın nasıl korunması gerektiğine dair bilincin eksikliğini göstermektedir. Burada bulunan kalıntı orman için köyde yaşayan kişilerle eğitim projesi yapılması faydalı olacaktır.

İki köyde de linyit maden yataklarının olması, gelecekte bu alanda kömür ocağı açılması olasılığını oluşturmaktadır. Bunun için kalıntı orman alanın ne kadarının bu alanda olduğu tespit edilerek buna göre önlem alınmalıdır.

Orman üzerinde insan ve hayvan baskısı son yıllarda azalmaya başlamış, bu da köylünün gözle görebildiği ölçüde ormanın sıklaşmasını ve genişlemesini sağlamıştır.

 

" "

Saha, KB-GD hattı boyunca uzanmaktadır. Güneybatı sınırını Değirmenkaya merkez, kuzeydoğu sınırını ise Kılçak mahallesi oluşturmaktadır. Sahanın peyzajı hareketlidir; tepeler, orta diklikte yamaçlar ve küçük vadiler bulunmaktadır. Sürekli akan bir su yapısı bulunmamakla birlikte, mevsimsel yüzey akışları vardır.

Genel olarak 3 tabakalı yaşta ve 2 kapalılığında bir orman yapısına sahiptir; 1. tabaka 90-100 yıl, 2. tabaka 20-25 yıl, 3. tabaka gençlik. Orman, güney ve güneybatıda %10’dan az ve %11-%40, kuzey ve kuzeydoğuda ise %40-70 kapalılıktadır. Ormanda gençlik dış çevre koşullarına göre iyi durumdadır. Ormanın gelişme eğilimi klimakstır. Sahanın hakim ağaç türü karaçamdır. Karaçamların ortalama yüksekliği 10m civarındadır. Diğer ağaç türleri ise meşe, ardıç ve güneydoğuda dar bir alanda yayılış gösteren sarıçamdır. Sarıçam topluluğunun üst tabakasını karaçam+sarıçam, orta tabakayı ise meşe+ardıç+karagöz oluşturmaktadır. Meşçere dinamik bir yapıdadır, 1-2 kapalılık derecesine sahiptir ve yer yer gençlik bulunmaktadır. Meşe orman içlerinde karaçam ile karışık ancak orman sınırında yer yer topluluklar halinde görülmektedir. Ardıç da orman içinde ve sınırında karışık olarak bulunmaktadır. Sahanın orman geçiş bölgesinde tarım arazileri, bozkır ve saf meşe ile meşe-ardıç-çalı (kadıntuzluğu, karagöz gibi) karışık bitki toplulukları vardır. Karaçamlarda, özellikle orman sınırında fazlaca ökseotu tespit edilmiştir.

Ormanın Değirmenkaya Köyü’ne(Mahallesi) bakan yamacındaki alt sınırını terk edilmiş/terk edilmemiş tarlalar ve bozkır oluşturmaktadır. Bu yamaçta yer alan ve giderek derinleşen kuru derelerde şiddetli erozyon gözlenmiştir. Oranın alt sınırında ve terk edilmiş tarlarda yeniden ormanlaşmanın bir göstergesi olarak 0,5-2 metre boylarında katran ardıçları vardır. Bu vadilerden en büyüğünün yamacında toprak derinliğinin artığı bir alanda karaçamların boylarında belirgin bir artış olduğu saptanmıştır. Ormanın olduğu dağın sırt kısmında ve en yüksek yerinde(1327m?) sarıçamlar karışıma girmektedir. Sırtın kuzey yamacında 300 metre boyunca sarıçam+karaçam+tüylü meşe ormanı görülmüştür. Bu alandan Kılçak Köy doğrultusunda inişe geçildiğinde ağaçların boyları kısalmaya başlamıştır. Ormanın alt sınırı düz bir çizgi olmayıp tarım arazileri ve topoğrafyaya bağlı olarak inişli çıkışlıdır. Sınırlardaki 2-8 cm çapında 2-3 m boyundaki meşeler yuvarlak veya oval biçimli (3-10 m çapında) kümeler oluşturmuştur.  Kılçak köyü halkı için inanç değeri bulunan Sarı Ömer Türbesi yakınında sulu dere çevresinde bulunan karaçamlar ormandaki türlerinden daha uzun, kalın çaplı ve yaşlıdır. Bunlardan bir tanesi 190 yaşındadır. Bu yamaçta ormanın altsınırı 1100 metredir. Ormanda ve ormaniçi açıklıklarda saptanan odunsu bitkiler: Karaçam (Pinus nigra), tüylü meşe (Quercus pubenscens), sarıçam(Pinus sylvestris), katran ardıcı (Juniperus oxycedrus), alıç (Crataegus orientalis), geyik dikeni (Crataegus monogyna), ahlat (Pyrus sp.), dağ muşmulası (Cotoneaster sp.), karagöz (Amelanchier rotundifolia), cehri (Rhamnus sp.), titrek kavak (Populus tremula), katırtırnağı (Genista sp.), kuşburnu (Rosa canina) Yanan eriği (Prunus sp.) üvez (Sorbus umbellata)

Sahada orman ekosistemi dışındaki hakim ekosistem, orman sınırı ile orman içi açıklıklarda bozkır ve dik yamaçlarda kayalıklardır.

Sahada izlerinden tespit edilen yaban hayatı; karaca, tavşan, domuz, tilki ve kurttur. Sahada özellikle karaca ve kurt bulunması, ekosistemin iyi durumda olduğunu göstermektedir. Sahada kuş türleri tespit edilememiştir (yalnızca baştankara gözlenmiş ve ölü ağaç gövdelerinde ağaçkakan izleri görülmüştür). Keşif gezimizde ardıç kuşları gözlenmiştir. Sahada yırtıcı kuşların yuvalaması için önemli, düz tepe yapısına sahip çam bireyleri gözlenmiştir ancak kuş yuvası tespit edilmemiştir.

Ormanda insan baskısı azalmış olsa da yoğun bir yol ağı bulunmaktadır. Ayrıca köy sakinleri ve dışarıdan sahaya avcılar ile piknikçiler gelmektedir.

19 Mart 2017 günü sahada yapılan inceleme sırasında 9 odunsu örnekte yaş ölçümü yapılmış, İç Anadolu Ormancılık Araştırma Müdürlüğü Herbaryumu ve A.Ü.Fen Fakültesi Herbaryumu’na iletilmek üzere 10ar farklı odunsu tür örneği toplanmış ve genetik incelemeleri yapılmak üzere toplam 64 odunsu tür örneği ile toprak örnekleri alınmıştır.

ştır.

" "
#TÜRTANIM
LAYAN
MATERYALBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇSINIRDIŞ
ANK08G01Juniperus oxycedrusADİbreGX  135040,2430333,36169Erkek
ANK08G02Pinus nigraADİbreGX  135040,2430333,36169 
ANK08G03Quercus pubescensADKuru yaprakGX  135040,2430333,36169 
ANK08G04Juniperus oxycedrusADİbreGX  135040,2430333,36169Dişi
ANK08G05Juniperus oxycedrusBAİbreBX  135040,2407833,36125Erkek
ANK08G06Juniperus oxycedrusBAİbreBX  135040,2407833,36125Erkek
ANK08G07Pinus nigraBAİbreBX  135040,2407833,36125 
ANK08G08Pinus nigraBAİbreBX  133040,2389833,36148 
ANK08G09Juniperus oxycedrusBAİbreBX  133040,2389833,36148Erkek
ANK08G10Juniperus oxycedrusBAİbreBX  133040,2389833,36148Dişi
ANK08G11Quercus pubescensBAKuru yaprakBX  133040,2389833,36148 
ANK08G12Pinus nigraBAİbreBX  133040,2386133,36122 
ANK08G13Juniperus oxycedrusBAİbreKX  130740,2375533,36042Dişi
ANK08G14Juniperus oxycedrusBAİbreKX  130740,2375533,36042Erkek
ANK08G15Quercus pubescensBAYaprak, filizKX  130740,2375533,36042 
ANK08G16Pinus nigraBAİbreKX  130740,2375533,36042 
ANK08G17Pinus nigraBAİbreKX  130740,2375533,36042 
ANK08G18Juniperus oxycedrusBAİbreBX  133440,2359633,38955Erkek
ANK08G19Juniperus oxycedrusBAİbreBX  133440,2359633,38955Dişi
ANK08G20Quercus pubescensBAKuru yaprakBX  133440,2359633,38955 
ANK08G21Pinus nigraBAİbreBX  133440,2359633,38955 
ANK08G22Pinus nigraBAİbreBX  133840,2340233,36175 
ANK08G23Juniperus oxycedrusBAİbreBX  133840,2340233,36175Erkek
ANK08G24Quercus pubescensBAKuru yaprakBX  133840,2340233,36175 
ANK08G25Juniperus oxycedrusBAİbreBX  133840,2340233,36175Dişi
ANK08G26Pinus nigraBAİbreBX  137240,2329233,36437 
ANK08G27Juniperus oxycedrusBAİbreBX  137240,2329233,36437Erkek
ANK08G28Juniperus oxycedrusBAİbreBX  137240,2329233,36437Dişi
ANK08G29Quercus pubescensBAKuru yaprakBX  137240,2329233,36437 
ANK08G30Pinus nigraBAİbreKDX  139240,2342933,36647 
ANK08G31Juniperus oxycedrusBAİbreKDX  139240,2342933,36647Erkek
ANK08G32Quercus pubescensBAKuru yaprakKDX  139240,2342933,36647 
ANK08G33Juniperus oxycedrusBAİbreKDX  139240,2342933,36647Dişi
ANK08G34Pinus nigraBAİbreDX  141740,2316033,37823 
ANK08G35Juniperus oxycedrusBAİbreDX  141740,2316033,37823Dişi
ANK08G36Quercus pubescensBAKuru yaprakDX  141740,2316033,37823 
ANK08G37Juniperus oxycedrusBAİbreDX  141740,2316033,37823Erkek
ANK08G38Pinus nigraBAİbreDX  142740,2286233,37288 
ANK08G39Juniperus oxycedrusBAİbreDX  142740,2286233,37288Dişi
ANK08G40Juniperus oxycedrusBAİbreDX  142740,2286233,37288Erkek
ANK08G41Quercus pubescensBAKuru yaprakDX  142740,2286233,37288 
ANK08G42Pinus sylvestrisBAİbreKDX  143040,2277433,37426 
ANK08G43Pinus nigraBAİbreKDX  143040,2277433,37426 
ANK08G44Juniperus oxycedrusBAİbreKDX  143040,2277433,37426Dişi
ANK08G45Juniperus oxycedrusBAİbreKDX  143040,2277433,37426Erkek
ANK08G46Quercus pubescensBAKuru yaprakKDX  143040,2277433,37426 
ANK08G47Pinus sylvestrisBAİbreKX  141340,2280233,37551 
ANK08G48Pinus nigraBAİbreKX  141340,2280233,37551 
ANK08G49Juniperus oxycedrusBAİbreKX  141340,2280233,37551Erkek
ANK08G50Juniperus oxycedrusBAİbreKX  141340,2280233,37551Dişi
ANK08G51Pinus sylvestrisBAİbreKX  140040,2283333,37578 
ANK08G52Quercus pubescensBAKuru yaprakDX  135540,2281233,37827 
ANK08G53Pinus nigraBAİbreDX  135540,2281233,37827 
ANK08G54Juniperus oxycedrusBAİbreDX  135540,2281233,37827Erkek
ANK08G55Juniperus oxycedrusBAİbreDX  135540,2281233,37827Dişi
ANK08G56Pinus nigraBAİbreGD X 132140,2280533,38126 
ANK08G57Quercus pubescensBAKuru yaprakGD X 132140,2280533,38126 
ANK08G58Juniperus oxycedrusBAİbreGD X 132140,2280533,38126Erkek
ANK08G59Juniperus oxycedrusBAİbreGD X 132140,2280533,38126Dişi
ANK08G60Quercus pubescensBAKuru yaprakGD X 128040,2280633,38349 
ANK08G61Juniperus oxycedrusBAİbreGD X 128040,2280633,38349Dişi
ANK08G62Juniperus oxycedrusBAİbreGD X 128040,2280633,38349Erkek
ANK08G63Pinus nigraBAİbreGD X 128040,2280633,38349 
ANK08G64Juniperus oxycedrusBAİbreG X 127140,2277533,38422Dişi
ANK08G65Quercus pubescensADSürgünG X 113640,2352533,34719H11
ANK08G66Quercus pubescensADSürgünKDX  134940,2423533,36307 
ANK08G67Quercus pubescensADSürgünDX  135340,2405333,36418 
ANK08G68Quercus pubescensADSürgünDX  136140,2394033,36539 
ANK08G69Quercus pubescensADSürgünGDX  136340,2366433,36626 
ANK08G70Quercus pubescensADSürgünKDX  139340,2334133,37190 
ANK08G71Quercus pubescensHDSürgünKDX  140840,2285533,37394 
ANK08G72Quercus infectoriaADSürgünKDX  141140,2285133,37393H17
ANK08G73Quercus sp.ADSürgünKDX  140740,2280833,37420 
ANK08G74Quercus pubescensADSürgün0X  142140,2291933,37273 
ANK08G75Quercus pubescensYTSürgün0X  139540,2352233,36387 
ANK08G76Juniperus oxycedrusADSürgün0X  140040,2314533,37218Sarkık
" "
#CİNSBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK08H01Juniperus oxycedrusGX  135040,2430333,36169Erkek
ANK08H02Pinus nigraGX  135040,2430333,36169 
ANK08H03Juniperus oxycedrusGX  135040,2430333,36169Dişi
ANK08H04         
ANK08H05Pinus sylvestrisKDX  143040,2275033,37444 
ANK08H06Pinus sylvestrisKDX  143540,2275033,37444 
ANK08H07Pinus nigraGDX  143540,2275033,37444 
ANK08H08Juniperus oxycedrusGDX  143540,2275033,37444 
ANK08H09Pinus nigraDX  126340,2273633,38416 
ANK08H10Juniperus oxycedrusGDX  128040,2277833,36806Sarıdede mevkii
ANK08H11Quercus pubescensG X 113640,2352533,34719G65
ANK08H12Crataegus monogynaB X 113640,2352533,34719Geyikdikeni
ANK08H13Cionura erectraGD X 112640,2343233,34691Bodur ot
ANK08H14Thesium sp.DX  135740,2391833,36548 
ANK08H15Galium sp.GDX  136140,2388933,36543 
ANK08H16Serratula sp.DX  139240,2307433,37402 
ANK08H17Quercus infectoriaKDX  141140,2285133,37393Mazı meşesi. G72
ANK08H18Quercus sp.KDX  140740,2280833,37420Türü tespit edilemedi.
ANK08H19Quercus sp.KDX  140740,2280833,37420H18`de farklı tür. Türü tespit edilemedi.
" "
#CİNSÇAP (cm)BOY
(m)
TEPE ÇAPI (m)YAŞBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK08Y01Pinus nigra40  95KBX  132340,2385933,36116 
ANK08Y02Pinus nigra27  95KBX  132040,2385533,36115Orta ağaç
ANK08Y03Pinus nigra3311 115KX  131240,2375333,36041Orta ağaç
ANK08Y04Pinus nigra2411 68KX  131040,2375533,36044Orta ağaç
ANK08Y05Pinus nigra4210 135GBX  136240,2332533,36345 
ANK08Y06Pinus sylvestris369,5 80KDX  142640,2277433,37429 
ANK08Y07Pinus sylvestris3510,5 80KX  141140,2277033,37518 
ANK08Y08Pinus nigra6616 120GDX  126240,2273633,38416Sarıdede türbesi yakınında
ANK08Y09Pinus nigra8317 195GDX  126240,2275033,38445Sarıdede türbesi yakınında
ANK08Y10Pinus nigra308,5 130DX  136340,2417233,36344 
ANK08Y11Pinus nigra358 125KDX  136340,2401833,36458 
ANK08Y12Pinus nigra1914 155KDX  136440,2384933,36569 
" "

Ankara’nın Kalecik ilçesi toprakları magnezyum, nikel, kadmiyum gibi ağır metallerce zengin serpantin kayaçlardan oluşan kireçsiz toprak özelliklerine sahiptir. Değirmenkaya köyü kalıntı ormanı örnekleme noktaları Şekil-1’ de belirtilmiştir. Toprak örneklemesi toprakların fiziksel özelliklerindeki farklılıkları, bitki türleri, rakım, bakı, farklılıkları dikkate alınarak yapılmıştır.

