Toprak Koruma ve Arazi İyileştirme Modeli ve Yasa Önerisi

 ORTA ANADOLU’DA YAYGINLAŞTIRILABİLİR TOPRAK KORUMA ve ARAZİ İYİLEŞTİRME MODELLERİ

 SORUN

Başta erozyon olmak üzere toprağın çeşitli biçimlerde zarar görmesi ve arazilerin iyileştirilmesi, yeniden verimli duruma getirilmesi Orta Anadolu’da da yaygın, yaşamsal önemde bir sorundur. Buna karşılık ilgili Bakanlıklar tarafından yapılan toprak koruma ve arazi iyileştirme amaçlı çalışmalar, bilinen nedenlerle, yeterince yaygın ve kalıcı olamamaktadır. Bu olumsuzluğun ortaya çıkmasında, ağırlıkla;

  • başta çifçiler olmak üzere toplumun farklı kesimlerinin
  • toprağa bakış açısı;
  • tarım teknikleri ile ilgili bilgi düzeyi;
  • araç-gereç donanımının niteliği ve niceliği
  • ilgili kuruluşların bu kesimlere yönelik çalışmalarının
  • niteliği
  • yöntemi
  • ilgili kuruluşların etkenlik sorunu
  • personel,
  • araç-gereç
  • yetki ve sorumluluklarının niteliği ve düzeyi
  • örgütlenme
  • finansman
  • kamuoyunun Yasama ve Yürütme organları üzerinde demokratik baskı ögesi olabilecek denli bilgili ve bilinçli olmaması

etkili olmaktadır. Bu yetersizliklerin yanı sıra toplumun herhangi bir biçimde katkıda bulunmaması ya da bulunamaması ise sorunu pekiştirmektedir.

Öte yandan; Türkiye’de yurttaşlarımızın ağaçlandırma çalışmalarına yönelik ilgisinin giderek artığı gözlemlenmektedir. İlgili Bakanlık tarafından çeşitli biçimde desteklenen bu yönelim, Türkiye’nin ağaçlandırılmasına niceliksel bir katkı olmasının yanı sıra yurttaşların duyarlılığının artmasına da katkıda bulunmaktadır. Ne var ki fidan dikmek ya da fidan dikilmesi için parasal kaynak sağlamakla sınırlı olan ağaçlandırma çalışmalarının ancak i) belirli bir amaçla yapılması, ii) bu amaca uygun türlerin seçilmesi ve iii) amaca uygun teknik ve teknolojilerden yararlanılması; iv) giderek, bakım çalışmalarının gerektiğince yapılması durumunda anlamlı olabileceği gerçeğinin de kavranması gerekmektedir.

Öte yandan; Orta Anadolu,

  • konumu,
  • yapılagelen tarımın niteliği
  • erozyon, tarım dışı amaçlarla yararlanma, yanlış girdi kullanımı, çoraklanma vb olumsuzlukların yaygın olması nedeniyle,

 

özel önem taşıyan bir bölgedir. Bu nedenlerle, Bölgede, toprak koruma ve arazi iyileştirme çalışmalarının

  • yaygınlaştırılmasına ve,
  • kalıcılaştırılmasına katkıda bulunabilecek

 

yöntemlerin geliştirilmesi ve uygulanabilirliğinin sınanması gerekmektedir.

AMAÇ

Başta ormansızlaşma olmak üzere kırsal çevre sorunlarının belirlenmesi ve çözümlenmesine yönelik araştırma ve eğitim çalışmaları yapmak amacıyla kurulmuş olan Derneğimiz de bu olumsuzlukların aşılmasına katkıda bulunma çabası içindedir. Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Kargalı ve Yenimehmetli köylerinin yakınlarında uygulanan iki proje bu amacın bir ürünü olarak geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Her iki projede de, öncelikle yöre halkı olmak üzere yurttaşlarımızın;

  • toprak koruma ve arazi iyileştirme çalışmaları konusunda bilgilendirilmesine; giderek bilinçlendirilmesine; bu doğrultuda demokratik baskı ögesi olabilmelerine;
  • bu çalışmalara herhangi bir biçimde katılma geleneklerinin oluşturulmasına

katkıda bulunulması amaçlanmıştır.

