Yeni bir icat: Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (İsmet Öztunalı)

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı Üzerinde Görüş

İsmet ÖZTUNALI(*)

 

·        Tasarı İçeriğinde ve Gerekçesinde “Kırsal”, “Kırsal Alan” tanımları bulunmamaktadır. Tasarı ile uygulama kapsamı belirtilmemiştir. Örneğin; bir sanayi projesinin değerlendirilmesinde kırsal sanayi mi veya kırsal alan sanayii mi veya bunların dışında mı olacaktır. Teknik veya teknolojik gelişmeler ile ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerin yavaş ve dolayısıyla gecikmeli olarak gerçekleştiği ortamlar mı kırsaldır. Başka bir söyleyişle; kırsal ortamlar, kent sayılan yerleşmelerin dışında kalan yerler midir? Ya da, nüfus çokluğu ve yerleşme yerlerinin özellikleri söz konusu niteleme için yeterli midir?
Tanımsız Tasarı, geniş (ya da dar)  bir değerlendirme yaklaşımı ile uygulama kabulü getirmektedir.

·        Kurum Tasarıda belirtilen görevlerine göre, proje yapmayacak, başvurular ile düzenlenmiş proje ve faaliyetlerin AB kaynaklarından desteklenmesini sağlayacaktır. Böylece bir AB “bürosu” olacaktır. Kırsal kalkınmayı destekleme bundan ibarettir. Tasarının gerekçesinde, “Avrupa Birliği’ne adaylık sürecinde kırsal kalkınmaya yönelik fonların kullanımını ve yönetimini sağlayacak idari yapıların ve uygulama mekanizmalarının oluşturulması, Avrupa Birliği mevzuatında yer alan bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır” ve “uygulama mekanizmasının merkezi olmayan uygulama sistemi şeklinde gerçekleştirilmesi öngörülmektedir.” denilmektedir. Böylece bir kez daha kalkınma yönetimi bozulmaktadır. Tasarının amaç maddesinde (madde 1) belirtilen “ulusal kalkınma plan, program ve stratejilerinde öngörülen ilke ve hedefler” ifadesi süslemedir.

·        Bilindiği veya bilinmesi gerektiği gibi, ülkemiz 1961 Anayasası ile (129. madde) kalkınmanın plan ile gerçekleştirebileceğini düzenlemiştir. Aynı yaklaşım, 1982 Anayasası’nda (166.madde) daha geniş bir biçimde devletin görevi olarak belirtilmiştir. Böylece plana dayalı kalkınma “kalkınmacı devlet” anlayışı ortaya konulmuştur. Buna karşın, 1980’den sonra “piyasa ekonomisi” denilen düzenin egemen kılınmasına çalışılmaktadır. Üzerinde görüş oluşturmaya çalışılan Tasarı da örneklerden biridir. Halbuki gelişme ekonomisi, gelişmekte olan ekonomilerin (ülkemiz gibi) kalkınma sorunlarının gelişmiş ülkelerdeki (AB gibi) sorunlardan farklı yönlerinin olduğunu ve farklı çözümler gerektiğini belirtmektedir. Bu kapsamda;

(i)                  Kırsal kalkınma, “kalkınmacı devlet” politika ve uygulamalarını gerektirir.
(ii)                Kırsal kalkınma politika ve programları öncelikle merkezi hükümet işidir ve işbirlikleri yapılabilir.

·       "Diğer taraftan, kırsal kalkınma girişimleri genellikle köylünün kalkınmasına yönelik olmuştur. Öyle ise, ülkemizde ormanların içinde ve bitişiğinde on yedi bin köy bulunmaktadır ve bu köylerde orman köylüleri olarak anılan on milyon dolayında insan yaşamaktadır. Başka bir söyleyişle, orman köyü ve orman köylüsü’nün toplam köy ve köylü sayısı içindeki payı, ülke genelinde sırasıyla, %52.5 ve %50.6 iken ve bu alanda yaşayanların içinde bulundukları olumsuz sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların etkisiyle çevrelerindeki orman  ekosistemlerine çeşitli birimlerde zarar verdiklerinin bilinmesine rağmen bunlarla ilgili kalkınma proje ve faaliyetlerine öncelik verilmemesi Tasarının önemli bir noksanıdır. Tasarının 10. maddesiyle, Proje Değerlendirme ve Seçim Komisyonunda dokuz daimi üye arasında Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bir temsilcisine yer verilmesiyle yetinilmiştir.

Esasen Tasarıda, ülkenin önemli kırsal kalkınma gereksinimlerine (toprak reformu gibi) yer verilmemesi, vurgulanması gereken bir husustur.

***

(*) : Orman Y. Müh. Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği üyesi

Son Güncelleme: 14 Kasım 2010