Örneklemeler yapılırken arazinin konumu,  eğim, yüzey taşlılığı gibi özellikleri de saptanmıştır. T1,T2, T7 ve T9 noktaları yüzeyde köşeli taşlılığa sahiptir.T1, T2, T7 ve T8 noktaları eğimi %30 un üzerindedir. T3, T4, T5, T6 noktaları profil açılarak belirlenmiştir. Taşsız, %10 eğimli bir alandır. T9 ise %10 eğimli, gübre uygulanmış, bu yıl için nadasa bırakılmış, bitki sapları bulunan tarım arazisi vasfındadır ve orman alt sınırındadır. Hakim bitki çeşidi Karaçam, Meşe ve Ardıçtır. T8 örnek noktasında ise Sarıçam yoğundur.

Alınan toprak örneklerinde Azot, Organik madde, pH, Elektriksel iletkenlik, Kireç ve Bünye analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçları Şekil-4 ‘te verilmiştir. Değirmenkaya köyü toprak örnekleri ortalama % Azot(N) değerleri 0,01 olup çok az, ortalama Organik madde % 0,15 olup çok az, ortalama pH  7,86 hafif alkali, ortalama EC değerleri 0,081, ortalama kireç değerleri % 1,45 az kireçli, ve ortalama bünye kumlu killi tına sahiptir. Tarım toprağı ve profildeki 90-120 cm derinlikteki toprak pH değerleri  >8 ve tarım toprağı kireçli sınıfdadır. Kimyasal gübre ve zirai mücadele ilaçlarının uygulamasının kireç oranını artırdığı gözlenmiştir. Organik madde miktarı beklenenin altında çok az sınıfında çıkmıştır. Bitki çeşitliliğiyle toprak yapısı arasında anlamlı bir bağ kurulamamıştır. Karaçam, meşe, ardıç ve sarıçam az kireçli, hafif alkali, organik madde ve azot açısından çok az, profil noktasının 0-30 ve 30-60 cm derinlikleri kil; diğer örnek noktaları kumlu killi tınlı bünyeye sahip topraklarda yetişmektedir.

" "1" "1" "1Orhb5tpsnNfOnAVSr58NdRrUHss" "A4" "20" "ANK_09" "2" "ANK_09_Turkkonut" "39.8257144677,32.6727810375" "Ankara" "Çankaya" "Dodurga" "(312) 425 30 10/425 22 30" "(0 312) 458 89 00" "Sadettin Özdemir 239 26 07/234 20 06" "1000-1100" "120" "

2013/ Ankara/ Ankara/ 367,368/ Mbc1,Mab2, Mçka0, AgÇkS0a, Ma, BM/ Toprak Koruma M Koruya Tahvil, Estetik Görünüm Çk+S Plantasyon

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Çankaya Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csa olarak adlandırılabilir. Çankaya ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 11.5`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 384 mm. 10 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 52 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

1. S.Usluda bahsi geçiyor Ankaranın güney batısında kalan Fevziye, Şehtlali, Kasarlıkaya ve Dodurga köyü civarında oldukça büyük meşe ormanına (Quercus pubesens) rastlanmaktadır. Mevzuubahis orman Dodurga köyü civarında başlayıp güneye Fevziyeye Şehitali ve Kasarlıkaya köylerine doğru uzanmaktadır. Bilhassa Kasarlıkaya civarında kuvvetli inkişaf gösteren meşelere rastlanmaktadır. Bunlar arasında rakım itibarile en alçakta kalan Dodurga köyüdür. Köyün içinde bulunan tepelerin güney batı mailelerinde yayılan meşeler 1050 m rakıma kadar indiğine göre orman alt kuraklık sınırının burada 1050 m olması lâzım gelir. 2. Alan: 120 ha 3. Kapalılık: %10dan fazla 3. Iran-Turan bölgesi 4. Izole durumu: Nispeten izole 5. Rakım: 1000-1100 m 6. Tür dağılımı: Meşe, .. 7. Amenajman planında yer alma durumu:

" "0" "0" "21" "ANK_10" "4" "ANK_10_Yukariyurtcu" "32.5456810192,39.8328226784" "Ankara" "1050-1150" "25" "Yok" "1. S.Uslu'da bahsi geçmiyor ama bahsi geçen Dodurga vs orman parçaları ile bağlantılı olabilir.2. Alan: 25 ha3. Kapalılık: %10'dan az3. Iran-Turan bölgesi 4. Izole durumu: Nispeten izole 5. Rakım: 1050-1150 m6. Tür dağılımı: 7. Amenajman planında yer alma durumu:" "0" "0" "22" "ANK11" "Karapürçek" "1" "ANK_11_Karapurcek" "39.9856782065,32.9808394834" "Ankara" "Altındağ" "Karapürçek" "1080-1260" "284" "

2013 / Ankara / Elmadağ / 298-301 / Mbc1, Mab2, ÇkSMa0, BMDy, BM-E / Toprak koruma - M (koruya tahvil), Rekreasyon - Çk+M, Estetik görünüm Çk+S plantasyon / 

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Altındağ Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Altındağ ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 10.8`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 411 mm. 11 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 56 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

https://www.facebook.com/Ankara-Karap%C3%BCr%C3%A7ek-K%C3%B6y%C3%BC-506886252660455/

http://www.envanter.gov.tr/anit/index/detay/37362

 

Tatlar Köyü muhtarı Adil Tuna 0536 511 72 26 https://tr.wikipedia.org/wiki/Tatlar,_Alt%C4%B1nda%C4%9F

 

" "

Web Güncelleme: 24.02.2018

ANK11_Tatlar Köyü

12.02.2018 Tarihli Saha Araştırması

GENİŞLETİLMİŞ RAPOR

1.   Rapor

Kısa Tarihçe ve Genel Bilgiler: ANK11 kodlu ormanın çevresindeki köylerden biri olan, Ankara’nın Altındağ ilçesine bağlı Tatlar köyü ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Köyün Ankara Ulus’a yaklaşık 20 km, Altındağ ilçesine 10 km uzaklıkta olduğu belirtilmiştir.

Köyün, yaklaşık 700 yıl önce Orta Asya’dan hayvanları ile birlikte gelen bir sülale ile kurulduğu; sonrasında Kızılcahamam, Konya, Tokat, Sivas tarafından göçen sülalelerin bölgeye geldiği ve şu anda köyde Aksoy, Baysallar, Kocaman, Özbaş, Şıvgın, Tuna, Tunca, Yalova olmak üzere 8 soyadı bulunduğu ifade edilmiştir. Köyde 1916 yılına kadar aktif olan medresede, Hacı Bayram Veli’nin 14 müridinden biri olan Hatip Osman’ın hatiplik yaptığı ve medresenin 1916 yılından sonra cami olduğu bildirilmiştir.

Şıvgın sülalesinden, savaş için Yalova, Kars (93 Harbi), Yemen ve Çanakkale’ye gidenlerin olduğu belirtilmiştir. Yemen’e Halil, Çanakkale’ye Hacı Ahmet, Kars’a Mehmet isminde kişilerin gittiği; Mustafa adlı kişinin Yemen cephesinde savaştıktan 9 yıl sonra, 23-24 yaşlarında köye geri geldiği ve bu köydeki Şıvgın sülalesinin soyunu devam ettirdiği ifade edilmiştir.

Nüfus: Tatlar köyünde kışın 15 olan hane sayısının yazın 30’u bulduğu; kışın 50 kişi olan nüfusunun yazın 120 civarında olduğu; buna ek olarak, yazın 30’u kayıtlı olmak üzere 100-150 hobi bahçesinin aktif bulunduğu, bu bahçelerde de yaklaşık 250-300 kişinin yaşadığı söylenmiştir. Köyde kayıtlı seçmen sayısının 160 olduğu ve yaş ortalamasının 50-60 arasında olduğu öğrenilmiştir.

Eğitim: Köyde okuma yazma bilmeyen 1-2 kişi olduğu; eskiden beri kız ve erkek çocuklar arasında eğitim anlamında ayrım gözetilmediği söylenmiştir. Şimdi dernek binası olarak kullanılan yapının eskiden okul olduğu ifade edilmiştir. Taşımalı sistemin kaldırıldığı, öğrencilerin belediye otobüsüyle veya özel araçla okula gittiği belirtilmiştir. İlkokula 2, ortaokul ve liseye 8 olmak üzere toplam 10 öğrencinin Karapürçek’e gittiği, 3 kişinin üniversitede okuduğu bildirilmiştir. Milletvekili Muslihittin Tunca, sağlık bakanı Halil Şıvgın ve sanatçı Zekai Tunca’nın bu köyden olduğu ifade edilmiştir.

Göç: 1970’lerde 60-70 olan hane sayısının, 10 yıl öncesine kadar devam eden göçle birlikte 15-20’ye düştüğü söylenmiştir. Göç edenlerin Keçiören semti (10 hane) ile Aktaş (10 hane), Gülveren (20 hane) ve Karapürçek mahallelerinde (30 hane) yaşadığı belirtilmiştir. 10 yıldır bölgede olan 100-150 hobi bahçesinde yaşayanların, nisan ve ekim ayları arasında burada kaldıkları bildirilmiştir. Şehirde yaşayan fakat köyde kalıcı konutu bulunan 10 hanenin de yazın buraya gelip kaldığı ifade edilmiştir. 15 yıl önce 4 kardeşin, emeklilik sonrası köye geri dönerek 5 hane yaptırdığı ve o günden beri burada yaşadığı söylenmiştir.

Örgütlenme: Merkezi köyde bulunan Tatlar Yardımlaşma Derneği olduğu, Mamak’ta çalışan dernek başkanının köyde yaşadığı belirtilmiştir. Ayrıca merkezi köyde bulunan, köylünün kendi arasında kurduğu bir yapı kooperatifinin de bulunduğu bildirilmiştir.

Doğadan Toplanan Bitki ve Mantar: Eski dönemlerde orman içinden çayır, dal, göbelek, kuzu kulağı mantarları ile orman çevresinden kadimelek (madımak), karakavruk, kekik, kuşburnu, öküzburnu ve yabani erik toplandığı ifade edilmiştir. Ayrıca eskiden, meşe palamudu toplayıp kestane gibi pişirip yedikleri ve keçilere verdikleri belirtilmiştir. Bölgede 3-5 farklı palamuda sahip meşelerin olduğu, bitki ve mantarların genellikle şubat, mart, nisan ve mayıs aylarında toplandığı bildirilmiştir.

Hayvancılık ve Hayvan Otlatma Düzeni: Eskiden hayvanların nisan ayında meraya çıkarıldığı, eylül ayına kadar merada kaldığı; orman alanının bir kısmında da otlatıldıkları söylenmiştir. Eskiden köyde toplam 1.000 küçükbaş (800 koyun ve 200 keçi) ile 200 büyükbaşın bulunduğu ifade edilmiştir. 1970’li yıllarda 60-70 öküz (her hanede öküz mevcut), 30 at, 15-20 eşek, 50 kömüş (camış) ve çok sayıda tavuk olduğu belirtilmiştir. O dönemde buzağı, camış, inek, kuzu ve eşek çobanlarının ayrı olduğu ve mera arazisinin çok iyi durumda olduğu bildirilmiştir.

3-4 senedir Kavaklı köyünden çoban tutulduğu ve şu anda iyi durumda olmayan mera alanına ineklerin sabah götürülüp akşam getirildiği söylenmiştir. Şimdilerde 5 haneye ait olmak üzere toplam 30 büyükbaş hayvanın ve bir kişi tarafından 100-150 kadar tavuğun bakıldığı; küçükbaş hayvanın ise kalmadığı ifade edilmiştir. Köyde şu anda simental, holstein ve montofon cinslerinin olduğu, eskiden bakılan kara ineğin ise artık olmadığı belirtilmiştir. Süt ve süt ürünlerinin kendi ihtiyaçları için kullanıldığı, artan sütün ve buzağıların satıldığı; ayrıca, köy dışından gelerek burada mandıra kuran insanların olduğu bildirilmiştir. 25-30 mandıra bulunan köyde, mandıra başına 50 ile 400 arasında hayvan bulunduğu; bu hayvanların orman içi ve dışında otlatıldığı söylenmiştir.

Ekilebilir Alanlar Dışındaki Arazi Varlığı ve Faydalanma Şekilleri: 3 bin dönümlük tapulu arazinin 1.500 dönümünün satıldığı bildirilmiştir. Kalan 1.500 dönümlük ekilebilir alana şimdilerde arpa, buğday, macar fiği; eskiden ise nohut, mercimek ve fiğ ekildiği ifade edilmiştir. Ekilebilir alanların bir kısmına bir sene arpa, diğer sene yem bitkisi ekildiği belirtilmiştir. Civar köylerde de icar yapılarak ekim yapıldığı bildirilmiştir. 1.500 dönümün 800 dönümünün muhtara, geri kalanının köyde yaşayan diğer kişilere ait olduğu söylenmiştir.

Tarım alanlarının dışında 1.500 dönüm arazi olduğu, bunun 100 dönümünün çayırlık, geri kalanın mera ve hazine arazisi olduğu ifade edilmiştir. Eskiden meranın iyi durumda olduğu ve bölgede berrak bir çeşme bulunduğu bildirilmiştir. Tarla sürerken sınırlarının yavaş yavaş genişletilerek büyütüldüğü söylenmiştir. Vişne, kiraz, elma, armut, üzüm gibi ürünlerin alındığı meyve bahçelerinin olduğu, ihtiyaç fazlasının köylü tarafından satıldığı fakat dışarıdan gelen bazı kimselerin bu ağaçlardan izin almadan kasalarla meyve topladığı belirtilmiştir. Eski dönemlerde dere kenarında kavaklık olduğu ve ev yapımı için kavakların kullanıldığı; ayrıca camışların götürüldüğü bataklık bulunduğu söylenmiştir. Köyde her sene anız yakıldığı ve bu yüzden meraların da yandığı, orman alanında hiç yangın olmadığı ifade edilmiştir.

Yaban Hayatı ve Avcılık: Bölgede yaban ördeği, yılan, fare, tilki, tavşan, kınalı keklik, kurt, kartal, leylek, şahin, karga, bıldırcın, kurbağa, çekirge gibi yaban türlerinin olduğu söylenmiştir. Yılan, tilki, keklik, bıldırcın sayısında azalma olduğu ve diğer türlerin tükendiği ifade edilmiştir. Kibrit, sigara gibi yanıcı madde atılması sebebiyle çıkan yangın, hobi bahçelerindeki çöpler, avcılık ve tarım ilacı gibi nedenlerle bölgedeki yaban hayatının zarar gördüğü belirtilmiştir. Dışarıdan gelen avcıların olduğu ve köyden 1 kişinin avcılık yaptığı bildirilmiştir. Tilki, tavşan ve keklik başta olmak üzere tüm hayvanların avlandığı söylenmiştir.

1-2 evin yanında yaklaşık 10 arı kovanı bulunduğu ifade edilmiştir.