YÖNTEM ve UYGULAMA

 Yörede iki farklı köyde uygulanan projeler; yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda işletilen sürecin iki aşamasını oluşturmaktadır ve birbirinden farklı boyutları içermektedir.

Yurttaş Katılımlı Erozyon Önleme Projesi (Kargalı Köyü Deneyimi)

Amaç:

Projenin amacı, Orta Anadolu koşullarında yaygınlaştırılmak üzere,

  • hem kentli hem de köylü yurttaşların toplumsal özeliklerinin olanak verebildiği biçimde katkıda bulunabileceği;
  • ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının teknik personel ve araç-gereçlerinden yararlanılabilecek;
  • ağaçlandırma; daha genel bir söyleyişle de bitkilendirme çalışmalarında kullanılabilecek uygun ağaç ve ağaççık türlerinin belirlenebileceği bir model geliştirmek

olarak belirlenmiştir.

Uygulama:

Polatlı-Ankara karayoluna 7, Polatlı’ya da toplam 11 km uzaklıkta bir yerleşim yeri olan Kargalı Köyü yakınlarındaki sulama göletinin çevresinde, rüzgar erozyonlu 450 dönümlük alan proje uygalama yeri olarak seçilmiştir. Yapılan çaışmalar aşağıda özetlenmiştir:

  • Bu alanda; öncelikle;
  • Toprak özelikleri incelenmiş;
  • Yararlanılabilecek türler belirlenmiş;
  • Toprak, arazinin bitkilendirmeye uygun duruma getirilebilecek biçimde işlenmiş; dikenli tel ile çevrilmiş; bu amaçla Kargalı köylülerinin çalışmalara işgücü ve traktörleriyle gönüllü katılımları sağlanmıştır.
  • Kargalı Köyü’nde ve Polatlı’da eğitim çalışmaları yapılmıştır. Bu amaçla afiş, kitapçık vb görsel malzemeler hazırlanmış ve dağıtılmış; seminerler düzenlenmiş ve radyo konuşmaları yapılmıştır.
  • Ankara’dan çalışmalara katılım biçim ve düzeyi örgütlenmiştir. Bu amaçla, ağırlıkla, Ankara’da ki üniversitelerin “çevre”, doğa” toplulukları; meslek örgütleri ve gönüllü kuruluşlar ile işlevsel işbölümü temelinde işbirliği düzenleri geliştirilmiş ve işletilmiştir.
  • Çalışmalara, yöresel düzeyde; Polatlı Kaymakamlığı (Tarım İlçe, Milli Eğitim ve Sağlık Müdürlükleri), Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün ilgili birimi; Topçu ve Füze Okulu Komutanlığı, esnaf ve sanatkar odaları; ilk ve orta dereceli okullar, gönüllü kuruluşlar, siyasal partiler, Haymana Devlet Üretme Çiftliği vb kuruluşlar ile Kargalı köylüleri işgücü ve araç-gereç; BM Kalkınma Programı parasal destek katkısında bulunmuştur.
  • Alanda; 11-12 Mart 1995; 4-5 Kasım 1995 ve 27-28 Mart 1996 tarihlerinde, toplam;
  • 13 türden 50 bin dolayında fidan dikilmiş ve
  • 650 kg meşe; 175 kg badem tohumu ile 2000 adet Quercus rubra (Amerikan Meşesi) tohumu ekilmiş; Haziran 1995 ve Mayıs 1998 tarihlerinde bakım çalışması yapılmıştır.

