2B için Anayasa Değişikliğine Gerek Yok" Ama Anlayış Değişikliğine Gerek Var (İsmet ÖZTUNALI)

İsmet Öztunalı Orman Y.Mühendisi (*)

Cumhuriyet Gazetesi’nin 13 Haziran 2006 tarihli “Tarım ve Hayvancılık” Ek’inde, “TMMOB kitap çıkardı 2B için Anayasa değişikliğine gerek yok” başlığı ile bir yazı yayınlandı.

Bu yazıda 2B diye anılan, 1982 Anayasasının 169. ve 170. maddelerine dayanılarak 6831 sayılı Orman Kanunun 2. maddesinde yapılan değişiklikle oluşan hükümdür. 6831’in 2. maddesi şöyledir:

“ 2/A: Öncelikle orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen yerleştirilmesi maksadıyla orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde yarar olduğu tesbit edilen yerler ile halen orman rejimi içinde bulunan funda ve makilerle örtülü yerlerden tarım alanlarına dönüştürülmesinde yarar olduğu tesbit edilen yerler,

“2/B: 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antepfıstığı, çamfıstığı) gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tesbit edilen araziler ile, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanları, orman sınırları dışına çıkartılır.

Anayasanın 169. maddesinin son fıkrası, orman sınırları dışına çıkartılması hükümlerini içeriyor. 170. madde ise orman sınırları dışına çıkarma hükümlerinin yanı sıra, “orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi ile Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.” hükmü var.

TMMOB’nin anılan yayınında siyasal iktidarın yanlış bir anlayışla “satış” girişimi üzerinde duruluyor. Orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin “kamu yararına” değerlendirilmesi belirtiliyor. Ama, orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen orman sınırları dışına çıkartılan yerlere yerleştirilmesi, bu yerlerin ihya edilmesi halka işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerin Devletçe sağlanması hükmünü konu bile etmiyor. Bu hükümle getirilmesi gereken yaşam kamu yararına değil mi? Anlayış gerekir.

Diğer bir konu da anılan yazıda çok konu edilen “kadastro”dur. Bilindiği gibi kadastro hukuki durum tesbitidir. Orman topraklarının kullanılması ve orman içindeki köyler halkının yaşam alanında bu topraklarla ilişkisi sosyal ve ekonomik içerik taşır. Düzenli ormancılığın başladığı yıl kabul edilen 1937’den bu yana kadastro anlayış ve uygulamaları istenen düzeni getirmemiştir. Sosyal ve ekonomik anlayış ve uygulama gerekiyor.

(*) Ankara/ 439 32 74  ismetoztunali@yahoo.com

Son Güncelleme: 14 Kasım 2010