Ormanlarda Eski ve Mevcut Durum: Sayıca fazla olan meşelerin, eskiden yoğun biçimde yapılan büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkla birlikte azaldığı belirtilerek günümüzde hayvancılığın azalması sebebiyle orman arazisinde hem genişleme hem de sıklaşma olduğu ifade edilmiştir. Orman arazisindeki meşeleri kesenlerin ağız ve yüzünde yamulmalar olduğuna inanılması sebebiyle ağaçlara eskiden beri dokunulmadığı dolayısıyla alanda kesim yapılmadığı bildirilmiştir.

2 bin dönümlük ormanlık arazinin yaklaşık bin dönümün bu köye, dağın öteki yüzünde yer alan bin dönümlük kısmının ise Karapürçek köyüne ait olduğu belirtilmiştir. 1949 yılında özel ağaçlandırma gerekçesi ile mesire alanı olarak geçen bu orman alanının tamamının KARDER (Karadenizliler Derneği) tarafından kiralandığı; bu bölgeye çam ağaçları dikilmiş olduğu, içinde park ve çay bahçesi bulunduğu söylenmiştir. KARDER tarafından işletilen bu bölgeye girişin paralı olduğu; mayıs ayındaki Karadenizliler günü, düğün gibi özel gün organizasyonları için kullanıldığı bildirilmiştir. Orman arazisinin bir kısmının mesire yeri, bir kısmının ağaçlandırma alanı olduğu ifade edilmiştir. Orman arazisi KARDER’e verilmeden önce köylünün, meşelerin aralarındaki boşluklara sedir fidanı diktiği, sonrasında bir ağaçlandırma yapmadığı belirtilmiştir. Bu köyden olan fakat şehirde yaşayan Ayhan Şıvgın’ın kendi çabası ile ağaçlandırma yaptığı söylenmiştir. Köy halkının mezarlık içini ağaçlandırdığı ifade edilmiştir.

Ormanlardan Geçmişte Nasıl Faydalanıldığı: Eski dönemlerde hayvanların orman arazisinde otlatıldığı belirtilmiştir.

Ormanlardan Günümüzde Nasıl Faydalanıldığı: Ormanlık alandan mantar ve bitki toplandığı, büyükbaş hayvanların orman alanının çevresinde çoban tarafından otlatıldığı bildirilmiştir. Mandıra hayvanlarının orman içinde ve dışında otlatıldığı söylenmiştir. Orman alanında ve bahçelerde yoğun şekilde piknik yapıldığı, alanın büyük kısmının KARDEM’e ait olması sebebiyle bu bölgede piknik izni olduğu ifade edilmiştir.

Ormanların Kültürel Boyutu: Mandıra yolunun kenarında 100 senelik bir meşe ağacı olduğu öğrenilmiştir. Orman arazisinde yatır bulunduğu ve buraya gidilerek yağmur duası edildiği söylenmiştir. Orman arazisindeki meşeleri kesenlerin ağız ve yüzünde yamulmalar olduğuna inanılması sebebiyle ağaçlara eskiden beri dokunulmadığı bildirilmiştir.

Eğitim ve Uygulanan Projeler: Tarım üzerine eğitim verildiği belirtilmiştir.

Tatlar Köyünün Sorunları: Köyün başlıca problemlerinin köy yolunun virajlı olması sebebiyle trafik kazalarının olması, içme suyu kanalının eski olması ve köy gençlerinin köyde kalmayı istemeyerek Ankara’ya gidip çalışmayı tercih etmesi olduğu bildirilmiştir.

2.   Analiz

Araştırma verilerine göre, orman alanının değişmesinin ve bu alanın maruz kalacağı tehlikeleri ekonomik, sosyal, kültürel ve ekolojik yönden açıklamak mümkündür.

Yukarıdaki bilgiler yalnızca köy muhtarı ile görüşülerek elde edilmiştir.

Tatlar köyünün Ankara’ya 20 km uzaklıkta olması cazibe merkezi olmasını sağlamış, topraklarının bir kısmı satılarak hobi bahçelerine dönüşmesi ve köylülerinde kendi aralarında kurdukları yapı kooperatifi faaliyetleri bu alanın hızlı bir şekilde yapılaşmaya gideceğini göstermektedir. Bu durumun bölgedeki insan sayısının hızla artmasına ve cazibe merkezine dönüşmesine neden olup, kalıntı orman üzerindeki baskıyı artıracağı öngörülerek önlemler alınmalıdır.

İnanç düzeyindeki korku sebebiyle eskiden beri orman üzerinde kesim baskısı olmamıştır. Eski dönemlerde kalıntı orman üzerinde sadece hayvan baskısı olduğu daha sonraki dönemlerde ise köylüye ait büyükbaş hayvan sayısının azalması ve küçükbaş hayvanın kalmaması ile kalıntı orman üzerindeki baskının azaldığı böylelikle kalıntı ormanda hem sıklaşma ve hem de genişleme olduğu anlaşılmaktadır. Fakat çevrede kurulan mandırada beslenen büyükbaş hayvanlar kalıntı orman alanında otlama yaptıklarından hayvan baskısı azalmasına rağmen devam etmektedir. Mandıra sahipleri ile görüşülüp, kalıntı orman alanına hayvanların girmemesi için ortak bir çözüm üretilmelidir.

Meralardaki verimin düşme sebeplerinden biri, her sene yakılan anızın bu alanlarına sıçrayarak yanmasına sebep olmasıdır. Önlem alınmazsa yangının orman arazisine de sıçrayacağı unutulmamalıdır. Tarlaları sürerken tarla sınırlarının köylü tarafından genişletilmesi de mera alanlarının daralmasına sebep olmuştur. Mera alanlarının daralması sebebiyle hayvanların orman arazisinde otlatılacağı öngörülmelidir ve önlemler alınmalıdır.

Kalıntı orman alanının bir kısmını mesire yeri, bir kısmını ağaçlandırma alanına dönüştürülerek bir derneğe kiraya verilmesi ve bu derneğin bu alana yapılar, yollar yaptırarak bu alanı birçok etkinlik için kullanması bu alan üzerindeki en önemli sorunlardan/baskılardan biridir. Kalıntı orman alanında ekosistemin korunabilmesi için köylünün, yaşayanların ve diğer faydalanların bu ormanda yaptıkları ağaç kesme, bitki toplama, hayvan otlatma, piknik vb. faaliyetlerin ormana vereceği zararlar nasıl önlenir diye çaba harcanırken bir kalemde kalıntı orman alanının, ormanla hiç ilişkisi olmayan bir hemşeri derneğine verilmesi ve yapılaşmanın görülmesi bu alanın korunması açısından büyük bir risk teşkil etmektedir. Bir an önce yapılan bu yanlışlık düzeltilerek, önemli bir varlık olan bu kalıntı orman alanı üzerindeki baskı kaldırılmalıdır.

Bölgede yoğun yapılan piknik, çöp yığınlarına neden olmaktadır. Bu çöp yığınları doğal alanları tehdit etmektedir. Bunun için bölgeye gelen piknikçilere, yaptıkları piknik sonucu bıraktıkları çöplerin doğaya verdiği zararlar ve daha sonra kendilerinin de bundan nasıl etkileneceğini anlatan broşürler hazırlanıp, dağıtılmalıdır. Belediye ile işbirliği yapılarak buradaki çöplerin düzenli alınması sağlanmalıdır.

Avcılık, tarım ilacı kullanımı ve yangın sebebiyle bölgedeki yaban hayatının neredeyse bitme noktasına geldiği söylenmiştir. Eğer avcılık kontrol altına alınmazsa birçok alanda olduğu gibi bu alanda da yaban hayatı yok olmakla tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır. Ayrıca avlanan keklik ve bıldırcın türlerinin yok olmasının köylünün üretimini ciddi anlamda etkilediği; bu hayvanların yok olması ile artan süne ve kımılın tarım alanlarına zarar verdiği; bununla mücadele için köylünün ilaç kullanmak zorunda kaldığı ve sonuç olarak toprağın kirlendiği bilinmektedir. Bölgede kontrolsüz kullanılan tarım ilaçları birçok canlının zehirlenip, ölmesine ve zehirlenerek ölen bu hayvanlarla beslenen diğer canlıların da bundan etkilenmesine neden olmakta; böylece besin zincirindeki bir çok canlıyı etkilemektedir. İlaç kullanılması genellikle böceklerin yok edicilerini öldürmemizden kaynaklanmaktadır. Köylülerin kullanmak zorunda kaldıkları kimyasal miktarı toprağın kalitesini olumsuz etkilemekte ve bu durum toprağın kendini temizleme kapasitesini de düşürmektedir. Bu topraklarda üretilen besinleri kullanan hayvan ve insanların bu kimyasallara maruz kalması sonucu hastalıkların artması gibi olumsuz durumlarla karşılaşılacağı düşünülmeli, bütün bu durumların birbirine bağlantılı olduğu farkedilmelidir. Bu konuda Türkiye’de bir an önce ciddi çalışmalar başlatılmalıdır.

" "1" "1" "A4" "23" "ANK_12" "2" "ANK_12_Cucuk" "40.1684089428,33.1396240907" "Ankara" "Akyurt" "Cücük" "(312) 844 14 35" "(0312) 844 10 97" "Ahmet Şahin Reçber 0535 363 9007" "

2010/ Ankara/ Çubuk/ 727/ BM/ Toprak Koruma M Koruya Tahvil

 

" "

Akyurt şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger`e göre iklim Csb`dir. Akyurt ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 9.9`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 449 mm. 12 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 61 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

12 Kasım 2016 Arazi gezisi notları: Cücük Kalıntı Ormanı’nda hâkim tür tüylü meşe. Tarlalar arasında kalan ormanın bazı dış sınırları bıçakla kesilmiş gibi. Ormanında içinde ise yer yer baltalık kullanımı görülüyor. Orman geneli 2, bazen de 3 kapalı. Her meşe ormanında olduğu gibi orman içi açıklıklar mevcut. Özbek köylü ile yapılan sohbette kurt ve domuzun çok olduğu öğrenildi. Günün son arazisinden hızlıca gözlemlenen türlerden biri de Juniperus oxycedrus oldu. [Peren Tuzkaya] -------------------------------------------------------------------------------------------

" "0" "0" "24" "ANK13" "Bağlum" "1" "ANK_13_Baglum" "40.0677708301,32.8159409223" "Ankara" "Keçiören" "Bağlum Hisar Mah." "(312) 358 58 30" "(0312) 361 10 65" "Mehmet DEMİRDAĞ (0312) 329 9020" "1390-1420" "4,41" "

2013 / Ankara / Ankara / 212 / Çkc1, Çkc3 / Doğa koruma Çk /


 

ANKARA Orman İşletme Şefliği Fonksiyonel Orman Amenajman Planı (s369) Karaçam Doğayı Koruma Ormanı İşletme Sınıfında: Burada yayılış gösteren ormanlar, genelikle saf Karaçam ve Karaçam’ın asli tür olarak karışım oluşturduğu doğal meşcerelerdir. Plan ünitesinde oldukça az sayılabilecek bir alanda yayılış gösterirler. Bağlum’un kuzeyinde Aktaş Tepe’nin güneydoğusunda ve Memlik köyünde yer alan Karaçam meşcereleri plan ünitesinin geçmiş dönemlerdeki orman varlığıyla ilgili ciddi birer örnektirler. Bu işletme sınıfında yer alan ormanların plan ünitesinin ekolojik şartları dikkate alındığında ekonomik bazdaki getirilerinden ziyade ekolojik getirilerinin önemi bir hayli fazladır. Buralarda amaç bu ormanların varlığının korunması ve arttırılması yönünde olmalıdır. Bu nedenden dolayı ayrı bir işletme sınıfı olarak belirlenmiştir. 

" "
Bilimsel AdıTürkçe Adı ODOSOAAçıklama
Berberis sp.Kadın tuzluğu  XX  
Cotoneaster sp.Dağ muşmulası   X  
Crataegus monogynaGeyik dikeni  X   
Crataegus orientalisAlıç  X   
Juniperus oxycedrusKatran ardıcı  XX  
Prunus divarcata   xx  
Prunus spinosaÇakal eriği  XX  
Pyrus elaeagnifoliaAhlat  XX  
Rosa sp.   x   
Quercus sp.    x  
Quercus pubescensTüylü meşe   X  
Rosa caninaKuşburnu  xx  
Cerasus mahalepMahlep   x  
" "
Bilimsel AdıTürkçe Adı ODOSOAAçıklama
Acantholimon sp.Çoban yastığı  x   
Ajuga sp.Mayasıl otu   x  
Anthemis sp.   x   
Astragalus angustifoliusKeçi geveni   x  
Astragalus microcephalusGeven  x   
Astragalus sp.   xx iki farklı tür daha var.
Carlina sp.   xx  
Coronilla variaKörigen   x  
Cruciata    x  
Eryngium sp.   xx  
Euphorbia sp.   x   
Festuca sp.Koyun yumağı  xx  
Fibigia    x  
Gallium sp.    x  
Globularia sp.Küre çiçeği  xx  
Helianthemum sp.Güneş gülü  x   
Marrubium sp.   x   
Medicagoyonca  x   
Morina persicaKüre çiçeği  x   
Papover sp.Gelincik   x  
Phlomis sp.   xx  
Potentilla sp.    x  
Salsola sp.Soda otu   x  
Salvia sclareaTüylü adaçayı   x  
Taraxacum    x  
Thymus sp.Kekik  x   
TragopogonYemlik   x  
Verbascum sp.Sığırkuyruğu  xx  
Veronica sp.   xx  
ViciaFiğ   x  
Vinca herbaceaCezayir menekşesi   x  
 Çoban çantası   x  
 Atmacaotu  xx  
" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Keçiören Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger`e göre iklim Csa`dir. Keçiören ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 11.3`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 404 mm. 11 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 54 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "
OGM İşletme ŞefiKARAKAYA MH.MUHTARIKARŞIYAKA MH.MUHTARIHİSAR MH.MUHTARIKAFKAS MH.MUHTARISARIBEYLER MH.MUHTARI 
İbrahim PolatlıFUAT TOPÇUHAVVA AYDEMİR MEHMET DEMİRDAĞ VEYSEL GEBEŞ İSMAİL ÖZDEN 
0506 248 5748 (0312) 329 68 40(0312) 329 11 49  (0312) 329 90 20 (0312) 329 77 33 (0312) 396 92 93 

12 Kasım 2016 Arazi gezisi notları: Memlik’teki hobi bahçesi yoğunluğu Bağlum’da da gözlendi. Yaklaşık 3 ha büyüklükteki orman alanı 3 kapalı (% 70 üzeri). Orman içinde karaçamın dışında elma, ahlat, alıç, katran ardıcı gibi türler de bulunmakta. Orman içinde ayrıca fide büyüklüğünde tüylü meşe gözlendi. Bağlum Kalıntı Ormanı’nda Kalıntı ormanın çevresi tarım alanı ve konutlarla sınırlandırılmış durumda olduğu için, orman alanını genişletecek bir alan yok. Ayrıca ormanda hayvancılık baskısının olduğu da gözlendi. Üst sınırı 1439 m olan ormanın sağlıklı ve yaşlı ağaç varlığı sayesinde ağaçların üzerindeki işaretlemeler nedeniyle Tohum Araştırma Birimi tarafından tohumlarının toplanmış olabileceği düşünüldü. [Peren Tuzkaya] 


 

" "

Web Güncelleme: 19.01.2018

ANK13_Bağlum

16.05.2017 Tarihli Saha Araştırması

SAHA GÖZLEM RAPORU

 

Bağlum bölgesi şehrin içinde kaldığı ve çevresinde sadece haftasonu evlerinin yapıldığı bir bölge olduğunda sosyal araştırma yapılamamıştır. Sadece bölgedeki gözlemler aktarılacaktır.