Sonuçlar:

Proje kentli yurttaşların toprak koruma ve arazi iyileştirme çalışmalarına yönelik duyarlılık-larının artmasına katkıda bulunulması yönünden amacına ulaşılmıştır. Ancak, Projenin toprak koruma ve arazi iyileştirme kaygısının köylü yuttaşların turum ve davranışlarına içselleştiril-mesi amacı, gerektiğince gerçekleştirilememiştir: Kargalı köylüleri çalışmalara katılan Polat-lılı ve Ankaralı yurttaşlar ile ortaklaşa olarak bir eylemi gerçekleştirmenin övüncünü ve coş-kusunu yaşamış; bu yolla belirli ölçülerde bilgilenip bilinçlenmişler, ama, sorunun gerçekte, kendilerini doğrudan ilgilendiren bir sorun olduğunu tam olarak kavrayamamış; bu nedenle de çalışmalara katılmaları biçimsel düzeyde kalmıştır. Bu durumun ortaya çıkmasında;

  • Sorunun, köylülere uygun bir söylemle anlatılamamasının; köylülerin bilgilenme ve bilinçlenmelerine kalıcı olarak katkıda bulunabilecek malzemenin niteliksel ve niceliksel olarak yetersiz olması;
  • Proje alanının Hazine’nin mülkiyetinde, ortak kullanılan bir mer’a olması;
  • Kargalı köylülerinin kentlilik kültürüne yakın bir kültürel yapıya sahip olmasının;
  • Içtenlikli ilişkilerin kurulmasına karşı çalışmalara katılan kişi ve kuruluşların köylüler tarafından “yaban”, “gelip-geçici” sayılmasının

etkili olduğu düşünülmektedir.


Ağaçlandırma-Mer’a İyileştirme ve Erozyon Önleme Entegre Projesi

(Yenimehmetli Köyü Deneyimi)

Amaç

Kargalı Köyü’nde yaşanan deneyim sonunda;

  • köylülerin ancak ekonomik çıkarlarıyla doğrudan ilgili olan ve süreklilik gösterebilen etkinliklere daha çok ilgi gösterebileceği;
  • çalışmaların entegre bir yaklaşımla tasarlanması ve planlanmasının uygun olacağı;
  • bitkilendirme amacıyla kullanılacak türlerin daha az sayıda ve işlevsel olarak seçilmesinin daha kalıcı etkilere yol açabileceği

saptamaları yapılmıştır. Bu saptamalardan hareketle Projenin amacı; Orta Anadolu koşul-larında;

köylülere sürekli olarak gelir sağlayabilecek; entegre ağaçlandırma, mer’a iyileştirme ve erozyon önleme çalışması modelinin geliştirilmesi

olarak belirlenmiştir.

Uygulama

  • Proje alanının
  • toprak özelikleri incelenmiş;
  • yararlanılabilecek türler belirlenmiş; yalancı akasya, korunga ve alanın çevresinde de iğde ağaçlandırmasının yapılması uygun bulunmuş; bu örtünün yem bitikisi yetiştiriciliği ve arıcılık etkinliklerinde değerlendirilebileceği düşünüşmüştür.
  • arazinin bitkilendirmeye uygun duruma getirilebilecek biçimde sekiler yapılmış; dikenli tel ile çevrilmiş; bu çalışmalara Yenimehmetli köylüleri işgücü ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün Polatlı’daki ilgili birimi de dozeriyle katılmıştır.
  • Yenimehmetli Köyü’nde yetişkin erkek ve kadınlara, çocuklara yönelik eğitim yapılmıştır;
  • Ekim 1997 ve Mart 1998 ’de, toplam 25 bin yalancı akasya; 6 bin iğde fidanı dikilmiş; 300 kg korunga tohumu ekilmiştir.
  • Yenimehmetli Köyü’nden 8 kişi, Polatlı Tarım İlçe Müdürlüğü’nün uzmanları tarafından teknik arıcılık konusunda eğitilmiş; TKV’nin Kazan’daki anaarı üretim tesislerinden satın alınan 25 arılı kovan eğitilen köylülere ücretsiz dağıtılmıştır.
  • Proje kapsamındaki harcamaların bir kısmı Hollanda Büyükelçiliği tarafından sağlanan parasal destekle karşılanmış; teknik çalışmalar Derneğimizin uzmanları tarafından yürütülmüş; fidan dikim çalışmaları da Polatlı’daki ilköğretim ve lise öğrencileri ile Topçu ve Füze Okulu Komutanlığı’nın askerleri ve Ankara’daki üniversitelerin doğa ve çevre topluluklarından öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.