Bağlum, Ankara’nın Keçiören ilçesine bağlı bir mahalledir. Ankara çevreyolunun dışında kalan, oldukça yüksek rakımlı, sıcaklıkların Ankara’nın merkezine göre birkaç derece değiştiği, Ankara’dan uzak, bir zamanlar bağların ve mesire alanlarının bulunduğu bir köy olan Bağlum, göçler ve yeni yerleşimler neticesinde önce müstakil belde, sonra Keçiören ilçesinin bir mahallesi olmuştur. Özellikle Ankara tarafından köyün girişine kurulan yeni mahallelerden ev alan, Ankara’nın ve Anadolu’nun değişik yerlerinden gelip buraya yerleşen birçok farklı insanın yaşadığı bir bölgedir.

Bağlum bölgesinde bulunan karaçam kalıntı ormanı bu yerleşim yerlerinin ortasında kalmış bir alandır. Bu ormanın çevresi parsellenmiş ve hafta sonu evleri yapılmış ve yapılmaktadır. Bu kalıntı orman hayvan otlatması ve piknikçilerin baskısı altındadır. Bu baskıdan dolayı ağaçlar ve diğer canlılarda neslini sürdürme şansı azalmıştır. Piknikçilerin bu bölgede bıraktıkları çöpler ise ayrı bir sorun oluşturmaktadır.

Burada kentin genişlemesinin yansımaları 10 yıl içinde daha yoğun olarak görülecektir. Belediyelerin bu alanları kent ormanı yapma tehlikesi de ayrı bir boyut olarak değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak; ekonomik, kültürel ve sosyal sebeplerle kalıntı orman üzerinde insan baskısının artacağını, bu riskleri azaltabilmek için orman bakanlığı, valilik, kaymakamlık, ilgili belediyeler, demokratik kitle örgütleri ve o bölgede yaşayan ve yeni yaşayacaklarla birlikte bu bölge için koruma, planlama ve eğitim çalışmaları başlatılmalıdır.

" "

ANK 13 kodlu Bağlum kalıntı ormanı, Sirkeli Bağlum yolunun batı yakasında büyük bir çiftlik arazisinin ardında yer almakta olup, etrafı tamamen hobi bahçeleri, yeni açılan yollar ve tarlalarla çevrili yaşlı bir karaçam ormanıdır. Yaklaşık 3 ha büyüklüğündeki Bağlum kalıntı ormanı kuzeydoğu bakıda, ortalama %10-15 eğimli bir yamaç üzerindedir.

1390-1430 m yükseltiler arasında bulunan Bağlum kalıntı ormanı ortalama 15-25 cm çap ve 12-15m  boya sahip bireylerden oluşan 3-kapalı (%70-100 arası) bir karaçam meşçeresidir (Çkbc3). Yer yer kapalılık düşük ve orman-içi açıklıklar var. Ormanın batısındaki karaçamlar Bernard Mambury’nin kitabındaki görselde de gördüğümüz gibi daha yaşlı (ortalama 150-230 yaşında) iken doğusundaki ağaçlar ise ortalama 70-80 yaşındadır. Ormandaki karaçamlar genel olarak sağlıklı değerlendirilmektedir. Karaçam dışında yoğun olmamakla birlikte rastlanan odunsu türler ahlat, meşe (küçük fide boylarında), katran ardıcı, alıç, yabani erik, dağ muşmulası ve yabani elmadır. Ormanın kapalılığı nedeniyle zeminde otsu bitki çeşitliliği gözlenmemiş olup, hakim otsu tür olarak koyun yumağı tespit edilmiştir. Ormanın çevreleyen geçiş zonunda (doğu ve güneydoğu sınırı) gözlenen hakim odunsu türler katran ardıcı, ahlat ve kuşburnu iken; hakim otsu türler ise kekik, farklı geven türleri ve sığır kuyruğudur.

Ormanın özellikle güneydoğu sınırında dışarı doğru çok sayıda karaçam gençliğine rastlanmakla birlikte yoğun otlatma (koyun-keçi) baskısı altındadır. Katran ardıcı içinde gelişim sağlayabilen birkaç birey dışında tüm karaçam gençliğinin tepe sürgünleri yenmiş olup, bodur gelişim gösterebilmektedir. Yoğun otlatma baskısı, orman içinde alt dalları yenmiş erişkin karaçamlarında da kendini göstermektedir. Orman sınırına kıyasla orman içinde gençlik gelişimi yok denecek kadar azdır.

Şehre en yakın kalıntı ormanlardan biri olan Bağlum kalıntı ormanı aşırı derecede insan faaliyetleri baskısı altındadır. Orman içi ve çevresinde gözlenen otlatma baskısı dışında, orman içinde yoğun biçimde dağılmış çöp poşetlerinden anlaşılan piknik faaliyetleri, ormanı çevreleyen ve yoğun imar ve yol çalışmalarından yayılımı artacağı tahmin edilebilen hobi bahçeleri bunlardan başlıcaları olarak sıralanabilir. Ayrıca, ormanın batı zirvesinde PTT`ye ait verici istasyonu bulunmakta ve orman çevresindeki yol çalışmalarından dolayı erozyon izlerine rastlanmaktadır.

Orman içinde toprak yapısı kahverengi orman toprağı olarak değerlendirilirken, güneydoğu geçiş zonunda halihazırda açılmış bulunan (define?) çukurdan toprak örneği alındı. 0-18 cm’nin humus tabakası olduğu, 18-53 cm arasında yer yer kireç birikintileri olduğu ve 85 cm`de ana kayanın başladığı (ana kaya killi, kireçli) tespit edildi.

Yaban hayatı olarak saha çalışmasında bir yeşil kertenkele gözlendi.

" "
#TÜRTANIM
LAYAN
MATERYALBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇSINIRDIŞ
ANK13G01Pinus nigraSürgünKDX  139640.0680432.81734 
ANK13G02Pinus nigraSürgünKDX  139640.0678532.81747Çok dallı
ANK13G03Juniperus oxycedrusSürgünD X 139240.0667232.81782Dişi
ANK13G04Pinus nigraSürgünDX  139640.0671532.81670 
ANK13G05Pinus nigraSürgünKDX  140840.0673332.81636 
ANK13G06Pinus nigraSürgünKX  141240.0677432.81560 
ANK13G07Juniperus oxycedrusSürgünK X 141340.0677732.815Dişi
ANK13G08Pinus nigraSürgünKX  140040.0683532.81567Genç birey
" "
#CİNSBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI(m)(K)(D)
ANK13H01Pinus nigraKDx  138340,0679232,81736Yol kenarı, genetik örneği de alındı, G02.
ANK13H02Pinus nigraKDx  140840,0678032,81630 
ANK13H03Juniperus oxycedrusKD x 141340,0677732,81500dişi, orman sınırı
ANK13H04Pyrus elaeagrifolia- x 138940,0684932,81456orman sınırı
" "
#DerinlikBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
cmİÇSINIRDIŞ
ANK13T010-18D X 139040.0668432.81825 
ANK13T0218-53D X 139040.0668432.81825 
ANK13T0353-85D X 139040.0668432.81825 
ANK13T0485+D X 139040.0668432.81825 
ANK13T050-20KDX  141340.06762832.816334 
ANK13T0640KDX  141340.06762832.816334 
" "1" "1" "1atNfPgvL0H2I09XQpHEfmTe7KRs" "B4" "25" "ANK_14A" "2" "ANK_14a_Dodurga1" "39.8012080101,32.6630303368" "Ankara" "Çankaya" "Dodurga" "(312) 425 30 10/425 22 30" "(0 312) 458 89 00" "Sadettin Özdemir 239 26 07/234 20 06" "1050-1200" "65" "

2013/ Ankara/ Ankara/ 367, 370, 371/ Mbc1, Mab2, Ma, BM/ Toprak Koruma M Koruya Tahvil

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Çankaya Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csa olarak adlandırılabilir. Çankaya ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 11.5`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 384 mm. 10 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 52 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

1. S.Usluda bahsi geçiyor: Ankaranın güney batısında kalan Fevziye, Şehtlali, Hisarlıkaya ve Dodurga köyü civarında oldukça büyük meşe ormanına (Quercus pubesens) rastlanmaktadır. Mevzuubahis orman Dodurga köyü civarında başlayıp güneye Fevziyeye Şehitali ve Hisarlıkaya köylerine doğru uzanmaktadır. Bilhassa Hisarlıkaya civarında kuvvetli inkişaf gösteren meşelere rastlanmaktadır. Bunlar arasında rakım itibarile en alçakta kalan Dodurga köyüdür. Köyün içinde bulunan tepelerin güney batı mailelerinde yayılan meşeler 1050 m rakıma kadar indiğine göre orman alt kuraklık sınırının burada 1050 m olması lâzım gelir. Fakat bu ormana ait stebe sokulan öncüler eskiden her halde daha aşağı seviyelere kadar inmekte idi. 2. Alan: 65 ha 3. Kapalılık: %10 dan fazla 4. Iran-Turan bölgesi 5. Izole durumu: Çevresindeki parçalar ile birlikte izole 5. Rakım: 1050-1200 m 6. Tür dağılımı: Meşe, .. 7. Amenajman planında yer alma durumu:

" "0" "0" "26" "ANK_14B" "2" "ANK_14b_Dodurga2" "39.8149137534,32.6514477552" "Ankara" "Çankaya" "Dodurga" "(312) 425 30 10/425 22 30" "(0 312) 458 89 00" "Sadettin Özdemir 239 26 07/234 20 06" "1076-1107" "1,49" "

2013 / Ankara / Ankara / 367 / Mbc1 / Plan istenilecek /

" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Çankaya Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csa olarak adlandırılabilir. Çankaya ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 11.5`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 384 mm. 10 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 52 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

6 Temmuz 2017 tarihinde yapılan toplantı ile önceliği 2`ye düşürüldü.


https://tr.wikipedia.org/wiki/Dodurga,_%C3%87ankaya

" "0" "0" "27" "ANK_15" "4" "ANK_15_Akcaali" "33.1514886339,39.8024243377" "Ankara" "Var (BM)" "0" "0" "28" "ANK_16" "3" "ANK_16_Karacahasan" "39.8303303822,33.2078975832" "Ankara" "Elmadağ" "Karacahasan" "(312) 863 10 51" "(312) 863 06 50" "Demir Şahin 0535 634 0478" "1131" "

Var (BMAr)

" "

Elmadağ şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Elmadağ ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 9.7`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 439 mm. 10 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 62 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

12 Şubat 2017 de alanda keşif yapılmıştır. Tüylü meşe popülasyonunun bozuk/1 kapalılıkta alana hakim olduğu, bölgesel olarak yoğun karaçam ve sedir ağaçlandırması yapıldığı gözlenmiştir. Ormanın ANK17a ve ANK17b ile benzer özellikler göstermesi, bu ormanlara yakınlığı nedeniyle izole olmaması, 1100ha gibi geniş bir alana yayılı bozuk karakter göstermesi nedeniyle keşif öncesi 1 olan önceliği 3 derecesine düşürülmüş ve araştırma yapılacak ormanlar listesinden çıkarılmıştır. [Katılım:Ahmet Demirtaş, Salih Uslu, Tuğrul Körüklü, Fuat Turan, Mustafa Gökmen, Çiğdem Önal, Şule Ölez, Serdar Ölez]


 

" "1" "0" "29" "ANK_17A" "3" "ANK_17a_Elmadag1" "39.8853884944,33.1766614935" "Ankara" "Elmadağ" "Tatlıca" "(312) 863 10 51" "(312) 863 06 50" "İsmail Üzümcü 0532 523 6665" "3900" "

Var (BM)

" "

Elmadağ şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Elmadağ ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 9.7`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 439 mm. 10 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 62 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

12 Şubat 2017 de alanda keşif yapılmıştır. Tüylü meşe popülasyonunun bozuk/1 kapalılıkta alana hakim olduğu, bölgesel olarak yoğun karaçam ve sedir ağaçlandırması yapıldığı gözlenmiştir. Ormanın ANK16 ve ANK17b ile benzer özellikler göstermesi, bu ormanlara yakınlığı nedeniyle izole olmaması, 3900ha gibi geniş bir alana yayılı bozuk karakter göstermesi nedeniyle keşif öncesi 1 olan önceliği 3 derecesine düşürülmüş ve araştırma yapılacak ormanlar listesinden çıkarılmıştır. [Katılım:Ahmet Demirtaş, Salih Uslu, Tuğrul Körüklü, Fuat Turan, Mustafa Gökmen, Çiğdem Önal, Şule Ölez, Serdar Ölez]


 

" "1" "0" "30" "ANK_17B" "3" "ANK_17b_Elmadag2" "39.9103670907,33.1462222606" "Ankara" "Elmadağ" "Tatlıca" "(312) 863 10 51" "(312) 863 06 50" "İsmail Üzümcü 0532 523 6665" "1400" "550" "

Var (BM, ÇkSDya0)

" "

Karaçam (ağaçlandırma), Sedir (ağaçlandırma),  Tüylü meşe, Boruk (Jasminum Fruticans)

" "

Elmadağ şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Elmadağ ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 9.7`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 439 mm. 10 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 62 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

12 Şubat 2017 de alanda keşif yapılmıştır. İnceleme sırasında farklı bölgelerde andezit, kalker, serpantin, feldispat ve killi kaya/toprak yapısı özellikleri gözlenmiştir. Alanın tamamı bir özel çimento  firmasının arazisi içerisinde veya komşuluğundadır. Tüylü meşe popülasyonunun bozuk/1 kapalılıkta alana hakim olduğu, bölgesel olarak yoğun karaçam ve sedir ağaçlandırması yapıldığı gözlenmiştir. Ormanın ANK16 ve ANK17a ile benzer özellikler göstermesi, bu ormanlara yakınlığı nedeniyle izole olmaması, 550ha gibi geniş bir alana yayılı bozuk karakter göstermesi nedeniyle keşif öncesi 1 olan önceliği 3 derecesine düşürülmüş ve araştırma yapılacak ormanlar listesinden çıkarılmıştır. [Katılım:Ahmet Demirtaş, Salih Uslu, Tuğrul Körüklü, Fuat Turan, Mustafa Gökmen, Çiğdem Önal, Şule Ölez, Serdar Ölez]


 

" "1" "0" "31" "ANK_18" "3" "ANK_18_Elmadag_Hisarkoy" "33.3130485893,39.7939738228" "Ankara" "Var (Çka,BM)" "0" "0" "32" "ANK_19" "3" "ANK_19_Kiliclar" "39.8634331219,33.3749705317" "Ankara" "

Var (Ag)

" "0" "0" "33" "ANK_20" "2" "ANK_20_Edige" "39.8730820932,33.2974579174" "Ankara" "Elmadağ" "Edige" "(312) 863 10 51" "(312) 863 06 50" "Ahmet YAĞCI 0505 313 3560" "

2013/ Ankara/ Elmadağ/ 506-510/ Çkab2, Arb1,Arb1-T, ÇkSAra0,ÇkSa0,BAr/ Doğayı Koruma Ar, Toprak Koruma Çk + S Plantasyon 

" "

Elmadağ şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Elmadağ ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 9.7`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 439 mm. 10 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 62 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "0" "0" "34" "ANK21" "Yakupaptal" "1" "ANK_21_Yakupabdal" "39.823315334,32.9279673668" "Ankara" "Çankaya" "Yakupabdal" "1240-1300" "134" "

2013 / Ankara / Ankara / 504 / Mbc1, Mb1 / Plan istenilecek /

" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıODOSOAAçıklama
Crataegus orientalisAlıç XX  
Crataegus sp.  XX 2, 3, 4, 5 çekirdekli var.
Jasminum fruticansBoruk  X  
Populus nigraKarakavak  X Dere içi
Prunus divaricataYunus eriği XX  
Prunus domesticaKültür bademi XX Eski bir bahçe. Orman içinde de var.
Prunus spinosaÇakal eriği  X Dere içi
Pyrus domesticaAnkara armudu X  Eski bir bahçe
Pyrus elaeagnifoliaAhlat XX  
Quercus pubescensTüylü meşe XX Hakim tür
Quercus roburSaplı meşe  X KB yamacında yaygın. GD yamacının dereye yakın kısmında da tek tük var.
RhamnusCehri XX  
Rosa caninaKuşburnu XX  
Rubus fruticosusBöğürtlen  X Dere içi
Salix albaAksöğüt  X Dere içi
Sorbus domesticaÜvez  X  
Sorbus torminalisAkçaağaç yapraklı üvez  X Dere içi
Ulmus campestreOva karaağacı XX Dere içinde çok sayıda ve büyük boyutlarda var. Yamaçlarda da var.
" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıODOSOAAçıklama
Achillea sp.Civanperçemi X   
Aegilops sp.Yabani buğday X   
Astragalus sp.Geven  X Foto 5729, 5730
Centaurea sp.Peygamber çiçeği X  Sarı çiçekli, dikenli
Cichorium sp.Hindiba X   
Cynodon dactylonAyrık otu  X  
Echium sp.Engerek otu X   
Eryngium campestreBoğa dikeni XX Mavi olmayan
Euphorbia sp.Sütleğen X   
Festuca sp.Yumak otu XX  
Globularia sp.Küre çiçeği XX  
Lonicera etruscaHanımeli  X  
Malva sp.Ebegümeci X   
Phlomis sp.Çoban çırası/çalpa XX Sarı çiçekli
Salvia sclareaTüylü adaçayı  X  
Sanguisorba sp.Çayır düğmesi X   
Stachys sp.Dağ çayı  X  
Teucrium sp.Basurotu/acı yavşan XX  
Verbascum sp.Sığırkuyruğu XX  
Viscum albumÖkse otu  X Meyve ağaçlarında var.
 Çıtlık X   
 Küçük pıtırak  X  
" "

Mamak şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Mamak ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 11.1`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 399 mm. 10 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 54 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

12 Ekim 2017 de arazi inceleme çalışması yapıldı


https://www.facebook.com/yakupabdalcom/

http://yakupabdal.wixsite.com/yakupabdal/yakupabdal-tarihi

" "

1.   Rapor

Kısa Tarihçe ve Genel Bilgiler: ANK21 kodlu orman arazisinde bulunan, Ankara ili Çankaya ilçesine bağlı, merkeze 23 km uzaklıkta olan Yakupabdal Mahallesi ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Köy adını Osmanlı dönemi Alperenlerinden olan Yakup Abdal’dan almıştır. Gerçek ismi Derviş Sinan olduğu bilinen Yakup Abdal bölgeye gelerek burada zaviyesini kuran “Gazi Dervişan”lardandır. Bu zaviyede gelen gidene, zengin fakir ayırt etmeksizin ücretsiz yemek verdiği, tasavvufi sohbetler yaptığı ve insanları irşad ettiği anlatılmıştır. Köyün içindeki Cami ve Türbenin kitabesinden 1666 yılında yapıldıkları anlaşılmaktadır[1].

Nüfus: Köyde yaz-kış hane sayısı 1850 olup, nüfusun 10.000 kişi olduğu söylenmiştir. Sadece yazın 50-60 kişinin köye gelip kısa süre kaldığı belirtmişlerdir. Yaş ortalamasının 35-40 olduğu ifade edilmiştir.

Eğitim: Köyde hemen herkesin okuma yazma bildiği, bilmeyenlerin de okuma yazma seferberliğinde öğrendikleri, yaşlılardan çok az kişinin bilmediği öğrenilmiştir. Köyde ilkokul, ortaokul ve lise olduğu, köy halkından 40-50 kişinin yükseköğrenim mezunu olduğu, dışarda yaşayan yüksekokul ve üniversite bitiren kişi sayısının ise çok olduğu ifade edilmiştir.

Göç: Eskiden 60-70 hanelik köy oldukları, şimdi ise 1850 hanelik büyük bir mahalle oldukları anlatılmıştır. Eskiden çok az göç olduğu, dışarıdan köye 800 hanenin göç ettiği belirtilmiştir.

Örgütlenme: Köyde Yakupabdal Kalkındırma, Güzelleştirme Yardımlaşma Derneği olduğu söylenmiştir.

Doğadan Toplanan Bitki ve Mantar: Doğada kavağın çürüğünde çıkan bir mantar, göbek mantarı, açık mantar, domala mantarı, meşe mantarı olduğu belirtilerek bunların eskiden bu yana toplandığı anlatılmıştır. Ayrıca kuşburnu, alıç, ahlat, madımak, öküz gözü, güven, üvez, erik, yaz armudu, kış armudu, (armut ahlat aşılı üvez dikme) kuzu kulağı, efelek, çıtlık, kekik, ısırgan (çayını yapılıyor sindirime iyi geliyor), üvez yaprağı, ıhlamur, ayva yaprağı, kuşburnu (kaynatılıp içilir) toplanıldığı söylenilmiştir. Mantarların bahar aylarında, diğerlerinin mayıs-haziran aylarında toplandığı, armut ve ahlatı satmak üzere, diğerlerini ise kendi ihtiyaçları için topladıkları ifade edilmiştir.

Hayvancılık ve Hayvan Otlatma Düzeni: Hayvanların meraya Nisan-Mayıs ayında ot kabarınca çıktığı ve kar düşene kadar merada kaldığı anlatılmıştır. Köyün geçim kaynağın hayvancılık olduğu, ekip biçmenin hayvancılıktan sonra geldiği belirtilmiştir. 1970’li yıllarda köyde 30.000 küçükbaş (koyun ve keçi) varken 1983 yılında 26.000 küçükbaş, 1.000 büyükbaş hayvan olduğu, şu anda ise 3.000 küçükbaş ve büyükbaş besicileriyle birlikte 1.000 büyükbaş olduğu aktarılmıştır. Köyde eskiden hayvancılıkla geçinildiği, şimdi o kadar para kazanılmadığı, büyükbaş hayvancılık yapanların çok olduğu, hayvancılık yapanların aynı zamanda çevre köylerin hayvanları da köy yolu üstündeki satış yerlerinde sattığı belirtilerek çoğunlukla Ankara’dan et almaya buraya gelindiği söylenmiştir.

Ekilebilir Alanlar Dışındaki Arazi Varlığı ve Faydalanma Şekilleri: Meraların 1950 yılından önce tapulu olduğu, 1950’den sonra mera kadastrosunun bu alanları mera yaptığı ve buralara ait eski Osmanlı tapusunun olduğu anlatılmıştır. Eskiden mera sıkıntısının olmadığı, verimlerinin daha iyi olduğu ve meraları korudukları ifade edilerek şimdi koruyamadıkları, hem mera alanının az kaldığı hem de verimin azaldığı söylenmiştir. Tarım alanların yarısının ekilmediği, arazilerin çok parçalı olduğu, üçte birinin satıldığı ve satılmaya devam edildiği anlatılarak gübre ve ilacın pahalı olduğu, toprakların eskisi kadar verimli olmadığı, köyde 1700 parsel arazi olduğu, sadece birinin 600 dönüm arazi olduğu ve 40.000 dönüm civarında tarım alanı olduğu belirtilmiştir. Köyde yol boyu emlakçı ve hayvan satılan yerlerin bulunduğu, birkaç kişi dışında hepsinin kendi köylüleri olduğu söylenmiştir. Doğal 3 adet gölet olduğu, ama bunların güze doğru kurudukları, nadir olarak kuş geldiği aktarılmıştır.

Yaban Hayatı ve Avcılık: Köyde sahipsiz köpeklerin çok fazla olduğu, bunun köy içinde büyük problem yarattığı, şehirdeki köpeklerin getirilip buraya bırakıldığı anlatılarak bunların sürüler oluşturup çöplerden beslenerek çoğaldıkları söylenmiştir. Köyde kurt, tilki, samur, tavşan, keklik, bıldırcın, şahin, sincap, porsuk, güvercin, köstebek, kartal, leylek, gelincik, kaplumbağa (çok), kertenkele (çok) olduğu aktarılarak genel olarak yaban hayatında azalmanın görüldüğü, özellikle porsuk ve leylekte azalmanın çok fazla olduğu, hatta keklik ve bıldırcının hiç kalmadığı belirtilmiştir. Her yerin yol ve insan olmasının, insanlardan dolayı hayvanların barınacak yerlerinin kalmamasının, hobi bahçelerinin çoğalmasının ve avcılığın çok yoğun olarak yapılmasının buna sebep olduğu söylenmiştir. Avcıların genellikle dışardan geldiği, köyden az kişinin avcılık yaptığı, eskiden avcılara belge sordukları, şimdi onu da soramadıkları öğrenilmiştir.

Ormanlarda Eski ve Mevcut Durum: Meşeliklerin eskiden bu yana aynı olduğu, eskiden meyve ağaçları ve bağların meşeliklerin içinde olduğu, bundan dolayı bağ bekçilerinin olduğu, 1990 yılından sonra bekçi tutulmadığı anlatılarak şu an meşeliklerde hayvan otlatması yapıldığı, bundan dolayı ağaçların büyümediği ve gelişmediği, şehirden gelen insan baskısının çok olduğu, meşeliklerin dibine kadar yol geldiği ve Ankara’dan pikniğe gelenlerin ağaçları kesip yakarak mangal yaptıkları söylenmiştir. OGM’nin kadastro çalışmalarında bu alanı orman alanı olarak kayda geçirdiği; fakat bu yerlerde 50-60 adet tapulu yerin olduğu, bunun için itiraz süresi bitmeden dava açtıkları anlatılmıştır. Köy civarında 2 adet taş ocağın olduğu öğrenilmiştir.

Ormanlardan Geçmişte Nasıl Faydalanıldığı: Meşeliklerin olduğu yerin koru olduğu, bundan dolayı erik, armut ve bağın bol olduğu, bunların toplanıp satıldığı; fakat şimdi kimsenin bakmadığı, kendi haline bırakıldığı ifade edilmiştir.

Ormanlardan Günümüzde Nasıl Faydalanıldığı: Günümüzde ormanda hayvan otlatması yapıldığı, meşeliklerdeki meyve ağaçlarının budamalarının yakacak olarak kullanıldığı, dışarıdan çok sayıda kişinin piknik yaptığı söylenmiştir.

Ormanların Kültürel Boyutu: Köyde iki tane yaşlı çam ağacı olduğu, çamın birisinin kırıldığı, diğerinin de 15 sene önce yandığı kaydedilmiştir. Köyde ağaçları seven ve sevmeyen insanların olduğu, ormanda yatır olmadığı, köyün içinde ise Yakupabdal ve Kızdede yatırlarının olduğu ifade edilmiştir.

Eğitim ve Uygulanan Projeler: Köyde el sanatları (dikiş nakış) kursu, çobanlık kursu ve arıcılık kursu açıldığı söylenmiştir.

Köyün Sorunları: Köyde dereye karışan ve koku yapan kanalizasyon, asfaltı olmayan yollar, sık sık kesilen elektrik ve pahalı olan su gibi sorunlardan şikayet edildiği kaydedilmiştir.

 

2.   Analiz

Yakupabdal (Mahallesi) Köyü, Ankara’ya yakın köylerden olduğundan dolayı arazi rantının ön planda olduğu bir hale dönüşmüştür. Köye gelirken yol üzerinde birçok emlakçının olması bu bölgenin hızlı bir şekilde el değiştirdiğini göstermektedir. Köyde eskiden 60-70 hane ikamet ederken şimdilerde 1850 hane ikamet etmektedir. Yani burası artık büyük bir mahalleye dönüşmüştür. Bundan dolayı orman alanı üzerinde konut ve insan baskısının yoğunlaştığı bir bölge olmuştur. Kalıntı orman bölgesinin bu baskılardan etkilenmemesi için eskiden beri yörede yaşayanlar ve gelip bu bölgeye yerleşenler ile işbirliği yapıp kalıntı orman alanı sahiplendirmek gerekmektedir.

Köyde hayvancılık da şekil değiştirmiştir. Daha çok büyükbaş hayvancılık yapılmaktadır. Köyün girişinde yol üstünde bir çok hayvan ve et satış noktaları kurulmuştur. Ankara’dan yoğun olarak bu bölgeye gelinip et alınmaktadır. Hayvancılıkta pazar sorunların olmadığı anlaşılmaktadır. Köylünün birincil geçim kaynağı hayvancılıktır. Sadece kendi yetiştirdikleri hayvanları değil, çevre köylerin hayvanlarını da alıp, bu yerlerde satmaktadırlar. Küçükbaş hayvancılık çok az kalmıştır; fakat çok az kalan küçükbaş ve artarak devam eden büyükbaş hayvanların otlatma alanı meşeliklerin olduğu bölgedir. Kalıntı orman bölgesi diğer meralara göre daha yakın olduğundan bu bölge yoğun otlatma yapılan bir alan haline gelmiştir. Köyde hayvancılık yapanlarla görüşülüp, kalıntı orman haricindeki mera alanlarında otlatma yapmaları anlatılması ve daha önce kalıntı orman içinde yapılan meyveciliğin geliştirilip sahiplendirilmesi gerekmektedir. Böylelikle bu bölgeye hayvanların girmesinin hayvan sahipleri tarafından kontrol altına alması mümkün olacaktır.  

Bölgede yapılan yasal ve kaçak avcılığın da yaban hayatını etkilediği, türlerde ciddi azalma olduğu anlaşılmaktadır. Porsuk ve leyleğin çok azaldığı, keklik ve bıldırcının ise hiç kalmadığı anlaşılmaktadır. Avcılığın kontrol altına alınması için tüm tarafların ortak bir çalışma yapmaları gerekmektedir. Avcılığın yaban hayatını nasıl etkilediği araştırılıp, buna sebep olan faaliyetler kontrol altına alınmalıdır. Halen kontrolsüz ve bilinçsiz yapılan avcılığın yaban hayatını nasıl etkilediğini görmemekte inat etmeye devam edersek, bunun bedelini tüm canlıların ödeyeceği bilmemiz gerekir.

Kalıntı orman bölgesinde meşeliklerin içinde meyve ağaçları ve bağların olduğu, bundan dolayı bağ bekçileri tutulduğu ve bu bölgenin korunduğu anlaşılmaktadır.  1990 yılından sonra eskisi kadar meyvecilik ve bağcılık yapılmadığından bekçi tutulmadığı ve başıboş bırakıldığı, bundan dolayı hayvan otlatması yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu bölgede 50-60 kadar tapulu yerin olduğu, bu yerlerin orman ilan edildiği için mağdur olduklarını söylemektedirler. Bu bölgenin orman planları içine alınmasının onların meyvecilik ve bağcılık yapmalarına engel teşkil etmeyeceğini ve bu faaliyetlere devam edeceklerini anlatmak gerekir.

Piknik bu bölgede önemli bir baskı olarak görünmektedir. Ankara’dan gelen kişilerin kalıntı orman alanında piknik yapmaları ve ağaçları keserek ateş yakmaları kontrol altına alınmalıdır. Bu bölgede piknik yapılmasını yöre halkı da istememektedir. Bu bölgede piknik yapılmaması için yöre halkı ile birlikte ilgili kurumlar işbirliği yaparak önlem alınmalıdır.

Bölgede 2 adet taş ocağın olması kalıntı orman üzerindeki bir başka olumsuz etkidir. Bu madenlerin köy üzerindeki etkileri araştırılmalıdır. Madenler ile ilgili politikalar değiştirilmeli, eğer bu politikalar değişmez ise madenler karşısında doğal alanlar yok edilmeye devam edilecektir. Politikayı belirleyen İnsanların bindiği dalı kesmekte bu kadar hevesli olmasının nedenlerini anlamak için sosyolojik olarak araştırma yapılmalıdır.