SONUÇ ve ÖNERİLER

Toprak koruma ve arazi iyileştirme çalışmalarının niteliği toprak, su ve bitki örtüsü kaynaklarının yönetimine ilişkin iş ve işlemlerin, ekolojik koşullar yönünden benzerlik gösteren havzalar içinde bütüncül bir yaklaşımla tasarlanması, planlanması ve yürütülmesini zorunlu kılmaktadır. Ancak, ülkemizde, söz konusu kaynaklarının yönetimi; bu kapsamda da korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar farklı teknik, yasal ve kurumsal düzenle-meler aracılığıyla yürütülmektedir. Oysa, başta topraklar olmak üzere doğal kaynakların korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar, bilindiği gibi, iki temel boyuta sahiptir:

  • Önleme/Koruma
  • İyileştirme
  • Önleme/Koruma

Bu boyuttaki çalışmaların da iki boyutlu olarak tasarlanması gerekmektedir:

i) Tutumsal/Davranışsal Önlemler:

Toplumsal ve kültürel nitelikte olan bu önlemler, hedef kitlenin toplumsal ve kültürel özelikleri göz önünde bulundurularak, uzun dönemli olarak tasarlanması ve kararlılıkla uygulanmalıdır.

ii) Teknik ve Teknolojik Araçlar:

Arazi, toprak, iklim ve bitki ve fauna varlığının yanı sıra tarımsal üretimini niteliği ve ölçeği göz önünde bulundurularak geliştirilmesi gereken bu araçların kullanımının yaygınlaş-tırılmasını sağlamalıdır.

Önleme/koruma boyutu; dernek, vakıf vb türden gönüllü kuruluşların etkili işlevler üstlenebileceği bir alandır. Ancak, bu alanın örgütlenmesi; çalışmaların rastlantısallıktan çıkarılması zorunlu olmaktadır.

B) İyileştirme (Islah)

Bu boyuttaki çalışmalar, ancak, havza bütünlüğünde, entegre bir yaklaşımla tasarlanması, planlanması ve yürütülmesi durumunda kalıcı sonuçlar verebilmektedir. Yöre halkının çalışmaların tüm aşamalarına katılmasını ve uygun biçimlerde katkıda bulunması ise öncelikli bir koşuldur.

Öte yandan, görece olarak çok daha büyük harcamaları gerektiren iyileştirme çalışmalarının; araştırmalarla geliştirilen örnek modellerin sınanması dışında devlet tarafından yürütülmesi gerekmektedir.

İki boyutta yürütülecek çalışmaların rastlantısallıktan çıkarılabilmesi ve uzun dönemli olarak yürütülebilmesi için ulusal düzeyde ve çerçeve yasa niteliğinde bir yasal düzenleme yapılmalı ve uygun bir örgütlenme modeli geliştirilmelidir. Sözgelimi “Toprak Koruma ve Arazi İyileştirme Yasası” adıyla hazırlanabilecek bu yasal düzenlemede;

Orman, tarım alanı, mer’a arazileri, su kaynakları ile doğal bitki örtüsünün ekolojik havzalar temelinde bir bütün olarak yönetilmesine olanak verebilecek ilkeler, örgütsel yapılar ve araçların özeliklerine açıklık getirilmelidir. 

 

 

Son Güncelleme: 14 Kasım 2010