Köyde eskiden iki adet anıt düzeyinde karaçamın olması bu bölgede daha önce karaçam ormanları olduğuna yönelik önemli bir işarettir. Her ne kadar bugüne taşınamadıysa da derneğimiz üyesi Ahmet Demirtaş tarafından bu ağaçlardan birinin sağlıklı iken fotoğraflarının çekilmesi, yandıktan sonra alınan kesitlerin birinin orman işletmesine diğerinin de derneğimize getirilmesi önemli bir kanıttır.



[1] Hikmet Tanyu –Ankara ve Çevresinde Adak ve Adak Yerleri –Ankara Üni.Basımevi -1967

" "
#TÜRTANIM
LAYAN
MATERYALBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇSINIRDIŞ
ANK21G01Quercus pubescensADSürgünG X 133639,8220232,92168Kayalık arazi. H01
ANK21G02Quercus pubescensADSürgünGDX  129739,8215932,92403H03
ANK21G03Quercus pubescensYTSürgünDX  126139,8224332,92630 
ANK21G04Quercus pubescensADSürgünDX  124139,8239332,92756 
ANK21G05Quercus pubescensYTSürgünGDX  119939,8242132,92885Dere içine yakın
ANK21G06Quercus roburADSürgünKBX  121439,8230032,92873H07
ANK21G07Quercus pubescensYTSürgünKBX  121639,8221032,92808 
ANK21G08Quercus pubescensYTSürgünGX  124639,8215132,92611 
ANK21G09Quercus roburADSürgün0X  125839,8212832,92512Dere içi
ANK21G10Quercus pubescensADSürgün0X  127639,8209532,92392Dere içi
ANK21G11Quercus roburADSürgünGBX  127639,8209532,92392 
" "
#CİNSBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK21H01Quercus pubescensG X 133639,8220232,92168Kayalık arazi. G01
ANK21H02Crataegus sp.G X 133839,8223232,921902 çekirdekli
ANK21H03Quercus pubescensGDX  129739,8215932,92403G02
ANK21H04Quercus pubescensGDX  129739,8215932,92403H03`ten farklı yaprakları var.
ANK21H05Crataegus monogynaKBX  119839,8237632,92930 
ANK21H06Sorbus domesticaKBX  121639,8234032,92966Üvez
ANK21H07Quercus roburKBX  121439,8230032,92873G06
ANK21H08Ulmus campestreGX  122739,8218832,92696Dere içi
" "
#CİNSÇAP (cm)BOY
(m)
TEPE ÇAPI (m)YAŞBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK21Y01Quercus pubescens245,5 70GDX  129639,8215332,92400 
" "

12.10.2017 tarihli arazi çalışmasında toprak örneği alınmamıştır. 

" "0" "1" "1OUvkpgSknOmgLhgeRtTHZUO5M-kjjK_-" "A4" "35" "ANK22" "Kıbrıs Vadisi" "1" "ANK_22_Kibris_vadisi" "39.8488642636,33.0142528005" "Ankara" "Mamak" "Kıbrıs" "1100-1430" "312" "

2013 / Ankara / Elmadağ / 476,478-479 / Mab3, Mab2, BM-T / Toprak koruma - M koruya tahvil /

" "
Bilimsel AdıTürkçe Adı ODOSOAAçıklama
Amelanchier rotundifoliaKaragöz   X  
Berberis crataeginaKaramuk   X  
Celtis tournefortiiÇitlenbik   X  
Colutea cilicia Patlangaç   X  
Cotoneaster sp.Dağ muşmulası   X  
Crataegus monogynaGeyik dikeni   X  
Crataegus orientalisAlıç   X  
Euonymus sp.Papaz külahı   X  
Jasminus fruticansBoruk   X  
Juniperus oxycedrusKatran ardıcı   X  
Populus sp.Kavak   X  
Prunus divarcataYunus eriği   X  
Prunus orientalisYabani badem   X  
Prunus spinosaÇakal eriği   X  
Pyrus communisYaban armudu   X  
Pyrus elaeagnifoliaAhlat   X  
Quercus pubescensTüylü meşe   X  
RhamnusCehri   X  
Rosa caninaKuşburnu   X  
Rubus fruticosusBöğütlen   X  
Sorbus umbellataBeyaz yapraklı üvez   X  
Ulmus minorOva Karaağacı   X  
Ulmus glabraDağ Karaağacı   X  
Viburnum lantanaTüylü kartopu   X  
Salix spSöğüt   X Alba+2 farklı tür
Juglans regiaCeviz   X  
Malus silvestris    X  
Elaeagnus sp.İğde   X  
Lingustrum spKurtbağrı   X  
Sorbus torminalisAkçaağaç yapraklı üvez   X  
" "
Bilimsel AdıTürkçe Adı ODOSOAAçıklama
Acantholimon sp.Çoban yastığı   X  
Acanthus sp.Ayı pençesi   X  
Achillea sp.Civanperçemi   X  
Ajuga sp. Mayasıl otu   X  
Astragalus sp.Geven   X 3 farklı tür
Campanula sp.Çan çiçeği   X Dere içi
Centaurea virgataPeygamber çiçeği   X  
Centaurea sp.Peygamber çiçeği   X Sarı çiçekli
Centaurea urvilleiÇoban dikeni   X  
Cichorium sp.Hindiba   X  
Dianthus spKaranfil   X  
Dipsacus laciniatusFesçi tarağı   X  
Echinops sp.Kirpi/topuz dikeni   X  
Echium sp.Engerek otu   X  
Ephedra sp.Deniz üzümü   X  
Equinophora sp.Çörtük   X  
Eryngium campestreBoğa dikeni   X Yaygın
Euphorbia sp.Sütleğen   X  
Festuca sp.Yumak otu   X Yaygın
Globularia sp.Küre çiçeği   X Yaygın
Marrubium sp.Boz ot   X  
Salvia sp.Adaçayı   X Küçük mor çiçekli
Scabiosa sp.Uyuz otu   X  
Sedum sp.Kayakoruğu   X  
Stachys sp.Dağ çayı   X  
Teucrium sp.Basurotu/acı yavşan   X  
Verbascum sp.Sığırkuyruğu   X  
Viscum albumÖkse otu   X  
 Kağıt çiçeği   X  
 Kuzu pıtrağı   X  
" "

Mamak şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Mamak ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 11.1`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 399 mm. 10 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 54 yağış miktarıyla en fazla yağış Mayıs ayında görülmektedir.

" "

Yerel isimlendirmeler: ÖküzgötüΞKuşburnu, ÜçgülΞKuşburnu, Ayran TuzuΞberberis, KarakavukΞKarahindiba, BoyalıkΞYabani Yasemin


 

http://ankaraarsivi.atilim.edu.tr/shares/ankara/files/makaleler/Gizli_Cennet_Kibrisky.pdf

https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1br%C4%B1s,_Mamak

" "

Web Güncelleme: 04.02.2018

ANK22_Kıbrıs Köyü

27.11.2017 Tarihli Saha Araştırması

GENİŞLETİLMİŞ RAPOR

1.   Rapor

Kısa Tarihçe ve Genel Bilgiler: ANK22 kodlu orman arazisinde bulunan, Ankara’ya 23 km uzaklıkta olan Mamak ilçesine bağlı Kıbrıs köyüyle görüşme gerçekleştirilmiştir. Osmanlı kayıtlarında 1462 yılından kalma belgelerde adına rastlanılmakta olduğu aktarılarak o yıllarda adının Kırbız olarak geçtiği söylenmiştir.

Yusuf Karaca’dan alınan bilgilere göre Kıbrıs köyünün şu anki yerlilerinin ilk Oğuz Türkmenleri ile geldikleri ve oba olarak yerleştikleri ifade edilmiştir. 1800’lü yıllarda Kıbrıs köyüne Kızılcahamam civarından Çıtaklar denilen konargöçerler yerleştiği, aynı yıllarda Sivas’tan ve Tataristan’dan göç alındığını bildikleri söylenmiştir. Tatar göçmenlerinin daha önce Çankaya taraflarında, şimdiki Papazın Bağı olarak isimlendirilen yere geldikleri, hatta o dönemlerde buranın isminin Tatarın Bağı şeklinde geçtiği, bunların daha sonra Kıbrıs köyüne göçtükleri aktarılmıştır. Fakat bu göçün hangi sebeple olduğu hakkında bilgi bulunmadığı söylenmiştir. Zaman geçtikçe Kıbrıs köyünün hızla büyüdüğü, 1970’li yıllardan itibaren daha da artan büyüme hızıyla 1990’lı yıllarda bir uydu kent görünümü aldığı anlatılarak 2004 yılında Mamak Belediyesi sınırları içine girerek metropoliten alan olduğu belirtilmiştir.

Köyün adını da alan 8 km uzunluğunda Kıbrıs Vadisi 1. derece doğal ve arkeolojik sit alanı özelliklerine sahiptir.

Nüfus: Köyde yaz-kış hane sayısının 2.500 olup, nüfusun 10.000 olduğu ifade edilmiştir. Eskiden kalma köylülerin 120-130 hane ve 300 nüfus olduğu belirtilerek yaş ortalamasının 35-40 olduğu söylenmiştir.

Eğitim: Köyde 2 tane ilköğretim okulu olduğu, birinde 400, diğerinde 1.200 öğrencinin eğitim gördüğü, köyde 20 öğrencinin ilköğretime, 5-6 öğrencinin de çevredeki liselere gittiği, okutmak için hiçbir zaman kız erkek ayrımı yapılmadığı aktarılmıştır. Üniversiteyi bitirip, köyde oturan olmadığı, fakat köyden olup dışarda oturanların %10’unun üniversite okuduğunu ifade edilmiştir.

Göç: Göçün en yoğun olduğu zamanın 1965-1975 yılları arası olduğu ve 150 hanenin Ankara’nın Kayaş, Abidinpaşa, Demirlibahçe ilçe ve mahallelerine göçtükleri bildirilmiştir. 1975 yılından sonra yeni köy denilen yere afet evlerinin yapıldığı, köye tersine göçün başladığı, 200 hanenin köye tekrar geldiği söylenmiştir. Köyün arazilerinin %90’ının satıldığı, alanların yatırım için aldıklarını ve kooperatif kurarak ev yaptıkları söylenmiştir.

Örgütlenme: Köyde Kıbrıs Köyü Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Derneği’nin aktif olarak çalıştığı, 950 üyesi olduğu ve derneğin kendi binasının bulunduğu söylenmiştir. Cami dernekleri, okul aile birliği dernekleri olduğu ve eskiden kooperatif olmasına rağmen yürümediği belirtilmiştir.

Doğadan Toplanan Bitki ve Mantar: Köyde kuşburnu, ardıç, göven, alıç, kekik, yemlik, karakavuk, karahindiba, kadın malağı (madımak), kuzu göbeği , rezene, dağ eriği, et mantarı, ağaç mantarı, ahlat ve üvez toplandığı, bu mantar ve bitkilerin orman içi ve dışından toplandığı, mantarın baharda, diğerlerinin mayıs-haziran aylarında, ve kendi ihtiyaçları için toplanıldığı söylenmiştir.

Hayvancılık ve Hayvan Otlatma Düzeni: Eskiden nisan ayında yaylaya çıkılarak eylül ayında dönüldüğü, nisan ayı civarında hayvanların meraya çıkarılıp, kar yağana kadar otlatıldığı anlatılarak şimdilerde ise küçükbaş hayvan için uygun olduğu her zaman vadide ve kalıntı ormanın olduğu yerde otlatmanın yapıldığı ifade edilmiştir. Büyükbaşın yürüdüğünde verimi düştüğü için otlatmaya çıkarılmadığı söylenmiştir. Küçükbaş için sürü otlatması yapıldığı, köyden Afgan ve Özbek çobanlarla 3 sürü çıktığını da eklenmiştir. 1965-1975’li yıllarında köyde 1.500 küçükbaş (koyun, keçi), 100’e yakın büyükbaş hayvan ile her hanede 1 çift öküz olduğu belirtilerek şimdi ise 500 küçükbaş (koyun, keçi), 300-400 büyükbaş hayvan olduğu ve daha çok büyükbaş besiciliği yapıldığı ifade edilmiştir. Eski kara inek daha iyi olduğunu, eski hayvanların sütünün etinin daha lezzetli olduğunu, eskiden hayvanların sütünden elde edilen yağ acımadığını, bir şey olmadığını,, şimdi yağ bir hafta durduğunda bozulduğunu, şimdi suni yemlerle beslendikleri için iyi olmadığını belirtiler. İşçilik merakı başladığı, onun için hayvancılığın bittiğini söylemişlerdir.

Ekilebilir Alanlar Dışındaki Arazi Varlığı ve Faydalanma Şekilleri: Köyün olan tek merasının yarısının mezarlık, yarısının da yerleşim yeri haline geldiği; artık meraların olmadığı belirtilerek toprakların %90’ının satıldığı anlatılmıştır. Ekilebilir 5-6 bin dönüm arazinin hepsinin ekildiği, toprağın dinlendirmek için nadasa da bırakıldığı eklenmiştir. Kullanılmayan kayalık hazine arazilerinin olduğu ve eskiden orman alanının daha geniş olduğunu söylenmiştir. Eskiden köyde bir kavaklık olduğu ve su kenarlarına hep kavak dikildiği belirtilerek şu an ekonomik olarak bir değeri olmadığı için yapılmadığı anlatılmıştır. Köyde akarsu ağzında küçük göletlerin olduğu eklenmiştir.

Yaban Hayatı ve Avcılık: Doğada tilki, keklik, güvercin, sığırcık, tavşan, kurt, bıldırcın, meşe kuşu (üveyik), alakarga, kaplumbağa, yılan, yeşilistan, şahin, kartal, kırlangıç ve köpek balığı dedikleri bir balık olduğu, keklik ve bıldırcının azaldığı söylenmiştir. Eskiden porsuğun da olduğu, canavarın çok olduğu, şimdi ise 2-3 sürü ancak olduğu belirtilmiştir. Alana devlet tarafından 150’ye yakın keklik bırakıldığı, köyde kara lakaplı birinin 2 günde keklikleri avladığı anlatılmıştır. 1965 yılında çok fazla yaban hayvanının olduğu şimdi %90’ının yok olduğu bunun sebeplerinin ise yabani ota atılan ilaçlar, avcılık, ilaçlama ve hayvanların yiyecek besini bulamaması olduğu belirtilmiştir. Köyde birkaç kişinin avcılık yaptığı, daha çok dışarıdan av için gelindiği; keklik, bıldırcın ve tavşan avlandığı aktarılarak keklik ve tavşanın kışın, bıldırcının hasattan sonra avlandığı eklenmiştir.

Ormanlarda Eski ve Mevcut Durum: Köydeki meşelikten 1965 yılından sonra yakacak için çok kesim yapıldığı ve hayvan otlatmasının da yoğun bir şekilde yapıldığı, şimdi ise hem yakacak kesimin ve traşlama kesimin kalmadığı hem de hayvan baskısının azalmasıyla ormanda artış olduğu vurgulanmıştır. 1952 yılında orman kadastrosunun yapıldığı, bazı tapulu olan tarım arazilerinin orman alanına katıldığı, bazı yerlerin de ormandan çıkarılıp tarım alanı yapıldığı belirtilmiştir. Eskiden ormanın daha az olduğu, şimdi ormana yakın tarlalar terk edilince ormanda hem artma hem de sıklaşma olduğu ifade edilmiştir. Ormanın köye faydası olarak doğal güzelliği ve piknik yapılması olduğu söylenmiştir. Ormanın geliştirilmesini istedikleri, bu bölgenin 1. derece sit alanı olmasına rağmen taş ocağından dolayı 3. derece sit alanına dönüştürüldüğü aktarılarak burayla ilgili belediye veya bakanlığın proje yapması gerektiği ifade edilmiştir. Bölgedeki taş ocaklarının açılmaması için itirazlar ettikleri, 1970 yılında açılan taşocağını mülkiyet durumundan dolayı engelleyemedikleri, köy sınırlarında 5-6 taş ocağı olduğu ve bunların 3 tanesinin ormanın etrafında, 2 tanesinin ise ormanın içinde olduğu aktarılmıştır. Taş ocaklarının bitkileri ve bütün canlıları etkilediği, üzerlerini toz kapladığı, vadi tabanını atıklarla doldurulduğu anlatılarak taş ocaklarının çevresinde bitkilerin çok azaldığı ve her tarafın kıraçlaştığı söylenmiştir. OGM tarafından ağaçlandırma çalışmasının yapıldığı, ayrıca fidan alıp kendilerinin de diktiği fakat hayvancılık yapanların memnun olmadıkları için tel örgüleri kestikleri ve içeriye hayvan soktukları söylenmiştir. 1993 yılında anız yakılmasından, 2010 yılında da piknikten dolayı yangın çıktığı belirtilerek piknikten dolayı olan yangının Elmadağ’da başlayarak taş ocaklarına kadar gelen büyük bir yangın olduğu, 1997 yılında da anız yakılmasının bittiği ifade edilmiştir. Eskiden ormanın bekçisinin olduğu ve ormandan kimsenin gelip gitmediği, ihtiyaç için ormanda kesim yapıldığı ve denetimin olmadığı söylenerek ama şu anda kesim yapılmadığı belirtilmiştir. OGM’nin yangın olan yerde badem ağaçlandırması yaptığı anlatılarak yapılacak çalışmaların köylü kararı ile değil, devlet kararı ile yapılmasının gerektiği yoksa bir kısım köylünün razı olacağını, bir kısmının ise razı olmayacağı, yapılacak çalışmaların planlı bir şekilde yapılması gerektiği belirtilmiştir. Orman alanı için en büyük tehditlerin, yangın, taş ocakları ve alanın imara açılması olduğunu ifade edilmiştir. Kalıntı orman bölgesinde Düzce Üniversitesi’nin bitkiler ile ilgili çalışma yaptığı ayrıca Hacettepe Üniversitesi’nin de bir çalışma yaptığı ama konusunun ne olduğunu bilmedikleri söylenmiştir.

Ormanlardan Geçmişte Nasıl Faydalanıldığı: Ormandan geçmişte yakacak, hayvan otlatması, bitki toplama, meyve ağaçlarının budanması ve meyve toplanması amacıyla faydanıldığı belirtilerek meşeler kesilip; damlarda, ahırlarda, çorağın altına çamur tutması için evlerde kullanıldığı söylenmiştir. Bahçelerin çitlerinin söğüt ağacı kesilerek yapıldığı da eklenmiştir.

Ormanlardan Günümüzde Nasıl Faydalanıldığı: Günümüzde ormandan çok faydalanılmadığı sadece bitki, mantar ve meyve toplanıp, hayvan otlatıldığı, köyün su kaynağının ormandan geldiği, arazinin eğimli olması ve otlatma yapılmasından dolayı erozyon olduğu söylenerek köyde 1-2 kişinin arıcılık yaptığı ve 70-80 kovanın olduğu, dışarıdan gelen arıcının ise olmadığı belirtilmiştir. Köyde doğalgaz olduğundan yakacak için pek ağaç kesilmediği ama gene de köyün çevresinden kurumuş ağaçların yakacak odun olarak toplandığı aktarılmıştır. Dışarıdan gelenlerin piknik yaptıkları söylenmiştir. Manevi değeri olan bir yerin olmadığı, yağmur duası için vadinin başlangıcına gidildiği, Firik sunağı ve tarihi sit alanı olduğu belirtilerek kaçak definecilerin gelip gittiği ve yürüyüş için gelenlerin olduğunu ifade edilmiştir.

Ormanların Kültürel Boyutu: Köyde eskiden ağaç oymacılığı olduğu, Kavakderesi tarafında 2-3 kişinin ancak kucaklayabildiği bir cennet ceviz ağacı olduğu, bu ağacın bölgenin en eski ağacı olduğunu söylenmiştir. Köyde cin görme, halay çekenleri görme anlatımlarının çok olduğu ifade edilmiştir.

Eğitim ve Uygulanan Projeler: Köyde halıcılık kursu açıldığında 2-3 kızın gittiği ve arıcılık eğitimi verildiği ama kimsenin yapmadığı anlatılarak bedava meyve fidanlarının dağıtıldığı fakat hiç birinden verim alınamadığı aktarılmıştır.

Kıbrıs Köyünün Sorunları: Köyün en önemli sorunları olarak taşocakları, Kıbrıs Vadisi Sit Alanının derecesinin düşürülmesi, eğitimde kalite sorunu ve işsizlik olduğu söylenmiştir. Buraya gönderilen öğretmenlerin yeni oldukları için çocuklara birşey veremediklerini düşündükleri söylenmiştir.

Dernek başkanı Hasan Bey “Devlet ilişkisinde insan sözü bir kez söylemeli ve dinlenmeli, yoksa onursuzlaşmış hissediyoruz. Rantın karşısında STK’ların yapabileceği bir şey yok. Devlet çözmeli, bir kere hiçbir ülkede şehir içinde taş ocağı olmaz, devlet politikası olmalı, taş ocağı için yol kapatıyoruz, güvenlik güçleri ile karşı karşıya geliyoruz. Taş ocağı ile karşı karşıya gelmiyoruz.”

2.   Analiz

Kıbrıs köyü Ankara’ya yakın köylerden biri olduğundan dolayı arazi rantının ön planda olduğu bir köye dönüşmüştür. Köyün arazilerinin %90’ı satıldığı, alanların yatırım amaçlı veya konut yapmak için aldıkları anlaşılmaktadır. Köyde eskiden 120-130 hane ikamet ederken şimdilerde bu sayı 2.500’e çıktığı görülmektedir. Burası artık büyük bir mahalleye dönüşmüştür. Kalıntı orman bölgesinin bu baskılardan etkilenmemesi için eskiden beri yörede yaşayanlar ve gelip bu bölgeye yerleşenlerin işbirliği yapıp kalıntı orman alanını sahiplenmeleri gerekmektedir.

Eskiden geniş alanlarda hayvan otlatması yapılırken zaman içinde mera alanı; mezarlık, tarım alanı ve yerleşim yeri olarak kullanıldığından mera alanı kalmamıştır. Bundan dolayı küçükbaş hayvancılık azalmasına rağmen 1.500 küçükbaş hayvan mera olmadığı için kalıntı ormanın içinde otlatılmaktadır. Büyükbaş hayvan sayısı artmasına rağmen ırk inekler ile besicilik yapıldığından bu inekler fazla dışarıya çıkarılıp otlatma yapılmamaktadır. Kalıntı orman üzerinde küçükbaş hayvan otlatma baskısının azaltılması için küçükbaş hayvanı olan köylülerle görüşme yapılıp onları da mağdur etmeden ortak çözüm üretilmelidir. Meraları olmadığı için küçükbaş hayvancılık yapanların da büyükbaş besicilik yapması teşvik edilebilir. Yem bitki üretimi desteklenerek kaba yem açıkları karşılabilir.

Kalıntı orman bölgesinde ve çevresinde toplanan bitki ve mantarların daha bilinçli ve kontrollü bir şekilde yapılması için bölgedeki insanların bilgilendirilmesi gerekmektedir.

Bölgede bir zamanlar yoğun bir yaban hayatının olduğu fakat %90’ının yok olduğu anlaşılmaktadır. Bunun nedenleri avcılık, tarım ilaçları ve yaban hayvanlarının yeteri kadar barınacak alanlarının kalmaması ve besin bulamamalarıdır. Alana ilgili kurumlar tarafından bırakılan 150 kekliğin köyde bulunan sadece bir kişi tarafından 2 günde avlanması durumun ne kadar ciddi olduğunu ve bir an önce avcılık konusunda önlem alınması gerektiğini göstermektedir. Çalıştığımız bütün bölgelerde ve Kıbrıs köyünde avcılık bir an önce kontrol altına alınmalı, bölgelerde kaçak ve yasal avın yasaklanması gerekmektedir. Tarım ilaçlarının kullanılmasının önüne geçebilmek için alternatif tarım teknikleri kullanılmalıdır. Yaban hayatı alanlarının darıltılmasının engellenmesi gerekmektedir. Bunun için uygulanabilir yasal önlemler alınmalıdır. Eğer bu bölgelerde önlemler alınmazsa geri kalan yaban hayatının da kaybedileceği açıktır. Sadece yaban hayatını kaybetmiş olmayıp insanoğlu olarak kendi yaşam alanlarımızı da daraltacağımız farkedilmelidir. Sorunları çözmesi zor hale gelmeden önlem alma kültüründen bir an önce yaygınlaştırmamız gerektiği düşünülmelidir.

Bölgedeki taş ocakları ciddi sorun oluşturmaktadır. Kentin bu kadar yakınında taş ocaklarına izin verilmesi çok tehlikelidir. Taş ocakları için bölgedeki sit alanlarının derecelerinin değiştirilip, taş ocaklarına verilmesinin önünü açmak anlaşılması zor bir durumdur. Kalıntı ormanın içinde ve çevresindeki taş ocakları çalışmaya, çoğalmaya ve genişlemeye devam ederse kalıntı ormanın bu bölgede yaşamını devam ettirmesi mümkün olmayacaktır.

Kalıntı orman alanında tapulu araziler olduğu söylenerek bunlarla ilgili sorunlar yaşandığı aktarılmıştır. Bu sorunun çözülmesi için kalıntı orman alanının mülkiyet durumunun netleştirilmesi gerekmektedir.

Kalıntı ormanda anız yangınından ve piknikten dolayı yangınlar olmuştur. Bölgede artık anız yakılmamakta fakat piknik yapılması devam etmektedir. Kalıntı orman içinde yapılan pikniğin kontrollü bir şekilde yapılması için bölge halkı ile işbirliği yapılıp bilgilendirme yapılmalı, bölgedeki okullarda çocuklara yönelik eğitimler verilip, çocuklardan gözlemciler oluşturulmalıdır.

Kalıntı ormanın ve çevresinin bitki envanterinin belirlenmesi için Düzce Üniversitesi’nde yüksek lisans tezi yapıldığı öğrenilmiştir.

" "

Kıbrıs Köyü Vadisi Ankara`nın doğusunda, merkeze 15 km uzaklıkta, Mamak ilçesi sınırları içindedir. Güneydoğu-kuzeybatı doğrultulu vadi yaklaşık 5km uzunluğundadır. Vadi tabanı 1000–1350 m, sırtlar 1450 m yüksekliktedir. Yamaçlar yer yer kayalık, eğimi dik, genel olarak 30-45 derece, yer yer 70 derecedir. vadi tabanı boyunca Kerhiz deresi akar. Özellikle vadinin başlangıcı olan güney kesimlerde vadiyi 4-5 farklı dere yatağı beslemektedir. Vadinin tamamı 1995 yılında 1. derece Arkeoloji Sit Alanı olarak tescil edilmiş, daha sonra 2004`de  1. Derece Doğal Sit alanı olarak değiştirilmiş,  üç noktadaki kültür varlıkları 1. Derecede Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiştir. Sonraki yıllarda 1. Derece Doğal Sit alanı 3.derece olarak değiştirilmiş ve vadide taş ocakları açılmasının önü açılmıştır.

Kıbrıs Vadisi kalıntı ormanının hakim türü Tüylü meşe (Quercus pubescens)`tir. Hakim türün ortalama gövde çapı 5-10cm, ortalama boyu 3-4m, ortalama yaşları ise yaklaşık 30 olarak kaydedilmiştir. Düşük kapalılıkta, ocaklar halinde gelişim gösterdikleri tespit edilmiştir. Gelişkin bireylerin sağlıklı olduğu, ancak gençlik gelişiminin sadece ocak içleri ile sınırlı kaldığı gözlenmiştir. Vadi, zengin bitki çeşitliliği ile karadeniz ikliminin karasal bölümlerindeki iklim özelliğini göstermektedir. Burada daha önceki dönemlerde yapılan bilimsel incelemelerde 600`ün üzerinde bitki türü tespit edildiği, bunlardan 70 kadarının endemik tür olduğu bilinmektedir.  İnceleme sırasında Kuşburnu (Rosa canina), Ahlat (Pyrus elaeagnifolia), Geyik dikeni (Crataegus monogyna), Alıç (Crataegus orientalis) türlerine sıklıkla rastlanmıştır. Sınırlı sayıda Ova karaağacı (Ulmus minor), Dağ karaağacı (Ulmus glabra), Çitlembik (Celtis sp.), Karagöz (Amelanchier rotundifolia), Akçaağaç yapraklı üvez (Sorbus torminalis) bireyleri gözlenmiştir. Vadi dipleri ve dere yataklarında Ak söğüt (Salix alba) ve Kara kavak (Populus nigra) tespit edilmiştir. Vadinin orta bölümünde (kaynar göl mevkiisi ile Kadirin göl mevkiisi arası) yabani fındık ağacı grupları bulunmaktadır.

1957 yılındaki selden sonra derelerde balık kalmadığı, sadece yılan balığı dedikleri bir tür ve bazı kabuklu türlerine rastlanmaktadır. belirtilmektedir. Bölgede keklik, saka, bülbül, serçe, üveyik, sığırcık, bıldırcın, karga, saksağan, kartal, şahin, atmaca, tavşan, tilki, kurt, yılan gelincik, porsuk, dağ sıçanı türleri bulunduğu belirtilmektedir.

Vadi sırtlarında çok sayıda taşocağı  işletmesi yer almaktadır. Bu işletmelerin çalışma alanlarının her geçen gün arttığı, vadide ruhsat almış ancak henüz işletmeye geçmemiş bir kaç taşocağın da bulunduğu belirtilmektedir. Taşocaklarından yükselen toz bulutları ve kullanılan patlayıcılar yarattığı sarsıntı ve kirlenmeyle vadi ekosisteminin korunması açısından ciddi tehditler oluşturmaktadır. Köyde hayvancılık faliyetlerinin sınırlı olduğu belirtilmiş ancak vadi içlerinde otlatmanın özellikle geçlik üzerine olumsuz etkileri gözlenmiştir. Orman ekosistemi üzerindeki bir diğer tehdit ise yoğun olarak yapılan avcılık faaliyetleridir. 

" "
#TÜRTANIM
LAYAN
MATERYALBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇSINIRDIŞ
ANK22G01Quercus pubescens SürgünD X 133239.8539333.00631 
ANK22G02Quercus pubescens SürgünKDX  129339.8510533.00569 
ANK22G03Quercus pubescens SürgünDX  133739.8515133.01062 
ANK22G04Quercus pubescens SürgünKDX  135039.8498033.01233 
ANK22G05Quercus pubescens SürgünKDX  134839.8493333.01409 
ANK22G06Quercus pubescens SürgünKDX  134239.8480633.01657 
ANK22G07Quercus pubescens SürgünKDX  132539.8464433.01516Değişik yapraklı
ANK22G08Juniperus oxycedrus SürgünKDX  132739.8461333.01569Dişi
ANK22G09Quercus pubescens SürgünDX  130239.8454433.01719 
ANK22G10Quercus pubescens SürgünKBX  126039.8491533.01958 
ANK22G11Quercus pubescens SürgünKX  122839.8502133.01767 
" "
#CİNSBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK22H01Quercus pubescensKDX  129339.8510533.00569 
ANK22H02Quercus pubescensKDX  135039.8495233.01292Yoğun saçlı galli
ANK22H03Crategus monogynaKDX  133639.8480933.01557Meyvesi koyu renkli
" "1" "1" "B4" "36" "ANK_23" "2" "ANK_23_Pecenek" "40.4132349703,32.3010050972" "Ankara" "Çamlıdere" "Peçenek" "(312) 753 10 01" "(312) 753 1013" "İbrahim Aslan 538 428 5049, 0538 733 3917" "1190m" "15" "

2005 / Çamlıdere / Peçenek / 129, 175-176 / BÇk, BÇkM / Harita 2005, Rapor 2015, yeni hariita istenilecek

" "

Çamlıdere şehrinde sıcak ve ılıman iklim görülmektedir. Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger`e göre iklim Csb`dir. Çamlıdere ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 8.6`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 639 mm. 22 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 90 yağış miktarıyla en fazla yağış Aralık ayında görülmektedir.

" "

13 Nisan 2017 tarihli keşif çalışması öncesi saha uydu görüntülerinden Peçenek Camili mahallesi ve Esenler mahallesi arasında öncelik 1 ile 86Ha alan olarak belirlenmişti. Keşif sırasında alanda karaçam ve meşe türlerinin hâkim olduğu, alt tabakada ise defne yapraklı laden yoğun olarak gözlendi. Ortalama-ortalama üstü yaşta gözüken bir karaçama atılan artım burgusunda ağacın en az 444yaşında olduğu belirlendi. Sahanın kuzeydeki ana ormana parçasına yakın olması ve yakın çevresinde benzer orman adacıklarının bulunması nedeniyle izole olmadığı, ancak özellikle barındırdığı yaşlı karaçam popülasyonu göz önüne alınarak sahada araştırma yapılması gerektiği değerlendirildi. Saha çalışması öncesi alan sınırlarının sadece karaçamların gözlendiği kısımları kapsayacak şekilde daraltılmasına ve araştırma değerlendirme raporunda yakındaki diğer adacıklara da atıfta bulunulmasına karar verildi. 


Peçenekler, Orta Asyadan göç etmiş bir Türk halkı. Köyde Selçuklu döneminden kalma bi cami var.

https://www.facebook.com/pecenekfanclup/

http://www.camlidere.bel.tr/

" "
#ÇAPBOYYAŞCİNSBAKIORMANYÜKSEKLİKENLEMBOYLAMNOT
İÇİSINIRIDIŞI
ANK23Y001547.5m444KaraçamK x  120540.4146032.30403Tepe çapı 10m. 6m`ye kadar düzgün gövdeli, sonrasında dağınık tepeli (13Nisan2017)...
" "1" "0" "1F9AJfteSKxVvD4-PjnYqbQ5Qtx4" "37" "ANK24" "Sadıklı" "1" "ANK_24_Sadikli" "39.0001860992,33.5615942091" "Ankara" "Şereflikoçhisar" "Sadıklı" "1050-1250" "460" "Alameşe mevkii" "

2013 / Ankara / Bala / 416 , 442 / BM / Toprak koruma M Koruya tahvıl , Kullanma suyu koruma M koruya tahvıl

" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakıODOSOAAçıklama
Crataegus monogynaGeyik dikeni   x  
Crataegus orientalisAlıç   x  
Genista sp.Katır tırnağı   x  
Jasminus fruticansBoruk   x  
Prunus divarcataYunus eriği   x  
Prunus orientalisYabani badem   x  
Pyrus elaeagnifoliaAhlat   x  
Quercus pubescensTüylü meşe   x  
Rosa sp.Kuşburnu x x  
Ulmus sp.Karaağaç x    
" "
Bilimsel AdıTürkçe AdıBakıODOSOAAçıklama
Acanthus sp.Ayı pençesi   x  
Allium sp.Yabani soğan   x  
Anthemis sp.Papatya   x  
Artemisia sp.Yavşan   x  
Centaurea sp.Peygamber çiçeği   x 2 ÇEŞİT: (Küçük Yapraklı + Sarı Çiçekli VE Dikenli + Mor Çiçekli)
Cichorium sp.Hindiba   x Araştırma Ekip Üyesi Banu Avcıoğlu tespit etti.(emin olmadığını belirterek)
Crupina sp.Gelin döndüren   x  
Dianthus spKaranfil   x 2 ÇEŞİT (Pember ve Beyaz Çiçekli)
Echinops sp.Kirpi/topuz dikeni   x  
Echium sp.Engerek otu   x  
Ephedra sp.Deniz üzümü   x  
Equinophora sp.Çörtük   x  
Gallium sp.Yoğurt otu   x  
Globularia sp.Küre çiçeği   x  
Lactuca sp.Yabani marul   x  
Marrubium sp.Boz ot   x  
Phlomis sp.Çoban çırası/çalpa   x Kırmızı Çiçekli
Phragmites australisKamış   x  
Salvia sclareaTüylü adaçayı   x  
Salvia sp.Adaçayı   x Endemik
Scabiosa sp.Uyuz otu   x  
Teucrium sp.Basurotu/acı yavşan   x  
Thymus sp.Kekik   x  
Verbascum sp.Sığırkuyruğu   x  
 İt Sineği   x  
Kuzinya    x  
 Pamuk Dikeni   x  
 Kurşun Otu   x Mavi Çiçekli Bitki
 Kağıt Otu/Çiçeği   x  
 Hindibağ   x  
 Hazerana benzeyen mor çiçek   x  
 Kadın göbeği   x  
 Çörek Otu   x  
Lepidium    x  
Convalvulus    x  
Centaurea birgata    x  
Aegilops    x  
 Kenger   x  
 Kekre   x  
 Yabani Erik   x Yunus Eriği veya Çakal Eriği olması konusunda emin değilim.
 Sıracı Otu   x  
 Haç Çiçeği   x  
 Pıtrat   x  
" "

Sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir; Şereflikoçhisar Kış aylarında yaz aylarından çok daha fazla yağış düşmektedir. Köppen-Geiger iklim sınıflandırmasına göre Csb olarak adlandırılabilir. Şereflikoçhisar ilinin yıllık ortalama sıcaklığı 11.1`dır. Yıllık ortalama yağış miktarı: 419 mm. 4 mm yağışla Ağustos yılın en kurak ayıdır. Ortalama 61 yağış miktarıyla en fazla yağış Aralık ayında görülmektedir.

" "

1. S.Uslu`da bahsi geçiyor. 2. Alan: 460 ha 3. Kapalılık: %10`dan fazla 4. Iran-Turan bölgesi 5. Izole durumu: Yakınındaki diğer parçalar ile birlikte büyük orman kütlelerinden izole 5. Rakım: 1050-1250 m 6. Tür dağılımı: Meşe, .. 7. Amenajman planında yer alma durumu: Evet, işlenmiş.

" "

Web Güncelleme: 05.02.2018

ANK24_Sadıklı Köyü

28.11.2017 Tarihli Saha Araştırması

GENİŞLETİLMİŞ RAPOR

1.   Rapor

Kısa Tarihçe ve Genel Bilgiler: ANK24 kodlu orman arazisinde bulunan, Şereflikoçhisar ilçesine 8 km, Ankara’ya 155 km uzaklıkta olan Şereflikoçhisar ilçesine bağlı Sadıklı köyüyle görüşme gerçekleştirilmiştir.

Karamanoğulları’ndan Karaman Beyi Sultanzade Nasirettin (Gıyasettin) II. Mehmet Beyin oğlu Kara Ömer Bey’den olma Ali Bey, Osmanlı Devleti’nin 1483 tarihinde Karamanoğullarını bir daha toparlanamayacak şekilde dağıtmasından sonra, Konya’nın Karapınar Nahiyesi’nden kalabalık bir kabilesiyle gelerek buraya 1490 yılında yerleştiği söylenmiştir. Bu köyün yerinde daha önce terk edilmiş bir Rum köyü harabesi olduğu, batısında da rum mezarlığının bulunduğu ayrıca Rumlardan kalma ve siyah taşlarla örülü olduğu için kara kuyu adı verilen bir su kuyusunun olduğu anlatılmıştır. Bu kuyudan faydalanarak ve Rum mezar taşlarından istifade ederek oraya bir Türk köyü kurulduğu, kurulurken kullanılan taşlar karakuyudan alındığı için köyün adına da Karakuyu dendiği öğrenilmiştir. Hacı Mustafa’nın oğlu Hamza Bey zamanında Karakuyu Köyü halkı her işte birlik ve beraberliklerini kanıtlamak için köyün isminin “Sadıklı Köyü” olarak değiştirmeye karar verdikleri, köyden iki kişinin 1700’de (Sultan II. Mustafa devri) sancak beyliğine giderek Karakuyu ismini sildirip, köyün adını Sadıklı olarak değiştirdikleri aktarılmıştır.

Nüfus: Köyde yazın 103 hane ve 200 nüfus olduğu, kışın 35-40 hane ve 50-60 nüfusa düştükleri, yaş ortalamasının 45 olduğu öğrenilmiştir.

Eğitim: Köyde yaşlı 1-2 kadının dışında herkesin okuma yazma bildiği ama şu anda okul olmadığı, okula taşımalı eğitimle Şereflikoçhisar’a gidildiği anlatılarak, ilkokul ve ortaokulda 7-8 öğrenci, lise’de ise 2 öğrencinin okuduğu kaydedilmiştir.

Göç: 1970’li yıllarda köyden göçün başladığı, 120 haneden 35-40 haneye düşüldüğü ve göçün daha çok Ankara, İzmir, Şereflikoçhisar’a olduğu söylenmiştir.

Örgütlenme: Sadıklı Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin olduğu, kooperatif olarak Kadıncık köyündeki kalkınma kooperatifine üye oldukları ve Sadıklı köyünde de şubesinin açılacağı belirtilmiştir.

Doğadan Toplanan Bitki ve Mantar: Doğadan keme, domar göbeği, kuyu mantarı, cacık kulağı, madımak, çalık (havuç gibi), kenger, yemlik, çıtlık, kuzukulağı, tırtıl otu, kuşburnu, mahlep, alıç ve pelit toplandığı, toplamaların nisan ve mayıs ayında yapıldığı ve kendi ihtiyaçları için olduğu ifade edilmiştir.

Hayvancılık ve Hayvan Otlatma Düzeni: Hayvan sürülerinin nisan ayında meraya çıkıp kasım sonu döndükleri, mera otlatma düzeni olmadığı ve meraları genellikle tarım alanı olarak sürdükleri anlatılarak sürü otlatması yapıldığı ve sürülerin başında 5-6 Afgan çobanın olduğu belirtilmiştir. 1970’li yıllarda 300 büyükbaş hayvan olduğu, günümüzde 100 büyükbaş hayvan kaldığı, 1970’li yıllarda köyde 7 küçükbaş sürü olduğu ve her sürüde 300-350 hayvan (koyun, keçi karışık) bulunduğu, 4-5 ay yaylada besicilik yapıldığı söylenerek şimdi ise 1000 küçükbaş (koyun, keçi karışık) hayvan olduğu, eskiden meraların daha verimli olduğu, hayvanın etinin de sütünün de daha iyi olduğunu belirtilmiştir.

Ekilebilir Alanlar Dışındaki Arazi Varlığı ve Faydalanma Şekilleri: Mera alanlarının önceden daha fazla olduğu, meraların büyük kısmının sürülerek tarım alanı yapıldığı, tarımın ikinci geçim kaynağı olduğu, birincil geçim kaynağının hayvancılık olduğu aktarılmıştır. Bütün toprakların ekildiği ve 3400 dekar orman alanı olduğu da eklenmiştir. Köyde kavaklık, göl-gölet ve bataklık bulunmadığı da söylenmiştir.

Yaban Hayatı ve Avcılık: Köyde; domuz, kurt, tilki, gelincik, yavşan, bıldırcın, keklik, yılan, fare, kartal, sığırcık, şahin, leylek, ördek, kaz, turna, angut, kertenkele, porsuk, kaplumbağa olduğu, daha önce domuz olmadığı ve yeni geldiğini söylenerek sayısının her yıl arttığı, buna karşın diğer yaban hayvanlarının azaldığını ve %70 oranında yok olduğunu belirtilmiştir. Yaban hayvanlarının yok olmasının nedeninin tarım ilaçları ve avcılık olduğunu söylenmiştir. Köyde az avcı olduğu daha çok Şereflikoçhisar’dan geldikleri, hasat sonu ve sonbaharda av için geldikleri vurgulanmıştır.

Ormanlarda Eski ve Mevcut Durum: Eskiden ormanın daha sık ve geniş olduğu, şimdi azaldığını, orman içinde yaban hayatı olduğunu; fakat şimdi %70’in yok olduğu iletilerek orman alanının 3.400 dekar olduğu ve bu alanın 2 bin dekarının tapulu olduğu kaydedilmiştir. Meşeliklerin bir kısmı kesilerek tarım alanı yapıldığı, tapulu olan meşeliklerin hepsinde kesim yapıldığı, başka köylülerin ormandan yararlanamayacağı belirtilmiştir.

Ormanın en büyük katkısının yağmuru getirmesi olduğu, aynı zamanda serinlik yaptığı, ağaçların kesilmesinin yasaklanması gerektiği vurgulanarak tapulu da olsa kesim yapılmaması gerektiği ifade edilmiştir.

Anız yakılmasından dolayı her sene orman yangını olduğunu, dışarıdan gelen köylülerin piknik yaptığı fakat piknik ateşinden yangın olmadığı belirtilmiştir.

Karandere köyünün muhtarının meşe kömürü yaptığından, tapulu yerlerdeki meşeleri sahipleri ile anlaşarak gece vakti kesip götürdüğü, 2000 yıllarda tapulu kesimin öğrenildiği, bu kesimlerin bundan dolayı yapılabildiği, bunun yasaklanması gerektiği, yoksa ormanın kalmayacağı söylenmiştir. Orman alanında en önemli tehdidin yangın ve kesim olduğu vurgulanarak tapusu olan köylüler de kesimin engellenmesini istediklerini söylemişlerdir.

1980 yılında bu alanla ilgili araştırma yapıldığı, meşeliğin altında kömür olduğunun söylendiği eklenmiştir.

Ormanlardan Geçmişte Nasıl Faydalanıldığı: Eskiden kaçak olarak yakacak odun için kesim yapıldığı, hayvan otlatması yapıldığı, bitki, mantar ve meşe palamudu toplandığı söylenmiştir.

Ormanlardan Günümüzde Nasıl Faydalanıldığı: Günümüzde ormanda hayvan otlatması yapıldığı, bitki, mantar ve meşe palamudu toplandığı, tapulu alanlarda kaçak meşe ağacı kesimi yapıldığı, izin alarak kesenlerin de olduğu anlatılmıştır. Kendi ihtiyaçları için bitki ve mantar toplandığı, köyün suyunun meşelikten geldiği ve kuyu suyu ile takviye edildiği, orman alanında erozyon olduğu, 2-3 kişinin 50 kovan ile arıcılık yaptığı ve dışardaki köylülerin geldiklerinde burada piknik yaptıkları ifade edilmiştir.

Ormanların Kültürel Boyutu: Dışarda ve buradaki köylülerden 100 yakın şair ve mani yazan olduğu, herkesin ağaca bakış açısının iyi olduğu; ama birkaç kişi olumlu bakmadığı söylenmiştir.

Eğitim ve Uygulanan Projeler: Köyde kurs açılmadığı, köyün üstünde mandıra yerlerinin belirlendiği aktarılarak hayvancılığın toplu olarak o bölgede yapılacağı ve kaynağının kendilerinin sağladığı belirtilmiştir. Ayrıca orman köylüsü olmak istedikleri de vurgulanmıştır.

Sadıklı Köyünün Sorunları: Köyün en önemli sorunları olarak imar ve kanalizasyon sorunları ile içme suyunun para ile satılmasının olduğu söylenmiştir.

2.   Analiz